adri_1

Uluorta

– Seyrek gülüş sen ne güzel bir şeysin-

– Nazlanırsın ama bir gün gelirsin-


Düşen bir yaprağa bağladım hayatımı

olsun artık diyorum ne olacaksa

paralı asker miyim neyim ben

ekleyip duruyorum sabahları akşama

ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor

gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta

aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim

nasıl bir dostluk ki bu, hem kadim

hem de mayhoş elma tadında.


kendimi de koysam ayağımın altına

yine de yetişemiyorum ey aşk,

omzunun hizasına.

çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu

ve ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken benimle.

budanan oğullar gibiyim sessiz ve narin

nereye konsam geri sayım başlıyor

kurcalıyor beni bir çırağın elleri

ah, unufak olsam ve desem ki

ağzın tat görmesin hayat

kandırdın beni.


sorma,

elim kırılsın bir daha

dokunursam güneşe.


kılpayı kaçırılmış bir şeyin

bıraktığı ardında

neyse oyum ben.

yaralı serçe, benim için dua et:

gök bir kayalık gibi şimdi üstümde

dr. şükrü öncüoğlu’ndan

üç ayda bir reçete.


acıyan bir şeyim ben burdan çok uzaklarda

ve koskocaman bir hansın sen uğraşma bu çocukla

çünkü nasıl bir şey biliyorum itin taştan korkması

bir yastık arıyorum kuş seslerinden

mühim değil sonrası.


sorma,

yangın sönseydi suyla

denizler her akşam böyle yanmazdı.


yakartop oynayan melekler gördüm güneşle

ve büyük çiftçiler gördüm dağları biçen

yolundaydı herşey, ben bile yolundaydım

ama

kıyıya vardığımda

kendimi unuttuğumu anladım

karşı kıyıda.


şiirler söyledim belki duyarsın diye

çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin

sana seslendim durdum bu küçücük odadan

acımı duy, sensin pusulam benim

ki dünya

silinmiş bir harita

gibi yabancı bana.


sorma,

usulca uzandığında

bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran.

İbrahim Tenekeci

Birgün olur gideriz…
Ve buluruz bir deniz…
Bir akşam üstü iner denizlerde söneriz…