TUVALET  ADABI !!!

İstinca Ve İstibra Yolu İle Temizlenme

Temizlenme yöntemleri çok çeşitlidir fakat günümüzde imkânların ziyadesiyle oluşu doğrultusunda düşünürsek, diğer temizleme yöntemlerine günümüzde pek başvurulmadığını görürüz. Diğer konulara da zaman zaman değineceğiz fakat İstinca Ve İstibra yani küçük ve büyük abdest temizlikleri abdestin öncesi olduğundan, ibadetlerimizin zemini ve temeli olduğundan ilk olarak bu konuyu ele alacağız.

İstincanın Delilleri Ve Mezhep Ulularının Kavli Doğrultusunda Açıklamalar

(Ayet-i Kerime Ve Hadis-i Şerifler)

Onun içinde asla namaz kılma! İlk günden takvâ üzerine kurulan mescit (Kuba Mescidi) içinde namaz kılman elbette daha doğrudur. Onda temizlenmeyi seven adamlar vardır. ALLAH da çok temizlenenleri sever.

(et Tevbe Sûresi: 108)

Ayet-i Kerime’nin Tefsiri:

Bununla beraber “temeli takva üzere atılan mescid”in Medine’deki Mescid-i Nebi olduğu da söylenmiştir. Ebu Saîd el-Hudrî (r.a.)’den ‘yı Resulullah’a sordum, biraz çakıl taşı alıp yere attı ve “İşte şu mescidiniz, Medine mescidi.” buyurdu, demiş olduğu da rivayet edilmiştir. Senin içinde kaim olmana en çok hak kazanmış olan yerdir. İçinde öyle rical (erkekler, yiğitler) vardır ki gayet temiz olmayı severler. Günahlardan, kötü huylardan ve hasletlerden, maddi ve manevi pisliklerden iyice arınıp paklanmayı, ALLAH rızası için tertemiz olmayı severler ve öyle olma y a gayret ederler. ALLAH da tertemiz olanları sever.

Denilmiştir ki, bu âyet nazil olunca Resulullah maiyetinde bulunan bir grup Muhacirîn ile yürüyüp Kuba mescidine vardı, kapısında biraz durakladı, bekledi, içinde Ensar oturuyorlardı. Bunun üzerine onlara “Siz mümin misiniz?” diye sordu, cemaat sustu, hiç ses çıkarmadı, sonra tekrar sordu, Hz. Ömer (r.a.) “Ya Resulullah! Şüphesiz ki, müminler, ben de onlarla beraberim.” dedi. Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu ki; “Kazaya razı olur musunuz?” Onlar “e v et” dediler. Buyurdu ki, “Belaya sabreder misiniz?” Onlar yine “evet” dediler. Buyurdu ki, “Bollukta şükreder misiniz?” Onlar yine “evet” dediler. Bunun üzerine Resulullah “Kâbe’nin Rabb’ı hakkı için bunlar mümindirler.” buyurdu ve sonra oturdu. Daha sonra “Ey Ensar topluluğu! ALLAH azimüşşan sizi meth ü sena etti. Abdestte ne yapıyorsunuz?” buyurdu. Onlar da “Dışkıyı üç taşla siliyoruz, sonra da su ile taharetleniyoruz.” dediler. ResulALLAH şu âyeti tilavet buyurdu: “Onda tertemiz olmayı seven birtakım erkekler vardır”.

Bir de denilmiştir ki, idrar kalıntısını su ile yıkarlardı, hiç cünüp durmazlar, cünüp iken uyku uyumazlardı.

Hasılı tatahhur; taharette mübalağa etmek, temizlik hususunda titiz davranmaktır. Şer’î anlamda taharet hem necasetten, yani maddi pisliklerden, hem de hades denilen cünüplükten ve manevi kirlerden arınmak demektir. Burada ise “dırar, küfür, tefrika ve ırsad” gibi fena hasletlere karşılık olarak kullanılmış olma karinesiyle tatahhurdan asıl maksat, cismanî olandan ziya d e kalbî olan taharet söz konusudur. Yani günah, isyan, cimrilik ve tembellik gibi çirkin huylardan ve onların manevi lekelerinden iyice arınmak demek olduğu açıktır. Ayrıca Hz. Peygamber’in sorduğu “iman, sabır ve şükür” gibi sorular da konuya ışık tutmak t adır. Şu halde bütün bu değişik rivayetler tefsirde tahsis mânâsına değildir, yalnızca maneviyata münhasır bırakılmayarak, işin maddi anlamda temizliğini de içine aldığını ve âyetin mânâ kapsamının geniş tutulması gerektiğini beyana yönelik olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
(Hak Dini Kur’an Dili Tefsiri – Elmalılı Hamdi Yazır Efendi)

Resûl-i Ekrem (sav)’in: “Kim taş ile istinca ederse bunu tek etsin. (Üç, beş, yedi vs.) Kim bunu yaparsa güzel yapmıştır. Kim yapmazsa ona birşey lâzım gelmez” Hadis-i Şerifini esas alan Hanefi fûkahası: Taş ile istincanın şart olmadığını, aksine su ile istincanın daha efdal olduğunu beyan etmiştir.

(İbn-i Hümam – Fethû’l Kadir – Beyrut: 1315, D. Sadr Mtb. C: 1, Sh: 148-149.)

Hadis-i Şerif İle İlgili:

Hadis-i Şerif’in çeşitli varyantları vardır. Buhari, Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizi gibi eserlerin ve Kütüb-i Sitte’nin taharet (temizlik) bölümlerine bakılabilir.

Not: Bu konuyla ilgili Hadis-i Şerifler bizim buraya alamayacağımız kadar çoktur o yüzden birer örnek vererek Mezhep İmamlarının ve Hanefi Ulularının kavillerini aktaracağız. Konu içerisinde sünnetler belirtilmiştir. (İstinca’da öksürme, sola meyilli olarak ihtiyaç giderme, sol eli kullanma, sol elde sorun yoksa, zaruri bir durum herhangi bir sağlık problemi söz konusu değilse sağ eli kullanmama gibi… bunlar hem İstinca’nın yapılışının anlatıldığı bölümde hem de Tuvalet Adabı’nda belirtilmiştir.)

Taharetin Vücubunun Şartları:

1) Akıllı olmak; deliye taharet vacib değildir.

2) İslâm; kâfir’e taharet vacip değildir.

3) Su veya toprağı kullanmaya kudreti bulunmak.

4) Bülûğa ermiş olmak.

5) Hades, hayız ve nifaz halinde bulunmamak ve vaktin darlığıdır.

Taharetin sıhhatinin şartları:

1) Temiz su ile bütün bedeni yıkamak.

2) Kadının hayız ve nifastan temiz olması.

3) Vücûddan (suyun işlemesine mani olacak) pislikleri gidermek.

Vücûb şartları: Bir şahısta hepsi bulunduğu zaman temizlenmesini icap ettiren şartlardır.

Sıhhat şartları ise: Taharet ancak kendileriyle sahih olan şartlardır.

(İbn-i Abidin – Reddü’l Muhtar Ale’d Dürrü’l Muhtar – İst: 1982, C: 1, Sh: 107.)

Konuyla İlgili Terimler Ve Anlamları:

İstinca: Ön veya arkadan çıkan necaseti temizlemektir.

İstibra: Erkeklerini idrarlarını attıktan sonra başvurdukları temizlik yöntemidir. (Açıklanacaktır)

İstinka: Ön veya arkadan çıkan pislikleri temizlemede özen gösterme ve mübalağa ederek temizlenme.

hattab:

Pislikten Temizlenme İle İlgili Hükümler

(Hangi Durumda Vacip, Hangi Durumda Sünnet)

1)Hayız, nifas ve cünüplükten temizlenirken, avret mahalini yıkamak vaciptir.

2)Pislik çıkan yerin çevresindeki pislikleri temizlemek İmam Muhammed’e (Rahimehullah) göre vaciptir.

3)Pislik çıkan yerin çevresine dağılmamışsa pislik, bu pislik çıkan yerlerin etrafını temizlemek sünnettir.

4)Küçük abdestten sonra küçük abdest uzvunun başını yada fecri yıkamak sünnettir.

5)Yellendikten sonra istinca etmek bid’attir.

6)Küçük abdestten sonra sola yatarak uyumak yada, kurulamanın ardından bir süre beklemek (kurulandıktan sonra tekrar pislik çıkarsa bunun ibadete engel teşkil etmeyecek şekilde kontrolünü, eğer pislik çıkarsa tekrar temizlenmesini sağlamak) vaciptir.

(Şeyh Nizamüddin ve bir heyet – A.g.e. C: 1, Sh: 50. Şeyh Abdülgani – A.g.e. C: 1, Sh: 54. )

İstinca, İstibra Ve İstinka’nın Uygulanışı Ve Açıklanması:

Kan, meni, sidik ve gaita gibi pisliklerin çıkmış oldukları yerleri temizlemek gerekir ki, buna “İstinca” denir. Bu temizleme, avret yerlerini yabancılara göstermeksizin su ile, yoksa küçük taşlarla yapılır. Önce taşlarla, sonra su ile yapılması daha uygundur. Fakat kemik, kireç, kömür, tezek, bez, pamuk ve kağıt gibi şeylerle istinca mekruhtur.
Su ile istincanın sağlık yönünden yararları çoktur. Bu konuda tıp kitaplarında önemli bilgiler vardır.
İstinca yerini taşarak namazın sıhhatini engelleyecek kadar fazla olan pislikleri yıkamak farzdır.
Erkekler idrar yaptıktan sonra, sidik sızıntısının kesilmesini beklemeleri gerekir ki, buna “İstibra” denir. İstibra usulü her insanın bünyesine göre değişiktir. Bekleyerek, biraz yürüyerek, ayakları hareket ettirerek ve öksürerek yapılır. İdrarın kesildiğine kanaat hasıl olunca, istinca (su ile yıkama) yapılır. Çünkü idrar yaşlığın bulunması, idrarın damlaması gibi abdestin sıhhatine engeldir.
İstinca’da temizliğe fazla dikkat edip idrar ve benzeri pislik eseri bırakmamaya “İstinka” denir. İstinca’dan sonra ayağa kalkmadan temiz bir bez parçası ile veya sol el ile kurulanmalıdır. Böylece temizlik için kullanılan suyun kalıntılarını gidermeye çalışmalıdır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: “İdrardan çok korununuz; çünkü kabrin bütün azabı ondandır.”
Bunun için idrardan son derece sakınmalı ve temizliğe dikkat etmelidir. Kadınlara “İstibra” gerekmez. Onların bir müddet beklemeleri yeterlidir. Ondan sonra istinca edip abdest alabilirler.

İstinca Ve İstibra’nın Edepleri:

Helaya girerken “ALLAH’ım! Pislikten ve pis olmaktan sana sığınırım” diye dua edilir. Helaya sol ayakla girilir ve heladan sağ ayakla çıkılır. Helada kıbleye yönelik oturmamalı, arkayı da kıbleye çevirmemelidir. Bunları yapmak mekruhtur. Rüzgara karşı, bir özür yokken ayakta, karınca ve benzeri böceklerin yuvalarına, abdest ve gusül alınacak sulara işemek mekruhtur.
Yol üzerine, mescit civarına, mezarlığa, durgun ve akarsulara, ırmak kenarlarına, ağaç altlarına abdest bozmak da mekruhtur. İnsanların görebileceği bir yerde istibra yapılması da edebe aykırıdır.
Helada iken konuşmamalı, din ve dünya işleri düşünülmemelidir. Avret yerine ve çıkan pisliklere bakmamalıdır. İdrarın içine tükürülmemelidir. Oruçlu olmayan kimse istinca ederken ayaklarını birbirinden uzak tutmaya çalışmalı ve gevşek oturmalıdır. Temizlenme bakımından daha iyi olduğu için böyle yapmak mendupdur.

(Büyük İslâm İlmihali – Ömer Nasuhi Bilmen)

hattab:

Tuvalet Adabı

(Tuvalete Nasıl Girilir Nasıl Çıkılır)

Önce çoraplar çıkarılır.

Pantolonun paçaları yukarı sıvanır.

Tuvalete sol ayakla girilir.Girerken şu dua okunur:

“ALLAH’ım erkek ve dişi tüm şeytanlardan ve tüm pisliklerden sana sığınırım’’
(Buhârî, Vudu’: 9; Müslim, Hayz: 32)

Kapı içeriden kilitlenir.

Büyük hacet,mümkünse sola meyili oturularak giderilir.Necasetin gelmesi kesildikten sonra taharete (istincaya)başlanır

İstincanın en güzel şekli üç kademeli yapılanıdır:

Önce kuru olarak silmek,

Sonra su ile yıkamak,

Sonra da kurulamak.

Sonra bir parça tuvalet kağıdı koparılır.Sol elle necasetin çıktığı yer kuru olarak silinir.(Evla olan elin arkadan dolaştırılmasıdır.Önden uzatmakta ise beis yoktur)

Sağ elle musluk açılarak tasa veya ibriğe su alınır.

Sol ele su dökülür.Necasetin çıktığı mahal sol elle,(bilhassa orta parmak kullanılarak) iyice yıkanır.Parmak uçları necasetin çıktığı mahale değdirilmez.

Sonra idrar temizliğine başlanır:

Önce (Erkeklere mahsus olarak) İdrar’ın çıktığı yer öne doğru bir kaç defa sıvazlanır. Böylece kalan idrar tamamen boşaltılır.Sonra su ile yıkanır.Ön tarafın yıkanma işi bittikten sonra yeniden kağıt koparılır.Ön ve arka kurulanır.

Sonra iç çamaşıra değdirmeden idrar yolunda kalan son damlanın da temizlenmesi yapılır.Buna istinka denir.Fıkıh kitaplarında istinkanın çeşitli şekilleri vardır: Kırk adım yürümek,öksürmek,yan yatmak ve kişi kaç yaşında ise yaşı adedince adım atmak gibi…

Asrımızda pratik olarak şöyle bir istinka yolu tatbik edilebilir:

Tuvalet kağıdından küçük bir parça koparılır.Kibrit başı büyüklüğünde top yapılır ve idrarın çıktığı kanalın ucuna tampon olarak konur.(Bu korunma işini kağıt sarma suretiyle yapanlar da vardır. Tıbbi Nebevi kitabının Mezi ve fitil maddelerinde Ata b. Ebi Rebah,Hz.Ali Efendimiz(A.S)mezi akıntıları için pamuk fitil yaparak kamışın deliğine tıkardı,demiş ,İmam Evzai de mezi akıntısı gelen birine “pamuk parçası ile kamışın deliğini tıkasın “diye fetva vermiştir.)

Sonra ayağa kalkarak üst toplanır.Bol su ve süpürge ile tuvalet taşı temizlenir.

Taşın bitiminden sonra gelen boru kısmı da su ve fırça ile temizlenmelidir.

Dipte kalan necasetlerin akması için ya sifon çekilmeli veya bol su dökerek onlar da giderilmelidir.

Sonra tuvaletten sağ ayakla çıkılır.Çıkarken şu dua okunur:

“Bana ezadan afiyet veren (kurtaran) ve bizden ezayı gideren ALLAH’a hamd olsun.”

Lavaboda eller(bilhassa sol elin orta parmağı iyice ovalanarak)sabunla güzelce yıkanır.

Üç beş dakika gezip dolaştıktan sonra yeniden tuvalete gidilerek konan kağıt atılır.

Taharet ve istibra bu şekilde yapıldıktan sonra abdest almaya başlanır.

DİKKAT!Küçük su döktükten sonra son damlayı almak ve idrarın çıktığı kanalı iyice kurutmak çok mühimdir.Bu temizliği yapmadan abdeste başlanırsa,yolda kalmış son damla abdestten sonra çıkarsa abdest bozulur ve iç çamaşır necasetlenir.

Necasetin bulaştığı yer üç defa,su dökülüp ovalanır,sıkılır.

Hacet giderirken ön veya arkanın kıbleye doğru gelmesi ve özürsüz ayakta su dökmek mekruhtur. Erkeklerin idrarının tam kesildiğine kalbi mutmain olmadıkça abdeste başlaması caiz değildir.

Yazıya elverişli olmayan kağıtları taharette kullanmak mekruh değildir.

Yellenmekle taharet gerekmez(Ancak yellenme esnasında necaset çıktı ise taharet o zaman gerekir.) Kadınlara istibra yoktur.Kadınlar sadece avret mahalinin dışını yıkarlar.

Helada konuşulmaz,selam alınmaz.Mazeretsiz avret mahalline ve necasete bakılmaz. Helaya tükürülmez,sümkürülmez.Helada vücut ile oynanılmaz.İhtiyaç giderilir giderilmez heladan derhal çıkılır.Tuvalete,başın örtülü olarak girilmesi müstehaptır.

Hasta erkek ve kadına ancak nikahlısı taharet yaptırabilir.Nikahlısı bulunmayan hastalardan taharet sakıt olur(düşer).Böyle bir kimse abdest veya teyemmüm aldıktan sonra taharetsiz olarak namazını kılabilir.
(Osmanlı Yayınevi)

TUVALET ADABI

1- Lafza-i Celâl yazılı yüzük ve Kur’an ayetleri ile tuvalete girilmez. Yüzük avuç içine çevrilebilir. Ayetler naylona sarılabilir.

2- Tuvalete girmeden önce “Euzü Besmele” çekmeli, çıkarken “Elhamdülillah” demelidir.

3- Tuvalete girmeden önce çoraplarımızı çıkarmalı, pantolonumuzu suyun sıçramayacağı kadar katlamalıyız.

4- ALLAH ve Peygamber ismi yazılı bir şey yanında bulundurmamalıdır.

5- Tuvalete sol ayakla girmeli sağ ayakla çıkmalıdır.

6- Kıbleye, aya, güneşe karşı önünü ve arkasını dönmemeli, konuşulmamalı
zikredilmemeli.

7- Tükürülmez ve sümkürülmez.

8- Def-i hacet yaparken avret mahalline ve pisliğe bakılmaz.

9- Otururken sol tarafa meyletmelidir.

10-Tuvalet taşını ve tuvaletin kirli taraflarını temizlemelidir.

11-Tuvalet taşına dışkı ya da sidik gibi şeyleri bulaştırmamalıdır.

12-Taharet yaparken su ile temizlenmelidir.

13- Ayakta bevl edilmemelidir.

14- Def-i hacet anında mukaddes şeyler düşünülmemelidir.
(Cep İlmihali)

Tuvalet Kağıdı İle İlgili Açıklama:

Hanefi Uluları; kağıt ile kurulama yada temizleme yapmayı uygun görmezler zira kağıt üzerine yazı yazılabilen, ilimlerin asırlarca aktarılmasını, nakledilmesini sağlayan bir malzemedir. Bundan dolayı Hanefi Uluları, üzerine yazı yazılamayacak, tam olarak beyaz olmayan kısacası ilim hususunda kullanılır durumda olmayan kağıtların istincada kullanılabilmesine cevaz vermişlerdir. Bugün bizim tuvalet kağıdı olarak kullandığımız kağıtların imal ediliş amacı zaten temizlenme noktasında kullanılmaları içindir. Bundan dolayıdır ki, bu kağıtların öğretimde, ilim tahsilinde, ilim naklinde kullanılmaları söz konusu olmadığından, taharette, istincada kullanılmasında herhangi bir sakınca yoktur…
(bk. Ibn Âbidin, I/340; Vehbe ez-Zuhaylî, el-Fıkıh I/199-200; Sirbînî el-Hatib; Mugni’1-muhtâc I/44 Ibn Kudâme, el-Mugni I/157-58)

Kaynaklar:

1)el-İhtiyar

2)Redd-ül Muhtar

3)Feteva-i Hindiyye

4)Feth-ül Kadir

5)Diyanet İşleri Başkanlığı İlmihali

6)Büyük İslâm İlmihali – Ömer Nasuhi Bilmen

7)Emanet Ve Ehliyet – Yusuf Kerimoğlu

8)Kaynaklarıyla İslam Fıkhı – Celal Yıldırım

9)Şeyh Nizamüddin Ve Heyet Fetvaları

10)Osmanlı Yayınevi Kitaplığı

EK YAZI:  OKUYUNUZ…

Tuvalet Adabı Nasıl Olmalı ?

Tuvalete Girerken ve Çıkarken : Dinimiz temizliğe çok büyük bir önem vermiştir. Onun için Hz. Peygamber sallu aleyhi ve sellem bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Temizlenmek, imanın yarısıdır.” (Müslim) İnsan doğal olarak sabah uyandığında abdest almadan önce tuvalete gitmeye ihtiyaç duyabilir.
Tuvalete girerken şu dua okunur: “Bismillah Allahümme innî eûzü bike mine’l-hubsi ve’l-habaisi”; “Allah’ın adıyla, Allah’ım! (kovulmuş birer pislik olan) dişi ve erkek şeytanların şerrinden sana sığınırım.” (Buhari, Müslim)
Tuvalete girerken sol ayakla girilmeli, tuvalette iken konuşmamalı, din ve dünya işi düşünülmemelidir. Avret yerine ve çıkan pisliğe bakmamalı ve idrarın içine tükürmemelidir. Oturmasını da gereksiz yere uzatmamalıdır. Tuvaletten çıkarken sağ ayakla çıkmalı ve çıkarken şu duayı okumalıdır: “Ğufraneke elhamdülillahillezi ezhebe annî ezâ ve âfânî” ; “Ey Allah’ım! Affına sığınırım. Bana eziyet veren şeyi gideren ve bana afiyet veren Allah’a hamdolsun.” (Nesai, İbn Mace)

Her insan istibrasına büyük önem vermelidir. Her insanın istibra yapması, yani zekerindeki idrarı kurutması kendi bünyesinin durumuna göre farklı farklıdır. Bazıları yürümek suretiyle, bazıları öksürerek, bazıları yatarak, bazıları da zıplayarak istibra yapmaktadırlar. Her insan kendi durumunu bilir.
İstibra yapılmadığı takdirde daha sonra sidik gelirse elbise necis olur, abdest alınmış ise abdest bozulur ve dolayısıyla abdestsiz namaz kılmış olur. Genellikle ihmal edilen bu hususa çok dikkat edilmelidir. Nitekim Hz. Peygamber sallu aleyhi ve sellem hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Sidikten sakınınız. Bir kimse öldüğü vakit, kabirde ilk hesabını bundan verir.” (Taberani)
İnsan temizlik yaparken Allah-u Zülcelal’in huzuruna temiz girmek için temizlik yaptığını düşünmelidir. Böyle bir temizlik abdestinde huzurlu alınmasına vesile olur. Taharet ve abdestte huzur, namazda da huzurlu olmaya sebeptir. Gafletle yapılan taharet ve alınan abdest de namazın ve ibadetin gafletle geçmesine sebeptir.
Seyda Muhammed Konyevi Hz. (K.S.)

İnternet’ten alınmıştır…

Reklamlar