VeDa

Ahmet Gündüz AKINCI

Veda, gözyaşlarına bir davetiyedir. Eski dostlardan ayrılığın, yeni dostlara ‘merhaba’nın ilk adımıdır veda… Bir bakıma tekrar kavuşmanın hayalini kurmak ve o hayalden kuvvet alarak daha sıkı sarılmaktır dostlara ve hayata… Sahip olduğumuzu sandığımız şeylere öyle alışıyoruz ki, bir türlü bırakıp gidemiyoruz onları. Ayrılamıyoruz eski olandan. Çünkü eski, bizim için tanıdıktır, emniyetlidir.

Güzel hatıralarla dostlardan ayrılırken, ahd u vefa hissini oldukça derinden yaşarız. Aslında veda, her zaman yanımızda olan, sevgisini hissettiren gerçek dostlara “İyi ki varsınız.” diyebilmenin başka bir şeklidir.

……………..

Veda: Nefes almak kadar gerekli, vefa kadar değerli ve hava, su gibi olmazsa olmazlardan biri… Veda olmasa, insan yaşadığını yürekten hissedebilir mi acaba?

NOT: Yukarıda iki paragrafını okuduğunuz yzının tamamı sayfanın sonuna eklenmiştir…

ELVEDA…

Özlemini, sevgini,

Yaz bulutlara…

Sonra üfür, esen rüzgara,

Tutulayım…

Sağanak yağmurlara.


Buram buram Hasretin Yüreğimde,

Gökte ay yıldız, parlasın gecelerde,

Yanık Sevdaları dinle.. bir şarkıda, bir şiirde,

Aşkımız üflenen mum olmasın, Yansın gönülde.


Katre katre yüreğimde, sızın,

Ağlama… desemde, sen ağlarsın.

Güller açsın, gözyaşında sulanan,

Kokun gelsin, yağmurdan sonra toprak kokan.


Baharım oldun, Hazanda,

Hayalin yıldızlarda.

Tut elimi.. olayım yanında,

Yıldız Tozu’unda.


Gerçek yanında.. Hayâl sevda.

Bul beni…  kuruyan dalda.

Umutların yeşersin, Gerçeğin koynunda.

Sadakat olsada Vefada,

Ürküten karanlıkta, ışık yansın Yuvanda.

Elveda Hasretim… ELVEDA

09.11.2010 ilhan erol


VE….  SON VEDA……….

SESSİZ GEMİ

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden

VeDa

Ahmet Gündüz AKINCI

Veda, gözyaşlarına bir davetiyedir. Eski dostlardan ayrılığın, yeni dostlara ‘merhaba’nın ilk adımıdır veda… Bir bakıma tekrar kavuşmanın hayalini kurmak ve o hayalden kuvvet alarak daha sıkı sarılmaktır dostlara ve hayata… Sahip olduğumuzu sandığımız şeylere öyle alışıyoruz ki, bir türlü bırakıp gidemiyoruz onları. Ayrılamıyoruz eski olandan. Çünkü eski, bizim için tanıdıktır, emniyetlidir.

Güzel hatıralarla dostlardan ayrılırken, ahd u vefa hissini oldukça derinden yaşarız. Aslında veda, her zaman yanımızda olan, sevgisini hissettiren gerçek dostlara “İyi ki varsınız.” diyebilmenin başka bir şeklidir.

Bir dava uğruna olsa bile, evlâdın ebeveynine vedası yürekleri hüzünlendirir. Ayrılıklardan sonra dökülen gözyaşlarının en asili, en anlamlısı, kutlu bir dava için yapılan veda sırasında dökülendir. Ayrılmanın hüznünü yaşayan bakışlar “Ne olur gitme!” dese de, bu tür gidişler, aynı zamanda nice güzelliğe bir merhabadır.

Vedalar, bazen kaçınılmaz olur. Veda hissini, ikindi vakti çıkagelen ve içimizdeki akşamlara hicret eden rüzgârlara benzetebiliriz. O ân gelmiştir artık. Bazen bir geminin, bazen bir uçağın, bazen de bir otobüsün hareket saatinde erimiştir zaman. Ne umursamaz davranmak, ne dirayetli olmaya çalışmak, ne de gözyaşlarını içe akıtmak çare değildir. Sevdiklerimizin gözleri yaşla ve yürekleri hüzünle dolmasın diye, nafile turlardadır artık kelimeler.

Veda bazen beklenmedik bir ânda meşakkatli bir başlangıcın habercisi de olabilir. Böyle zamanlarda yutkunmalar veya dalıp gitmeler çeker insanı girdabına. Bu durumda, ayaklarımızın üzerinde durmanın yollarını aramak en iyi şeydir.

Ayrılık, ilk birkaç saatte, bizi oldukça derinlerden yakalar; fakat içimizdeki ve dışımızdaki gurbette bir inayet elinin sihirli dokunuşuyla işlerimiz yolunda giderse, ibadet neşvesi gibi içimiz kıpır kıpır olur. Aslında bizi biz yapan zamanların da başlangıcıdır veda ile başlayan ve ayrılık ile devam eden bu kutlu yolculuk.

Diriliş ruhunun temsilcileri metafizik gerilimlerini pörsütecek şeylere de veda etme mecburiyetindedirler. Veda etmelidirler ki, hedeflerine kilitlenebilsinler. İnsanlık çıtasını yükseltme ve yüceltme heyecanıyla dolup boşalırken, yer yer yıldırımlar gibi gerilip sonra ruhlarındaki ışık huzmelerini yediverenler gibi saçıp, talebelerinin gönüllerini aydınlatabilsinler.

“İşte bunlar, günümüzde sürekli sarsılan, sarsıldıkça her gün biraz daha su alan” insanlık gemisini tamir edip sahil-i selâmete çıkarmak için ailelerine ve akrabalarına veda ederken, arkaya bakmayı bile zül telâkki ederler. Bu gerilim ruhuna sahip olanların, insanlığı lâyık olduğu yere taşımaya muvaffak olmaları İlâhî bir inayet ve ihsandır elbette. Onlar, kâinat içindeki yer ve münasebetlerinin hendesesini doğru mizanlarla hesaplama bahtiyarlığına kavuştuklarından, yaratılışın gayesi istikametinde gönülleri şahlandırırken, bir yandan da “gayb ve şahadeti bir vahidin iki yüzü gibi görme iradesine ulaşmışlardır.” Fikir işçisi bu asil ruhlar, ilimlerin her çeşidinden faydalanma istidadı kazanırken, eşya ve hâdiselere çeşitli boyutlarda bakmada derinleşerek muasırlarına hüsn-ü misâl olmaya çalışmaktadırlar. Dahası, gönülleri coşturarak ruhları kanatlandırırken, yollarını kesen bütün mâniaları ve kara delikleri bertaraf edip “avuçlarına aldıkları her taş ve toprağı som altın hâline getirmeye gayret sarf etmektedirler.” Umulur ki, daha gençliğinin baharındaki bu vefalılar, “darda kalana el uzattıkları” ummanda, dalgaları hasarsız atlatsınlar ve gittikleri coğrafyaları günahsızların duaları saflığında kendi deklanşörlerinden yeniden fotoğraflayıp gözümüze ve gönlümüze sunabilsinler.

Başı dik, haysiyetli insan olmayı başarmış, gözleri ışıltıyla bakan, yürekleri engin ufuklar kadar geniş olan arkadaşlarım! Sizinle birlikteyken “Sizi yürekten seviyorum.” diyememenin kazası mümkün mü acaba?!..

Veda: Nefes almak kadar gerekli, vefa kadar değerli ve hava, su gibi olmazsa olmazlardan biri… Veda olmasa, insan yaşadığını yürekten hissedebilir mi acaba?

Alintidir…

http://www.sizinti.com.tr/konular/ayrinti/veda-kasim-2010.html