Türkçe ibadet olur diyenLere cevap…

Yorum bırakın

türkce ibadet türkce namaz namazda meal imami azam ebu hanife fatiha suresi elmalili behey saskin

Türkçe ibadet olur diyenLere cevap… Yazıyı Kaynağından okumak için TIKLAYINIZ.

Eman ver, kalplerin Rabbi!

Yorum bırakın

Gün ışıyor, ama içimde ışıyan en ufak bir zerre yokken alıp başımı gitmek geliyor bu dünyadan… O sırada, en yüce kelâmın şu âyeti karşıma çıkıyor:

“Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Belini büken yükü hafifletmedik mi?” (el-İnşirah, 1-3)

“Elbette zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Muhakkak ki, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” (el-İnşirah, 5-6)

Sevdiklerimden yediğim tokat, işittiğim acı sözler peşi sıra geliyor… Sonra, tebessüm eden bir çift mübarek göz geçiyor hayalimden… Kötülükleri iyilikle savmayı öğretiyor, En Yüce İnsan… Mesajını bu tebessümle bırakıyor. İnsanlığıma dair bir mesaj geliyor ötelerden…

Daha fazla

AH..!

Yorum bırakın

AH!..

“Gidiyorum gönlümde acısı yanıkların

Ordularla yenilmez bir gayız var kanımda

Dün benimle birlikte gülen tanıdıkların

Yalnız bir hatırası kaldı artık yanımda”

Gençliğimde zannederdim ki dünyayı düzeltecek güce sahibim. Dağları deler, tepeleri düz eder, denizleri aşar giderim, derdim. Zamanla anlıyor ki insan aslında gücümüz yetmiyor çoğu zaman kendimize bile…

Daha fazla

GönüLden DamLaLar…

Yorum bırakın

Sevgi Bahçemiz

Sevgi;
özen ister..
hoşgörü ister..
önem ister..
ilgi ister..
anlayış ister..
emek ister…
Saygı ister…
Fedakarlık ister..

Sevgili;
Sevildiğini hisetmek ister…
Önemsendiğini hisetmek ister…
Fedakarlık görmek ister…
Saygı ister…

Kişi ne yaparsa yapsın onu sevmekden vazgeçmek zordur. Sevmişsindir birkere ne yaparsan yap söküp atamazsın sevgiyi.
Ama sevgini verdiğin kişiden vazgeçmek zor değildir.
Sevgi kişisiz ve karşılıksız da yaşayabilen bir duygudur..
Acı olan beklemektir.. Sevgiyi beklemek..
Ama sevgi varsa almak için beklenmez varsa vardır ve hisedilir, hisettirilir.. “Ne olursa olsun”
Hisedip hisetmemek arasında kaldıysan, Sevgiyi sevgi yapan şeyler eksiktir..
özen, önem, hoşgörü, anlayış, emek, ilgi, saygı, fedakarlık
biri bile yoksa o sevgi sevgi değildir…

Sevgililer zaman zaman birbirlerini kırabilirler, incitebilirler hatta yorarlar..
Ama yorulan kişidir. Sevgi değil…

Sevgi istemek kimseyi küçültmez fakat;
Sevgi zorla alınmaz…
Sevgi zorla verilmez..
Zorla sevgi almaya kalktığında küçülürsün
Zorla sevgini vermeye kalktığında küçülürsün..

Bazen sevgi almak için zorlaman gerektiği durumlar olabilir. Ama bunu sevgin için yaparsın, zorlarsın ve küçülürsün belki de zorlarken. Gerçekten seviyorsan önemli değildir küçülmek, gururunun kırılması, incinmek çünkü küçülen, incinen, kırılan Sevgi değildir. Kişinin kendisidir. Sevginin yanında önemi varsa tüm bunların sen en çok kendini seviyorsundur.. Bencilsindir.
Yeteri kadar Zorladığında artık;
Sevgi zorla alınmaz…
Sevgi zorla verilmez..
demeyi bilmelisin….
ve..
Hissetiklerim ben de, O ise Kendi halinde, bensiz ve sevgim olmadan yaşasın deyip gerektiğinde çekip gitmeyi bilmelisin..

Ona olan sevgine, aşkına, duygularına ve sana zarar vermeye başladıysa kişi bırak güzel olan şeyler baki kalsın …
sevgin, aşkın, yaşadıkların ve yaşamak istediklerin …

 Yasemin Gök

kalp sadece kan pompalamıyor…

Yorum bırakın

“KALP İLE BEYİN ARASINDA BİR KÖPRÜ BULUNDU”

Yüzyıllardır gelmiş geçmiş üstadların,bilgelerin,peygamberlerin en azından 1 kez olsun gönül gözü diye adlandırdığı şey gerçek oluyor.

Kalbimizin sadece vücudumuza kan pompalayan bir organ olmadığı bilim tarafından son yıllarda giderek daha iyi anlaşılıyor.

Kalbin daha önceden bilimin farketmediği, AMA sözde daha ilkel toplumların çoktanfarkettiği, bildiği bir dolu yönü de bilim tarafından farkedilmeye başlandı.

Mesela kalbimizde NÖRONLAR bulundu. O sebeple de kalp nakli yapılan bazı insanlarda daha önceden olmayan alışkanlıklar, özellikle de daha önceden olmayan yeni yeme alışkanlıkları ortaya çıkabiliyor.

KALP İLE BEYİN ARASINDA BİR KÖPRÜ BULUNDU.Bu köprünün henüz ne yaptığı bilinmiyor.Muhtemelen BİLGİ taşıyor.Çünkü nöron demek bize ait bilgiler demek.Ya bizimkalbe kayıt ettiğimiz,yada doğuştan gelen..

Kalbimizin beynimizden 100 kere daha güçlü elektrik Alan ve 5000 kere daha güçlü manyetik Alan ürettiği saptandı.

O kadar güçlü manyetik bir Alan ki 22.000 mil uzaktaki uydudan bile ölçülebiliyor.

Dünyanın manyetik alanındaki dalgalanmalardan biz insanların etkilendiği biliniyordu, ancak bizim kalbimizin yaydığı manyetik alanın dünya manyetik alanını etkilediği pek bilinmiyordu.

Yeryüzünün manyetik alanları ve bu alandaki dalgalanmalar uydulardan düzenli olarak ölçülüyor.

Örneğin ikiz kulelerin yıkıldığı 11 Eylül günü dünyanın manyetik alanlarında bilim adamlarının anlayamadığı anormal bir sapma olmuş.

Sonradan araştırdıklarında o gün televizyonlardan kulelerin yıkılma görüntüsünü dünyanın çeşitli yerlerinden izleyen insanların duyduğu üzüntüden kaynaklandığı anlaşılmış.

Kalbe dayalı yaşamı geliştirmek için bir Kalp Matematiği Enstitüsü bile kurulmuş.

Belki internetten girip bakmak isterseniz diye İngilizcesini de yazayım: IHM, açık hali ileInstitute of Heart Math.

Başında Howard Martin adında bir bilim adamı var. Sürekli kalp zekası ve kalpten evrene yayılan dalgalarla ilgili çeşitli bilimsel araştırmalar yapıyorlar.

Aslında tavsiyem, belkiye bırakmayın, mutlaka bu web sitesini ziyaret edin.

Bu enstitünün misyonu kalbe dayalı yaşamı geliştirmek, insanların stres düzeylerini azaltıp kalp ve beyin ilişkisinin COHERENCE dedikleri durumda kalabilmelerini sağlamak.

Bir de Global Coherence adını verdikleri bir yeryüzü manyetik alanı ile insan kalbi ve beyin manyetik dalgaları arasındaki ilişkiyi gözlemleyen bir proje ya DA sistem kurmuşlar.Coherence (uyum, ahenk , eş fazlı) durumunda kalp ve beyin dalgaları arasındaki ilişki uyumlu oluyor ve ölçülebiliyor.

0.10 hertz olduğunda coherence yani uyum gerçekleşiyor.

Ve bu dalga boyuna gelebilmek ise ancak bir başkası için şefkat, (çare, takdir, affetme ve şükran duyguları hissettiğinizde oluyor.

Bu durumda olmak ise sizin bağışıklık sisteminizin güçlenmesine, hastalıklarınız varsa iyileşmesine yardımcı oluyor, stres hormanları düzeyi düşüyor.

Aynı zamanda yeryüzü manyetik alanı ile de uyum içerisinde oluyorsunuz.

Hatta coherence durumunda olup olmadığınızı ölçmek için bir alet bile geliştirmişler.
Aletin adı DA EM Wave. Artık bazı bilim adamları bu aleti takıp dolaşıyor.

Eğer uyum durumunda değilseniz alet de kırmızı ışık yanıyor.

Kalp ve beyin arsındaki iletişim uyumlu ise yani takdir, şükran ve sevgi duyguları içerisindeyseniz alet yeşil yanıyor.

Tabii kırmızı görünce hemen toparlanıp, bir dakika ben NE düşünüyorum, hissediyorum DA kırmızı yanıyor diye kendinizi yoklamanız gerekiyor.

Ve hemen zorla DA olsa kendinizi daha olumlu duygular hissetmeye yönlendiriyorsunuz.

Sizdeki yeşil ışıktan hem sağlığınız, hem de dünya manyetik alanı olumlu etkileniyor.

Bir süre sonra kendinizi iyice eğitip muhtemelen artık çoğunlukla yeşil ışıkta kalmayı başarıyorsunuz.

Bir de elinizi bizzat kalbiniz üzerine koymak DA, elin yarattığı baskı yüzünden zihnin dikkatini oraya çekip kalbe inmeyi, kalple bağlantı kurmayı kolaylaştırıyormuş.

Bu sitede stresi azaltmak, kalp boyutunda yaşamayı öğretmek için başka teknikler de var.

Kısacası artık analitik zihinlerimizden uzaklaşıp daha çok kalp boyutunda yaşamayı mutlaka öğrenmemiz gerekiyor.

Bilim de bunu söylüyor.”

Zaman

Ya ALi (ra) Beni Seviyor musun…!

Yorum bırakın

Bir gün Efendimiz (s.a.v.) Hz. Ali’ye sorar;
“Ya Ali Allah’ı seviyor musun?”
“Evet, Ya Resûlallah.”
Peki beni seviyor musun?
Evet, Ya Resûlallah.
“Peki eşini seviyor musun?”
“Evet, Ya Resûlallah.”
“Peki çocuklarını?”
“Evet, Ya Resûlallah.”
“Peki bunların hepsini bir kalbte nasıl yapıyorsun?”
Hz.Ali r.a. beklemediği bu soru karşısında şaşırır ve cevap veremez.
Bunu düşünmem gerek diyerek oradan ayrılır.
Hz.Ali r.a. düşünceli bir şekilde dolaşırken eşi Hz.Fatıma r.a. düşünceli olduğunu fark ederek sorar,
“Nedir bu halin Ya Ali?
Eğer bu düşünceliğin dünyevi kaygılardan dolayı ise sana yakışmaz bırak gitsin.
Yok, bu halin Rahmani kaygılardan dolayı ise anlat birlikte çözüm bulmaya çalışalım” der.
Hz.Ali, Efendimiz s.a.v.’le geçen konuşmayı birebir Hz. Fatma’ya anlatır.
Hz.Fatıma r.a. durumu öğrenince tebessüm eder.
Hz.Ali’ye der ki;
“Ya Ali, babama git ve de ki;
Kişi Allah’ı aklıyla ve ruhuyla sever,
Peygamberimizi kalbiyle sever,
Eşini nefsiyle sever,
Çocuklarını şefkatiyle sever.”
Hz.Ali r.a. aldığı bu cevap karşısında memnun olur ve Efendimiz s.a.v.’in yanına gelir.
Hz.Fatıma’dan öğrendiklerini Efendimiz s.a.v.’e anlatır.
Efendimiz cevabını alınca tebessüm eder.
Ve der ki;
“Ya Ali bu bana getirdiğin gül, nübüvvet ağacından koparılmıştır.”
Yani bu yorumun bir Peygamber kızından,
kendi kızı Fatıma’dan geldiğini anlar.
aLintidir…

KuLakLara Küpe…

Yorum bırakın

İnsan ömrünün din seçmekten sonra en önemli olayı, iyi bir eş seçimidir.”

“Haramlardan sakınan müslümana göre evlilik, aşkın meyvesi değil; aşk, evliliğin meyvesidir.”

“Evlilikte başarı, yalnız aradığı kişiyi bulmakta değil, aynı zamanda aranan kişi olmaktadır.”

“Âileyi, evliliği sürdüren vücut değil, ruhtur.”

“Âile, zamanın gittikçe kuvvetlendireceği tek bağdır.”

“Bir karı-kocanın tartıştıklarını görürseniz, kadını savunun, çünkü kocanın savunulmaya ihtiyacı yoktur; o her zaman haklıdır.”

“Her yanda evi olan adamın, hiçbir yerde evi yoktur.”

“Beşiğindekini ağlatan âile gülmez.”

“Bir âileyi idâre etmek, bir devleti idâre etmekten hiç de kolay değildir.”

“Âile, kralların bile giremediği bir kaledir.”

“Evlilik huzur bulmak içindir, didişmek için değil!”

“Biraz çaba göstererek iyi geçinmek varken, huysuzluk etmek akıl kârı değildir.”

“Sen kocana câriye ol ki, o da sana köle olsun. Sen ona yer ol ki, o da sana gök olsun.”

“Evlilerin en çok yapmaları gereken şey, iyi niyetle iletişimdir, konuşmaktır.”

“Sevgi ve saygı karşılıklıdır.”

“İyilikle halledilebilecek bir şeyde zora başvurmak yanlıştır, zulümdür.”

“Her insanın sabrının bir sınırı vardır, bunu zorlamamak gerekir.”

“Akıllı insan, evliliğini cennet edecek bir biçimde davranmaya çalışır ve evliliğini cehenneme dönüştürecek davranışlardan uzak durur.”

“Sayılmak istiyorsanız, saymayı öğrenmeniz gerekecektir. Sevilmek istiyorsanız sevmeyi öğrenmeniz gerekecektir.”

“Hep karşımdaki değişsin, diye düşünmek yanlıştır. Güzele doğru karşılıklı değişmek lâzımdır.”

“Hanımın ilk görevi güler yüzlü olmaktır.”

“Biz herkese iyilik etmiyor muyuz? Başkalarından önce kendi âilemize karşı iyi olmamız lâzım.”

“Nasıl ki biz kusursuz olamıyorsak, karşımızdakinin de kusursuz olamayacağını peşinen bilmeli ve kabullenmeliyiz.”

“Dünya cennet değildir, elbette problemler olacaktır.”

“Mutlu olmak için önce sabırlı olmak gerek.”

“Her istediğini söyleyen, istemediğini işitir.”

“Eşler birbirleriyle anlaşabilmek için gayret göstermelidir.”

“Mesele kendimizi samimi olarak tenkit edebilmektir. Karşımızdaki bizi bir konuda suçluyorsa, onun zıddını ispat etmek bize düşer.”

“Evlilikte ana kural, karşılıklı olarak kişi onuruna saygı gösterilmesinin gerekliliğidir.”

“Eşler birbirleriyle didişmek yerine, birlikte gelişmek için uğraşmalıdırlar.”

“Bir babanın çocuklarına yapabileceği en büyük iyilik, onların annesini sevmektir.”

“Huzursuz bir âile, en çok çocukları yıpratır.”

“Saygı, sevgiyi besleyen ve geliştiren, saygısızlık da, sevgiyi öldüren bir etkendir.”

“İnsanı insana sevdiren, tatlı dil, güler yüz ve güzel davranışlardır.”

“Eşini üzen, ezen, hırpalayan insan, onu mutsuz ettiği zaman kendisi mutlu olamaz, bunu unutmamalı.”

“Sinir harbi her iki taraf için de rahatsız edicidir.”

“Saygı ve sevginin olmadığı bir yuva kime, ne verebilir?”

“Yalnız kendini düşünen insandan, mümkün olduğu kadar uzağa kaç.”

“Dozunu aşmayan kıskançlık güzeldir ve sevgi ifâdesidir.”

“Aşırı kıskançlık ve diktatörlük evlilikte mutluluğu engeller.”

“Eşler arasında ortak ilgi ve alâkaların olması, onları birbirlerine yakınlaştırır.”

“İnsanlar konuşa konuşa anlaşırlar.”

“Eşler, ‘hatâ karşıdadır’ peşin hükmü yerine; ‘acaba benim hatam nedir?’ diye düşünebilselerdi problemlerin halli çok daha kolay olurdu.”

“Hayatımızın bir yönünü İslâm’a göre, bir yönünü nefsimize göre yaşamak yanlıştır.”

“Âile hayatında her müslüman erkek Rasûlullah’ı, her müslüman kadın da O’nun değerli hanımlarını örnek almalıdır.”

“Huzurlu bir yuvada yaşamak, ancak karşılıklı fedâkârlık ile mümkündür.”

“Evlilik İslâm’a hizmete engel değildir ve olmamalıdır.”

“Evlilik geçici duygular ve imkânlar üzerine değil; iman ve ahlâk güzelliği üzerine kurulmalıdır.”

“Yüzü güzelden kırk günde bıkılır, ahlâkı güzelden kırk yılda bıkılmaz.”

“Eşinizin ve çocuklarınızın sevgisini kaybetmek istemiyorsanız, onlara asla kötü söz söylemeyin, hakaret etmeyin.”

“Eşinize ve çocuklarınıza iltifat etmek, onları mutlu etmenin bir yoludur.”

“İyilik eden hem dünyada ve hem de âhirette kârlı çıkar.”

“Eşler birbirlerine olan saygılarını kaybetmemeye dikkat etmelidirler. Saygının bittiği âilede pek çok şey bitmiş demektir.”

ALLAH’a teslim olmuş, sorumluluk ve yetkilerini bilen, görevlerinden kaçmadığı gibi İslâmî ve insanî haklarını da savunup mücâdelesini veren, onuruna sahip, tesettür ve iffetini bayraklaştırmış, İslâmî hareketin gönül dinamiği kadınlara selâm olsun! Selâm olsun analarımıza, eşlerimize, kızlarımıza ve bacılarımıza!!

aLintidir…

Older Entries