<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>İlhan Erol&#039;un Bloğu</title>
	<atom:link href="http://ilhanerol.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ilhanerol.wordpress.com</link>
	<description>NET&#039;te bir KATRE</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Jan 2012 18:08:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='ilhanerol.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://1.gravatar.com/blavatar/9a4dd8ec047261e708f3db3334e72ae8?s=96&#038;d=http%3A%2F%2Fs2.wp.com%2Fi%2Fbuttonw-com.png</url>
		<title>İlhan Erol&#039;un Bloğu</title>
		<link>http://ilhanerol.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://ilhanerol.wordpress.com/osd.xml" title="İlhan Erol&#039;un Bloğu" />
	<atom:link rel='hub' href='http://ilhanerol.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Çok gülmek</title>
		<link>http://ilhanerol.wordpress.com/2012/01/25/cok-gulmek/</link>
		<comments>http://ilhanerol.wordpress.com/2012/01/25/cok-gulmek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 18:08:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilhanerol</dc:creator>
				<category><![CDATA[SEÇMELER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilhanerol.wordpress.com/?p=3254</guid>
		<description><![CDATA[Çok gülmek &#160; Çok gülmek Tebessüm etmek, güler yüzlü olmak çok iyidir. Peygamber efendimiz kahkaha ile gülmezdi. Fakat herkese güler yüz gösterir, tebessüm ederdi. Kahkaha ile gülmek mekruhtur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Hayrı, iyiliği güzel yüzlü olanların yanında arayınız!) [Dare Kutni] (Mümin kardeşinin yanında suratı asık durana, melekler lanet eder.) [Hatib] (İyiliği, güzel yüzlü kimselerden <a href="http://ilhanerol.wordpress.com/2012/01/25/cok-gulmek/" class="excerpt-more-link">[&#8230;]</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3254&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#ff0000;">Çok gülmek</span></h2>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong><img src="http://www.tahavi.com/diniresim/40hadis/40%20hadis%205.jpg" alt="" width="455" height="341" /></strong></h3>
<h4><strong>Çok gülmek</strong></h4>
<h4><strong>Tebessüm etmek, güler yüzlü olmak çok iyidir. Peygamber efendimiz kahkaha ile gülmezdi. Fakat herkese güler yüz gösterir, tebessüm ederdi. Kahkaha ile gülmek mekruhtur.<br />
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
(Hayrı, iyiliği güzel yüzlü olanların yanında arayınız!) [Dare Kutni]</p>
<p>(Mümin kardeşinin yanında suratı asık durana, melekler lanet eder.) [Hatib]</p>
<p>(İyiliği, güzel yüzlü kimselerden talep ediniz.) [Beyhekî]</p>
<p>İmam-ı Gazali hazretleri, İhya’da, Allah korkusundan ağlamanın faziletini anlatırken, (Az gülüp, çok ağlasınlar) mealindeki âyet-i kerimeyi bildirmektedir. Bir bayan okuyucu, imam-ı Gazali hazretlerini tenkit ediyor, (O âyet kâfirler için inmiştir. Müslümanın ağlaması doğru değildir) diyor. İmam-ı Gazali hazretleri o âyetin kim için indiğini bilmez mi? Demek ki müslümanların da az gülüp çok ağlaması gerekiyor ki, o âyeti bildirmiştir. Âyeti en iyi anlayan Peygamber efendimiz, bu konuda şunları buyurmaktadır:<br />
(Eğer Cennet ve Cehennemi görseydiniz, az güler çok ağlardınız.) [Müslim]</p>
<p>(Çok gülmek kalbi öldürür ve müminin değerini düşürür.) [Tirmizi]</p>
<p>(Allahü teâlânın kendinden razı olup olmadığını bilmeden kahkaha ile gülene şaşılır.) [E. Nuaym]</p>
<p>(Mescitte gülmek, kabirde karanlıktır.) [Deylemi]</p>
<p>Peygamber efendimiz, Hazret-i Mikail’in gülmeyişinin sebebini Hazret-i Cebrail’e sual eder. O da, (Cehennem yaratıldığından beri hiç gülmemiştir) cevabını verir. (İ. Ahmed)</p>
<p>Bezzar ve Buhari’de bildiriliyor ki, Peygamber efendimiz de, rastgele gülenleri görünce, (Benim bildiğimi siz bilseydiniz, az güler, çok ağlardınız) ve (Kur&#8217;an-ı kerim, Cennet ve Cehennemin halini bildirirken nasıl böyle gülersiniz) buyurdu. Sonra şu mealdeki âyet-i kerimeler nazil oldu:<br />
(Kullarıma haber ver ki, çok bağışlayıcı ve pek merhametli olduğum gibi, azabım da çok şiddetlidir.) [Hicr 49, 50]</p>
<p>Enbiya ve ulema buyurdu ki:<br />
Ey havariler, sizde iki cahillik alameti vardır. Hayret veren bir şey olmadan gülüyor ve sabaha kadar hiç kalkmadan uyuyorsunuz. (Hazret-i İsa)</p>
<p></strong>Güler yüzlü ol, hiddetlenme! Hep faydalı iş yap, az da olsa zararlı iş yapma! Boş yere gülme, lüzumsuz dolaşma, hiç kimseyi kusurundan dolayı ayıplama, husumette kötü konuşmaktan kaçın! Bir işin olmadan bir yere gitme, günahların için ağla! <strong>(Hazret-i Hızır)<br />
</strong><br />
Çok gülenin heybeti azalır, çok şaka yapan hafife alınır. <strong>(Hazret-i Ömer)<br />
</strong><br />
Ömrümde bir defa güldüm, ona da pişmanım. <strong>(İmam-ı a&#8217;zam)<br />
</strong><br />
Cennette ağlamak ve Cehennemde gülmek çok tuhaftır. Fakat Cennete mi, Cehenneme mi gideceğini bilmeden gülmek daha çok tuhaftır. <strong>(Muhammed bin Vasi)<br />
</strong><br />
Dört şey, mümini gülmekten alıkoymalıdır: Ahiret işleri, geçim derdi, günahların verdiği sıkıntı, musibetlerden gelen elem. <strong>(Yahya bin Muaz)</p>
<p>Hasan-ı Basri</strong> hazretleri de, kahkaha ile gülen bir gence, (Oğlum, Sıratı mı geçtin veya Cennete gideceğine dair bir garantin mi var da böyle gülüyorsun?) buyurmuş, O gencin de bir daha boş yere güldüğü görülmemiştir.</p>
<p>Üç şey kalbi katılaştırır:<br />
<strong>1-</strong> Şaşılacak bir şey olmadan gülmek,<br />
<strong>2-</strong> Acıkmadan yemek,<br />
<strong>3-</strong> Lüzumsuz konuşmak.</p>
<p>Şu beş şeyi de düşünen kahkaha ile gülemez:<br />
<strong>1-</strong> İşlediği günahları düşündükçe, endişe içinde olur, gülemez.<br />
<strong>2-</strong> Yaptığı iyi amellerin kabul olduğunu bilmeden, gülmesi doğru olmaz.<br />
<strong>3-</strong> Acaba gelecekte neler yapar, akıbeti nasıl olur diye düşünen kimse, endişe içinde olur.<br />
<strong>4-</strong> Cennet ve Cehennemden hangisine gideceğini bilmeyenin üzülmesi gerekir.<br />
<strong>5-</strong> Acaba, Allahü teâlâ kendisinden razı mı, yoksa kendisine dargın mı? Bunları düşünen, kahkaha ile nasıl gülebilir? <strong>(Tenbih-ül-gafilin)</p>
<p></strong>Lüzumsuz yere çok gülmek, devamlı mide ile meşgul olmak iyi değildir. Ramazan-ı şerif haricinde de ara sıra oruç tutmalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
<strong>(Aç ve susuz kalarak üzüntülü olmaya çalışın)</strong> [Taberani]</h4>
<p>&nbsp;</p>
<p>alintidir&#8230;</p>
<br />Filed under: <a href='http://ilhanerol.wordpress.com/category/secmeler/'>SEÇMELER</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ilhanerol.wordpress.com/3254/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ilhanerol.wordpress.com/3254/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ilhanerol.wordpress.com/3254/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ilhanerol.wordpress.com/3254/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ilhanerol.wordpress.com/3254/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ilhanerol.wordpress.com/3254/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ilhanerol.wordpress.com/3254/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ilhanerol.wordpress.com/3254/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ilhanerol.wordpress.com/3254/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ilhanerol.wordpress.com/3254/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ilhanerol.wordpress.com/3254/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ilhanerol.wordpress.com/3254/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ilhanerol.wordpress.com/3254/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ilhanerol.wordpress.com/3254/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3254&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilhanerol.wordpress.com/2012/01/25/cok-gulmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/904949e3549beffbb41b449f30382167?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ilhanerol</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.tahavi.com/diniresim/40hadis/40%20hadis%205.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>İyiliği Emretmek Kötülükten Sakındırmak</title>
		<link>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/21/iyiligi-emretmek-kotulukten-sakindirmak/</link>
		<comments>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/21/iyiligi-emretmek-kotulukten-sakindirmak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 08:03:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilhanerol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Din-i İSLAM]]></category>
		<category><![CDATA[EMR-İ MA’RUF]]></category>
		<category><![CDATA[Kötülükten Sakındırmak]]></category>
		<category><![CDATA[NEHY-İ MÜNKER]]></category>
		<category><![CDATA[İyiliği Emretmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilhanerol.wordpress.com/?p=3226</guid>
		<description><![CDATA[EMR-ı MA&#8217;RÛF VE NEHY-ı MÜNKER Imam Gazali&#8217;nin Ihya-u Ulumiddin eserinden alinmistir&#8230; Emr-i ma&#8217;rûf, dince ve akılca doğru ve matlup olan (istenen) şeyleri insanlara emretmek, tavsiye etmek, sevdirmek, teşvik etmek gibi mânalara gelir. Nehy-i münker ise, bunların zıddı olan şeyleri nehy etmek, yapılmamasını istemek, kötülemek, caydırmak gibi anlamları taşır. ALLAH Teâlâ, bütün peygamberleri emr-i ma&#8217;rûf ve <a href="http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/21/iyiligi-emretmek-kotulukten-sakindirmak/" class="excerpt-more-link">[&#8230;]</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3226&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong>EMR-ı MA&#8217;RÛF VE NEHY-ı MÜNKER<br />
</strong><em>Imam Gazali&#8217;nin Ihya-u Ulumiddin eserinden alinmistir&#8230;</em></p>
<p>Emr-i ma&#8217;rûf, dince ve akılca doğru ve matlup olan (istenen) şeyleri insanlara emretmek, tavsiye etmek, sevdirmek, teşvik etmek gibi mânalara gelir.</p>
<p>Nehy-i münker ise, bunların zıddı olan şeyleri nehy etmek, yapılmamasını istemek, kötülemek, caydırmak gibi anlamları taşır.<br />
ALLAH Teâlâ, bütün peygamberleri emr-i ma&#8217;rûf ve nehy-i münker yapmak için göndermiş, onlara iman edenleri de bunu yapmakla yükümlü kılmıştır.</p>
<p>Emr-i ma&#8217;rûf ve nehy-i münker yapmak, dinin en büyük dayanağıdır; o ihmâl edildiği takdirde din çöker, dindarlık zayıflar, cehâlet ve dalâlet yayılır, yaptıkları yanlışlıklar ve kötülükler yüzünden insanlar helâk, ülkeler de harap olurlar. Bu durumda ALLAH Teâlâ&#8217;ya kulluk ortadan kalkar, insanlar nefislerinin emrine girip hayvanlar gibi yaşar ve her türlü çirkinliği ve yanlışlığı yaparlar.</p>
<p>Emr-i ma&#8217;rûf ve nehy-i münker yapmanın ihmâl edildiği dönemlerde, bunun ilmini bilen ve onu usûlüne uygun olarak yapanlar, dini diriltmiş ve bütün derecelerin üstünde bir manevî derece ve mertebe kazanmış olurlar.</p>
<p>Dinî bir vazife olan emr-i ma&#8217;rûf ve nehy-i münker yapmak, gücü yeten her müslümana vaciptir; onun fazilet ve sevabı da büyüktür.</p>
<p>ALLAH Teâlâ şöyle buyurmuştur:</p>
<p><strong>1- </strong>&#8220;ıçinizde hayra davet eden, iyiyi emredip kötüyü nehyeden bir topluluk bulunsun. Bu topluluk iflâh olur.&#8221; (Al-i ımrân, 104) Bu ayet-i kerime, bu vazifenin yapılmasını emrederek onun vâcip olduğunu bildirmiş ve aynı zamanda, bu vacibi ifâ edenlerin iflâh olacağını (ALLAH katında sevindirici mükâfatlar bulacağını) haber vermiştir.<span id="more-3226"></span></p>
<p><strong>2- </strong>&#8220;Onlar gece saatlerinde uyanık durup ALLAH’ın âyetlerini okur ve secde ederler. ALLAH&#8217;a ve ahiret gününe iman eder, iyiyi emredip kötüyü nehyederler. Hayır işlerinde yarışıp başta giderler. Bunlar iflâh olmuşlardır.&#8221; (Al-i ımrân, 113, 114) Bu ayet-i kerime, iflâh olanların başlıca vasıflarını bildirmiştir. Bu vasıflar ALLAH&#8217;a ve ahiret gününe iman etmek, Kur’ân okuyup namaz kılmak, emr-i maruf ve nehy-i münker yapmak ve hayır işlerinde yarışmaktır.</p>
<p><strong>3- </strong>&#8220;Müminler birbirinin velîleridir. (Birbirine karşı) emr-i maruf ve nehy-i münker yaparlar, namaz kılarlar, zekât verirler, ALLAH&#8217;a ve Rasûlü’ne itâat ederler. ALLAH bunlara merhamet edecektir. ALLAH güçlü ve hikmet sahibidir.&#8221; (Tevbe,71) Bu ayet-i kerime, emr-i maruf ve nehy-i münker yapmak, müminlerin birbirine karşı kaçınılmaz vazifeleri olduğunu ve diğer işlerle birlikte bunu da yaptıkları takdirde kesin olarak ALLAH Teâlâ tarafından ödüllendirileceklerini bildirmiştir.</p>
<p><strong>4- </strong>&#8220;ısrailoğullarından kâfir olanlar, Dâvûd ve Meryem oğlu ısâ tarafından lanetlendiler. Çünkü onlar, isyân edip günah işliyor ve haddi aşıyorlardı. Onlar, aynı zamanda, işledikleri kötülükten birbirini nehyetmiyorlardı. Halbuki, ne kötü işler yapıyorlardı.&#8221; (Mâide, 78, 79) Bu ayet-i kerime, kötü iş yapanlarla bunları bundan vazgeçirmeye çalışmayanların lanete müstahak olduklarını bildirmiştir.</p>
<p><strong>5- </strong>&#8220;Ortaya çıkarılan sizler, insanlar için en yararlı ümmetsiniz. Çünkü iyiyi emredip kötüyü nehyediyor ve ALLAH&#8217;a inanıyorsunuz.&#8221; Bu ayet-i kerime, müslümanların en yararlı topluluk olduklarını bildirmiş, bunun sebebinin de ALLAH Teâlâ&#8217;ya doğru bir şekilde iman etmeleri ve emr-i maruf ile nehy-i münker yapmaları olduğunu açıklamıştır. Bu arada, insanlara iyiliği emredip kötülüğü nehyetmenin, onlara en büyük fayda sağladığını, bu görevi de samimî bir şekilde yalnızca ALLAH Teâlâ&#8217;ya iman edenlerin yaptıklarını belirtmiştir.</p>
<p><strong>6- </strong>&#8220;Onlara yeryüzünde iktidar verirsek namaz kılarlar, zekât verirler, iyiliği emredip kötülüğü nehyederler.&#8221; (Hac, 41) Bu ayet-i kerime, yeryüzünde güç ve kudret bulan müminlerin yapmaları gereken işleri bildirmiştir. Bu işler namaz kılmak, zekât vermek, emr-i maruf ve nehy-i münker vazifesini yapmaktır.</p>
<p><strong>7- </strong>&#8220;Onlar, kendilerine verilen öğütleri unutunca, biz kötülüğü nehyedenleri ayırdık, ondan sonra zâlimleri yaptıkları fısktan dolayı şiddetli bir azaba çarptırdık.&#8221; (A&#8217;râf, 165) Bu ayet-i kerime, sözü edilen milletin zulüm ve fısk yüzünden azaba çarptırıldıklarını, ancak onları uyaranların bu azaptan kurtarıldıklarını bildirmiştir.</p>
<p align="center">
<strong>8- </strong>&#8220;ıyilik ve takvada birbirinize yardımcı olun; günah işlemek ve haddi aşmakta ise birbirinize yardım etmeyin. Bu emirlere dikkatle uyun. ALLAH, azabı şiddetli olandır.&#8221; (Mâide, 2) ıyilik ve hayırda yardımlaşmak, hayrı emr ve teşvik etmek ve onun yolunu açmak ve göstermektir. Kötülükte yardımlaşmak ise bunun aksidir.</p>
<p><strong>9- </strong>&#8220;Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutun ve kendiniz, anne-babanız ve en yakınlarınız aleyhinde de olsa ALLAH için doğru şâhidlik eden kimseler olun.&#8221; (Nisa, 135) Kime fayda veya zarar verdiğine aldırmaksızın, doğru olanı tarafsız bir şekilde söylemek ve buna şâhidlik etmek emr-i maruf ve nehy-i münkerin temel unsurudur.</p>
<p><strong>10-</strong> &#8220;Onların konuşmalarının çoğunda hayır yoktur. Hayır; sadakayı emreden, iyiliği teşvik eden ve insanların ıslahı için çalışanların konuşmasındadır.&#8221; (Nisa, 114)</p>
<p><strong>11-</strong> &#8220;Eğer müminlerden iki topluluk birbiriyle savaşırlarsa, onları barıştırın. şayet onlardan birisi haddini aşarsa, bundan dönünceye kadar siz de onunla savaşın.&#8221; (Hucurât, 9)</p>
<p>Birbiriyle bozuşup kavga eden ve savaşan müminleri barıştırmak, barışmaya yanaşmayan tarafla bizzat savaşmak, emr-i maruf ve nehy-i münker cümlesindendir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hz. Ebu Bekir (ra), bir hutbesinde şöyle demiştir:</p>
<p>&#8220;Ey insanlar! içinizden bazıları, &#8216;Siz hidâyet üzerinde olduğunuz takdirde dalâlete düşenler size zarar vermezler.’ (Mâide, 105) âyetini yanlış anlıyor ve &#8216;Kötülerden bize zarar yok&#8217; diyorlar. Halbuki ben ALLAH Rasûlü’nden duydum, buyurdu ki: &#8216;Bir toplumda günah işlenirken, nehy-i münker yapmaya gücü yettiği hâlde, bunu yapmayanlar olursa, ALLAH Teâlâ onları da diğerleriyle birlikte cezalandırır.’ (Sünen Kitapları)</p>
<p>ALLAH Rasûlü’nün bu konudaki bazı hadisleri de şöyledir:</p>
<p><strong>1-</strong> &#8220;Ya iyiliği emreder ve kötülükten nehyedersiniz, ya da ALLAH Teâlâ kötüleri güçlendirip size musallat eder. O zaman bunlardan kurtulmak için duâ da etseniz, duânız kabul edilmez.&#8221; (Tirmizî, Taberanî, Bezzâr)</p>
<p><strong>2-</strong> &#8220;Yol kenarlarında oturmayın. Buna mecbur kalırsanız, o zaman da yolun hakkını verin. Yolun hakkı ise, gelip geçenleri göz hapsine almamak, kimseye her hangi bir şekilde eziyet vermemek, selâmı almak, emr-i maruf ve nehy-i münker yapmaktır.&#8221; (Müttefekun aleyh)</p>
<p><strong>3-</strong> &#8220;Emr-i maruf, nehy-i münker ve ALLAH Teâlâ’nın zikri dışındaki sözler ademoğlunun aleyhindedir.&#8221; (Geçti)</p>
<p><strong>4-</strong> &#8220;ALLAH Teâlâ, kötülük yapmayanları kötülerin günahlarıyla cezalandırmaz. Meğer ki, onlar güçleri yettiği hâlde, günah işlenmesine seyirci kalmış olsunlar.&#8221; (Taberanî)17</p>
<p><strong>5-</strong> &#8220;ıleriki zamanda kadınlar kocalarını dinlemeyecek, gençler fâsıklığa meyledecek, cihad terk edilecektir. Daha ileriki bir zamanda emr-i maruf ve nehy-i münker yapılmayacaktır. Daha ileriki bir zamanda hayır şer, şer de hayır olarak görülecektir. Daha ileriki bir zamanda şer emredilecek, hayır nehyedilecektir. Bozulma bu aşamaya gelince, ALLAH Teâlâ insanlara öyle bir fitne verecektir ki, ondan nasıl kurtulacaklarını bilemeyeceklerdir.&#8221; (ıbnu Ebid-Dünya)</p>
<p><strong>6-</strong> &#8220;Haksız olarak birisi öldürülür veya dövülür de olayı gördüğü hâlde önlemeye çalışmayan kimse mel&#8217;ûndur.&#8221; (Beyhakî)</p>
<p>Kötülük görülür veya duyulursa, onu önlemeye çalışmak vacip olduğu için, bu mesuliyetten kurtulmanın çaresi, kötülük işlenen yerlerden ve onu işleyen kimselerden uzak durmak ve bununla ilgili haber ve dedikoduları takip etmemektir. Çünkü ihtiyaç ve zaruret bulunmadığı hâlde, kötülüklerle yüz yüze gelen veya onları sorup soruşturup öğrenen bir kimse, emr-i maruf ve nehy-i münker yapmakla yükümlüdür. Bu durumda gücünün yetmemesi de onun için mazeret oluşturmaz. Mazeret, ancak emr-i vakilerle karşılaşan kimseler için geçerlidir. Bundan dolayı, seleften bazı zatlar, kötülükleri önleyemeyeceklerini anlayınca çarşı &#8211; pazar ve toplulukları terk edip uzlete çekilmişlerdir. Bazıları da yolda geçerken gözlerini bağlamışlardır.</p>
<p><strong>7-</strong> &#8220;Bir günah işlenmesi sırasında hâzır olan ve fakat ondan rahatsızlık duyan bir kimse, onu görmemiş gibi olur; o sırada hâzır olmadığı hâlde ondan memnuniyet duyan bir kimse ise onu görmüş gibi olur.&#8221; (ıbnu Adiyy)</p>
<p>Bu hadisteki hâzır olmak sözü, mecburiyetten dolayı veya tesadüfen rast gelmek anlamındadır. Çünkü kasıtlı olarak hazır bulunan, rahatsızlık duysa bile emr-i maruf ve nehy-i münker yapmadıkça vebalden kurtulmaz. Bu hadis, hazır olmadığı hâlde, işlenen günahtan memnuniyet duyan bir kimsenin de vebale girdiğini bildirmiştir.</p>
<p><strong>8-</strong> &#8220;Bir kimse bildiği doğruyu, insanlardan korktuğu için söylemekten çekinmesin. Çünkü insanlar, ne onun muayyen olan ecelini çabuklaştırabilirler, ne de mukadder olan rızkını geciktirebilirler.&#8221; (Tirmizî, ıbnu Mâce, Beyhakî)</p>
<p>Abdullah ıbni Mes&#8217;ûd (ra) şunu söylemiştir: &#8220;ALLAH Teâlâ insanlara peygamber gönderir.</p>
<p>Peygamber, onların içinde kaldığı sürece onlar ALLAH Teâlâ’nın kitabı ve emriyle amel ederler. Onun vefatından sonra ashâb ve havarileri de ALLAH Teâlâ’nın kitabı ve onun sünneti ile amel ederler. Bunlardan sonra ise insanlar dilleriyle söylerler, fakat söyledikleriyle amel etmezler. Bunlarla eli ve diliyle cihad etmek her müslümanın görevidir. Bu cihada gücü yetmeyenler ise onlardan iğrensinler. Bu kadarlık tepkiyi de göstermeyenler, müslüman olduklarını söylemesinler.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu sahabî şunu da söylemiştir: &#8220;Vaktiyle bir şehir halkı günah işliyorlardı. Aynı şehirde dört âlim zat da vardı. Bunlardan birincisi onları uyardı ve günahlardan vazgeçirmeye çalıştı. Fakat, onu dinlemediler. Bunun üzerine kendisi onlara kızdı, onlar da ona kızdılar. Kendisi onları dövdü, onlar da onu dövdüler. Bundan sonra, çekilmek zorunda kaldı. ıkincisi aynı şekilde onları uyardı, onu da dinlemediler. Kendisi onlara kızdı, onlar da kendisine kızdılar. O da onları terk etti. Üçüncüsü onları uyardı, fakat o da bir sonuç alamadı ve onları terk etti. Dördüncüsü, kendi kendisine: &#8216;Bunları uyarsam, onlara kızsam, onları dövsem de boşunadır.’ dedi ve sessizce içlerinden çekildi. ALLAH Teâlâ, bunları günah işleyenlere karşı gösterdikleri tepkiden dolayı mükâfatlandırırken, en az sevap alan dördüncüsü oldu.&#8221;</p>
<p>Abdullah ıbni Abbas (ra) şunu anlatmıştır: &#8220;ALLAH Rasûlü’ne, &#8216;Ya Rasûlullah! ıçinde sâlih kimselerin de bulunduğu bir şehir (veya ülke), günahlar yüzünden helâk edilir mi?’ diye soruldu. Kendisi: &#8216;Evet, o sâlih kimseler günahların işlenmesine karşı tepkisiz kalıp sustukları takdirde helâk edilirler.’ buyurdu.&#8221; (Taberanî, Bezzâr)</p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Bazı râviler, vaktiyle kırk bin sâlih ve atmış bin fasıkın birlikte yaşadıkları bir şehrin, fâsıkların günahları ve sâlihlerin suskunluğu yüzünden helâk edildiğini söylemişlerdir.<br />
</span><br />
Ebu Ubeyde (ra) şöyle demiştir: &#8220;Ben, &#8216;Ya Rasûlullah! ALLAH yanında en üstün şehid hangisidir?’ diye sordum. Peygamberimiz, &#8216;En üstün şehid o kimsedir ki, zâlim bir hükümdara karşı emr-i maruf ve nehy-i münker yapar ve bu sebeple onun tarafından öldürülür.’ dedi.&#8221; (Bezzâr)</p>
<p>Câbir&#8217;in rivayetine göre, Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: &#8220;şehidlerin en üstünü Hamza ıbni Abdulmuttalib&#8217;tir. Onun altındaki ise, zâlim bir hükümdara karşı emr-i maruf ve nehy-i münker yaptığı için öldürülen kimsedir.&#8221; (Hâkim)</p>
<p>Hz. Ömer (ra) şöyle demiştir: &#8221; Birbirine adâleti emretmeyen bir kavim ne kötü bir kavimdir! Birbirine emr-i maruf ve nehy-i münker yapmayan bir kavim ne iğrenç bir kavimdir!&#8221;</p>
<p>Huzeyfe (ra) şöyle demiştir: &#8220;Karşılaştığı kötülüğü eliyle, diliyle veya bunlara gücü yetmediği takdirde kalbiyle değiştirmeye çalışmayan bir kimse yaşayan bir ölüdür.&#8221;</p>
<p>Mâlik ıbni Dinar (ra) şöyle demiştir: &#8220;ısrailoğulları döneminde bir âlim vardı. Bir gün, oğlunun bir günah işlediğini gördü ve önemsemeyerek sadece, &#8216;Yapma be oğlum!’ dedi. ALLAH Teâlâ, onun bu gayret azlığına kızdı ve üzerine musibetler yağdırdı. Bu cümleden olarak kendisi düşüp belini kırdı, hanımı düşük yaptı ve oğlu öldü.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center">Bilâl ıbni Sa&#8217;d (ra) şöyle demiştir: &#8220;Günah gizli işlendiği zaman, yalnızca sahibine zarar verir; açıkça işlenip önü alınmadığı zaman ise umuma zarar verir.&#8221;</p>
<p>Hz. Ali (ra) şöyle demiştir: &#8220;Önce elle cihadı, sonra dille cihadı, sonra da kalple cihadı terk edeceksiniz. O zaman da kalpleriniz baş aşağı çevrilip içindeki iman ve marifet kalıntısı dökülecektir.&#8221;</p>
<p>Sehl ıbni Abdullah (ra) şöyle demiştir: &#8220;Uyarı ve nasihatin fayda vermediği bir toplum içindeki bir kimse, ALLAH Teâlâ’nın emirlerini kendi şahsî hayatına tatbik eder ve bunları fiil ve amel hâlinde sergilerse, emr-i maruf ve nehy-i münker yapmış olur.&#8221;</p>
<p>ALLAH Teâlâ, tam olan merhamet ve şefkatinden dolayı din konusunda kullarına ancak güçlerinin yettiği işleri emretmiştir. Bu husus Kur’ân-ı Kerim&#8217;in yedi âyetinde tekrarlanmıştır.</p>
<p>Emr-i maruf ve nehy-i münkerde güç ve takat söz konusudur. Onun için Peygamberimiz, &#8220;Sizden kim bir kötülük görse, onu eliyle değiştirsin, buna gücü yetmezse, diliyle değiştirsin (uyarıda bulunsun, nasihat etsin), buna da gücü yetmezse kalbiyle değiştirsin (iğrensin, rahatsız olsun.)&#8221; (Müslim) buyurmuştur. Bu son tepkiye gücün yetmemesi söz konusu olmadığı için bu kadarlık tepki kesin olarak farzdır. Bu tepkiyi göstermemek gücün yetmemesinden değil, imanın yetmemesindendir.</p>
<p>Hâl bu olunca, birinci ve ikinci tepkileri göstermeye gücü yetmeyenler, üçüncü tepkiyle yetinmekte mazurdurlar.</p>
<p>Fudayl&#8217;a, &#8220;Neden hükümdarı eleştirmiyorsun?&#8221; diye sormuşlar.</p>
<p>&#8220;Buna gücüm yetmiyor.&#8221; demiş ve bunu şöyle açıklamıştır:</p>
<p>&#8220;Bazı kimseler bu işi yapınca, zâlimler tarafından hapsedilip işkenceye maruz bırakılırlar. Fakat, bu sıkıntılara dayanamazlar ve ALLAH Teâlâ&#8217;dan acilen istedikleri yardım gelmeyince de O&#8217;nun hakkında kötü şeyler düşünüp küfre girerler. Ben, bunların durumuna düşmek istemiyorum.&#8221;</p>
<p><strong><span style="text-decoration:underline;">Emr-i maruf yapmaya kalkan kimseler, bundan doğabilecek kötü sonuçları da göze almalıdırlar. Çünkü, hakkı söylemek haksızların hışmına sebep olur.</span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration:underline;">Emr-i marufun nasıl yapılması gerektiğini de bilmek lâzımdır. Çünkü bundan maksat, hır gür çıkarmak veya kahramanlık taslamak değil, iyi sonuç almaktır. ıyi sonuç almak ise, işi usulünce yapmayı gerektirir. Onun için, bilgisiz ve usulsüzce yapılan emr-i maruf ve nehy-i münker bunları hiç yapmamaktan daha kötüdür.</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center">
Emr-i maruf ve nehy-i münker yapmaya &#8220;hisbe&#8221; denir. Bu görevi yapan kimseye de &#8220;muhtesip&#8221; ismi verilir. Vaktiyle hisbe, resmî bir görev olarak devlet teşkilâtı içinde yer alırdı. Bir çeşit ahlâk zabıtası olan muhtesipler de, halk içinde dolaşır ve onlara karşı bu görevi resmî olarak ifâ ederlerdi. Bu göreve atanan kimselerde müslüman olmak, akıllı, baliğ ve güçlü olmak şartları aranırdı. Ancak hisbe, resmî olan görevle sınırlı değildir. Çünkü bu, bütün müslümanların dinî görevidir.</p>
<p>Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: &#8220;Sizden kim bir kötülük görse onu eliyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin; buna da gücü yetmezse kalbiyle değiştirsin. Bu sonuncusu imanın ez zayıf hâlidir.&#8221; (Müslim)</p>
<p>Resmî veya gayr-i resmî bir şekilde ifâ edilen hisbe ile ilgili bilinmesi, uyulması ve uygulanması gereken hükümler maddeler hâlinde şöyledir:</p>
<p>1- Bu görevi kendi nefsine karşı da ifâ etmek. ALLAH Teâlâ, kendi nefislerini bırakıp yalnızca başkalarına karşı bu görevi yapmaya çalışanları kötüleyerek şöyle buyurmuştur: &#8220;Siz başkalarına iyiliği emrediyor da kitabı okuduğunuz hâlde kendi nefsinizi unutuyor musunuz? (Bunun doğru olmadığını) anlamıyor musunuz!&#8221; (Bakara, 44)</p>
<p>&#8220;Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niye söylüyorsunuz? Yapmayacağınızı söylemek ALLAH yanında büyük bir kızgınlığa sebeptir.&#8221; (Sâff, 2, 3)</p>
<p>Peygamberimiz da şöyle buyurmuştur: &#8220;ısrâ&#8217;ya götürüldüğüm gece, bir mezarlığın yanından geçtim. Orada yatan bazı kimselerin dilleri ateş makaslarla kesiliyordu. Bunların kimler olduğunu sordum. Cebrâil (as), &#8216;Bunlar, hayrı emredip kendileri onu yapmayan, şerden menedip kendileri ondan sakınmayan kimselerdir.’ dedi.&#8221; (Geçti)</p>
<p>Rivayet edildiğine göre, ALLAH Teâlâ Hz. ısâ&#8217;ya indirdiği bir vahiyde şunu söylemiştir: &#8220;Ey insan! Önce kendine va&#8217;zet. Eğer va&#8217;zını tutarsan o zaman başkasına da va&#8217;zet. Kendin tutmadan başkasına va&#8217;zedersen benden utan!&#8221;</p>
<p>Bu hususun önemi şundandır: Bir insan kendi kendisini ıslâh etmezse, başkasını ıslah edemez. Çünkü bu durumda, ne kendisi başkasını ıslah etmek için ciddî ve samimî bir çaba sarf eder, ne de başkası onun kötü hâllerini görmezlikten gelip sözlerini ciddiye alır. Ancak bu gerçek, kendisi amel etmeyen bir insanın başkasına karşı hisbe görevini yapmaması gerektiği anlamına gelmez. Çünkü hisbe, müslüman olan ve gücü yeten herkese farzdır. Farzlar, kişinin kendi günahları yüzünden sakıt olmazlar. Kaldı ki, peygamberlerin dışında masum ve hiç günahsız olan insan sayısı yok denecek kadar azdır. Bu sebeple, Said ıbni Cübeyr (ra) şöyle demiştir:</p>
<p>&#8220;Eğer emr-i maruf ve nehy-i münkeri sadece marufu yapan ve münkerden kaçan kimse yapsın, denirse, bu görevi yapacak kimse bulunmaz.&#8221; Bu söz, ımam Mâlik&#8217;in de hoşuna gitmiştir. Ancak buna rağmen, kendisi yapmayan bir kimsenin bir işi başkasına yaptırmaya kalkışması nefret uyandırıcı bir hâldir. Çünkü bunun anlamı, daha önemli olan bir işi bırakıp daha az önemli olan bir işle uğraşmaktır. Bu ise din, akıl ve maslahat açısından yanlış, çirkin bir yöntemdir. Hiç şüphe yoktur ki, insanın kendi kendisini ıslâh etmesi, başkasını ıslah etmeye kalkışmasından daha önemlidir. Ve yine hiç şüphe yoktur ki, ebedî olan ahiret işleri fâni ve geçici olan dünya işlerinden daha önceliklidir. Bu sebeple, dünya işlerine öncelik vermek de aynı şekilde çirkin ve nefreti muciptir.</p>
<p>2- Zor kullanmak ve haram olan maddeleri kırıp dökmek için devlet tarafından görevli olmak. Çünkü görevli olmayan bir kimsenin kırıp dökmek şeklinde hisbe yapmaya kalkışması fitne ve kavgaya yol açabilir. Fitne ve kavga ise çoğu zaman önlenmeye çalışılan kötülükten daha büyük kötülükler getirir. Ancak böyle bir tehlike yoksa veya söz konusu kötülük her şeye rağmen önlenmesi gereken büyüklük ve çirkinlikte ise, o zaman kırıp dökme yöntemi de kullanılır.</p>
<p>3- Hisbeye en aşağı basamaktan başlamak ve maksadın hâsıl olduğu yerde durmak. Bu basamaklar aşağıdan yukarıya doğru şöyledirler:</p>
<p>Birinci basamak, karşı tarafı bilgilendirmektir. Eğer yapılan kötülük bilgisizlikten kaynaklanmışsa, bilgilendirmek sorunu halleder. Hiç şüphe yoktur ki, bilgilendirmek bilmeyi gerektirir. Bu sebeple, bilgilendirmeye kalkan kimsenin konunun mahiyetini ve dinî hükmünü doğru bir şekilde bilmesi lâzımdır. Onun için hisbe, câhillerin işi değildir.</p>
<p>ıkinci basamak, yumuşak ve kalbi etkileyen sözlerle nasihat etmek.</p>
<p>Üçüncü basamak, kızgınlık ve kararlılık belirten sert sözler kullanmak.</p>
<p>Dördüncü basamak, kötülüğü zor kullanarak önlemektir. Zor kullanmanın bir şartını biraz önce zikrettik. Diğer bir şartı da onu saygı duyulması gereken kimselere karşı kullanmamaktır. Bu sebeple, evlad anne-babasına, kadın kocasına, talebe hocasına, vatandaş devlet erkânına karşı bu yöntemi kullanmamalıdır. Çünkü bu sınıf insanlara karşı değişen ölçülerde saygı duyulması emredilmiştir. Bu saygıyı kendileri kişisel olarak hak etmeseler bile, sahip oldukları sıfatlar bunu gerektirir.</p>
<p>Beşinci basamak, kötülüğü önlemek için kavga etmek ve gerekirse savaşmaktır. ALLAH Teâlâ şöyle buyurmuştur: &#8220;Müminlerden iki taife birbiriyle kavga ederlerse, onları (hukuk ölçüleriyle) barıştırın. şayet bir taraf haksız olarak kavgayı sürdürmeye çalışırsa, siz de onunla kavga edip savaşın.&#8221; (Hucurât, 9)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center">
<p>Yukarıda da değinildiği gibi, devlet erkânına karşı hisbenin ikinci basamakta, yani sözle nasihatte kalması gerekir. Peygamberimiz onu bu sınırda tutarak şöyle buyurmuştur:</p>
<p>&#8220;Cihadın en üstünü zâlim olan devlet erkânına karşı hak sözünü söylemektir.&#8221; (Ebu Dâvûd, Tirmizî, ıbnu Mâce)</p>
<p>Selefin bu insanlara karşı hisbesi de her zaman söz ve nasihat şeklinde olmuştur. Örneğin, Emevî Devletinin Medine Valisi Mervan ıbni Hakem, bayram hutbesini namazdan önce okumak isteyince cemaat içinde bulunan bir zat, sesini yükselterek, &#8220;Bayram hutbesi namazdan sonradır.&#8221; dedi. Onun arkasından sahâbi Ebu Said el-Hudrî aynı şeyi söyleyerek onu teyid etti. Bu sözler üzerine, Mervan bu yanlış işten vazgeçti.</p>
<p>Abbasî Devletinin Halifesi el-Mehdi, hicrî 166. senesinde hacca gitmişti. Kabe&#8217;yi tavaf etmek istediği zaman, diğer hacı ve ziyaretçileri alandan uzaklaştırmıştı. Bunun üzerine, Abdullah ıbni Merzuk onun karşısına çıkıp şöyle dedi: &#8220;ALLAH Teâlâ, evinin tavaf ve ziyaretini bütün kullarına eşit bir şekilde emretmişken, sen bu ayırım ve ayrıcalığı ne diye yapıyorsun? Kur’ân-ı Kerim&#8217;deki, &#8216;Küfredip insanları ALLAHın yolundan ve O&#8217;nun yerli ve yabancı herkese açık tuttuğu evinden uzaklaştıranlara, bu zulümleri sebebiyle elemli bir azap tattırırız.’ (Hac, 25) ayetinin tehdidinden korkmuyor musun?!&#8221; Bu haklı ve yerinde uyarıya kızan el-Mehdi, bu zata yıllarca hapis ve çile çektirdi.</p>
<p>Bu Halife, Minâ&#8217;da cemrelere taş atarken de etrafı boşaltmıştı. Bu sefer de Sufyân es-Sevrî onu eleştirdi ve kendisine şunu söyledi: &#8220;Görgü şahidi Kudâme el-Kilâbî&#8217;nin naklettiğine göre, Peygamberimiz burada bir deve üstünde cemrelere taş atarken kimse dövülmemiş, kovulmamış ve taş atmaktan menedilmemiştir. Fakat senin muhafızların hacıları dövüp kovuyor ve onları sağa sola dağıtıyorlar!&#8221;</p>
<p>Mehdi: &#8220;Ey Sufyân! Benim yerimde Mansur olsaydı, senin bu eleştirine tahammül etmezdi&#8221; dedi. (Mansur, Mehdi&#8217;nin babası ve ondan önceki Halifedir.)</p>
<p>Sufyân: &#8220;Mansur, şimdi kabir âleminde gördüklerini sana söyleseydi, sen bu yaptığını yapmazdın.&#8221; dedi ve uzaklaşıp gitti. Kızmış olan Mehdi, cezalandırmak için bir süre onu arattıysa da bulamadı.</p>
<p>Harun er-Reşid&#8217;in hizmetçisi, saraya bir çalgı âleti götürüyordu. Yolda karşılaştığı bir adam, âleti onun elinden aldı ve taşa vurup kırdı. Hizmetçi olayı saraya bildirince, bu zat alınıp Harun&#8217;un huzuruna çıkarıldı. Harun ona, âleti niçin kırdığını sordu.</p>
<p>Adam şöyle dedi: &#8220;Ey Harun! Senin baba ve dedelerin hutbelerde, &#8216;ALLAH adaleti, iyiliği, akrabaya yardımı emrediyor, çirkin işi, kötü şeyi ve zulmü de nehyediyor&#8230;’ (Nahl, 90) ayetini okumuşlardır. Ben de bir kötü şey gördüm ve onu ALLAH Teâlâ adına nehyettim.&#8221;</p>
<p>Nasihatlerden etkilenen bir yapıya sahip olan Harun, adama, &#8220;ıyi yapmışsın. Bundan sonra da aynı şeyi yap.&#8221; dedi ve kendisine bir kese para verilmesini emretti. Fakat adam parayı almadı.</p>
<p>Mahkeme reisi mevkiinde oturan Halife Me’mun&#8217;un huzuruna bir sanık getirilmişti. Me’mun&#8217;un önünde bir fıkıh kitabı vardı. Kendisi yanındakilerle konuşmaya dalınca unuttuğu kitap yere düştü. Kitabın yerden kaldırılmadığını gören sanık, Halifeye seslenerek şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;ıçinde ALLAH Teâlâ’nın isimleri bulunan kitabı ya siz yerden kaldırın, ya da bana izin verin, ben kaldırayım.&#8221;</p>
<p>Me’mun, bu uyarı üzerine kitabın yere düşmüş olduğunu fark etti ve onu alıp dizlerinin üstüne koydu.</p>
<p align="center">
<p align="center">4- Gücün yetmesi. Bu husus, hisbenin vacip olmasının şartıdır. Bu sebeple, gücü yetmeyen bir kimseye el ve dille hisbe yapmak vacip değildir. Böyle bir kimse, kalbinde kötülüğe karşı rahatsızlık, huzursuzluk ve nefret duymakla sorumluluktan kurtulur. Bu tepkiyi duymak iman varlığının tabiî ve asgarî sonucudur. Çünkü ALLAH Teâlâ&#8217;ya iman eden bir kimse, O&#8217;nun emirlerinin çiğnenmesinden zorunlu olarak rahatsız olur. Aynı şekilde, O&#8217;na itâat edilmesinden ve emirlerinin yerine getirilmesinden de mutluluk ve lezzet duyar.</p>
<p>Abdullah ıbni Mes’ûd (ra) şöyle demiştir: &#8220;Kötülüklere karşı elinle cihad et; buna gücün yetmezse, hiç olmazsa yüzünü buruştur.&#8221;</p>
<p>Gücün yetmemesi iki türlüdür:</p>
<p>Birincisi, maddî yönden zayıf olmaktır.<br />
ıkincisi ise, kaldıramayacağı bir zarara uğramak ihtimalidir.</p>
<p>ınsanlar, genellikle eleştirilmekten hoşlanmazlar. Bu yüzden, şöyle veya böyle bir tepki gösterirler. Fakat bazı tâği ve baği kimseler, kendilerini eleştirene büyük zararlar vermeye kalkarlar. Böyle bir ihtimal söz konusu ise, hisbe vacip değildir. Bu durumda yapılması gereken şey, kötülüğün yapılmasını görmemeye ve onunla ilgili haberleri duymamaya çalışmaktır. Bundan sakınmak mümkün olmadığı zaman da, gücün yetmesi hâlinde hicret etmek vaciptir.</p>
<p>5- Hisbe yapmanın az da olsa faydalı olması ihtimalinin bulunması. ALLAH Teâlâ şöyle buyurmuştur:<br />
&#8220;Öğüt vermek fayda verirse öğüt ver.&#8221; (A&#8217;lâ, 9) Böyle bir ihtimal hiç yoksa, hisbe yapmak vacip değildir. <span style="text-decoration:underline;">Ve eğer bununla birlikte zarar görmek veya hakarete uğramak da kuvvetle muhtemel ise, bu durumda hisbe yapmaya kalkışmak câiz değildir.</span> Çünkü mümin, faydasız yere kendini zarara veya hakarete uğratmaktan sakınmakla mükelleftir.</p>
<p>Genellikle, hisbe, mümin olan kimselere fayda vermekten hâli değildir. Onun için ALLAH Teâlâ &#8220;Öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere fayda verir.&#8221; (Zâriyât, 55) buyurmuştur. Fakat, kalpleri mühürlenmiş kimselere o hiç fayda vermez. ALLAH Teâlâ bunlar hakkında da şöyle buyurmuştur: &#8220;Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için fark etmez. Onlar iman etmezler. ALLAH onların kalplerini mühürlemiştir.&#8221; (Bakara, 6, 7)</p>
<p>6- Hisbeyi riya ve gösteriş için yapmamak. Ebu Süleyman ed-Dârânî (ra) şöyle demiştir: &#8220;Benim de hazır bulunduğum bir mecliste Halife doğru olmayan bir söz söyledi. Ben onu bu sözüne karşı uyarmak istedim. Bundan dolayı beni öldüreceğini de biliyordum. Fakat beni düşündüren bu değildi. Ben, meclistekilerin bana takdirkâr gözlerle bakmalarından hoşlanıp riyaya girmekten korktum ve bu yüzden sustum.&#8221;</p>
<p>Dâvûd et-Tâî&#8217;ye, &#8220;Bir kimse olsa da şu devlet ricalinin karşısına çıkıp onlara emr-i maruf ve nehy-i münker yapsa!&#8221; demişler.</p>
<p>Dâvûd (ra), &#8220;Bir kimse bunu yapsa onun öldürülmesinden korkarım.&#8221; demiş. &#8220;Buna razı olsa ne olur?&#8221; demişler. Dâvûd, &#8220;O zaman da ben onun için gizli bir musibet olan riyadan korkarım.&#8221; demiştir.<br />
Öldürülmek şeklinde de olsa, kendi şahsına gelen zararları göze alabilen bir kimse için hisbe yapmak müstehabtır. Çünkü Peygamberimiz, &#8220;Cihadın en üstünü, zâlim olan devlet erkânına karşı hak olan sözü söylemektir.&#8221; buyurmuştur.</p>
<p>Malumdur ki, hem devlet gücüne sahip, hem de zâlim olan kimseler, kendilerine hakkı söyleyene kızar ve şu veya bu şekilde ona zarar verirler. Buna rağmen, Peygamberimiz, bu kimselere karşı hakkı söylemeyi en üstün cihâd saymıştır.</p>
<p align="center">
<p align="center">7- Bir kötülüğü önlemeye çalışırken daha büyük bir kötülüğe yol açmamak. Bunun için, hisbeden evvel bunun muhtemel sonuçlarını düşünmek ve tartmak lâzımdır. Dinimize göre, bir kötülüğü defetmek için ondan daha küçük bir kötülüğe sebebiyet vermek câizdir; fakat ondan daha büyük bir kötülüğü davet etmek câiz değildir.</p>
<p>Hiç şüphe yoktur ki, kötülüklerin derecelerini tayin etmek ve hangi hareketin hangi sonuçları doğuracağını bilmek ilim ister. Bu sebeple, yeterli miktarda ilmi olmayan kimselerin gelişi güzel hisbe yapmaya kalkışmaları onlara sevaptan çok günah kazandırabilir. Çünkü bunların sebep oldukları zararlar, çoğu zaman gerçekleştirdiklerini zannettikleri yarardan çok fazla olur.</p>
<p>ılimsiz insan da güçsüz insan gibidir. Bu sebeple, ilimsiz insanın da hisbe yapma sorumluluğu yoktur. Onun sorumluluğu ilim öğrenmemesindedir. Kuvvetli olan zan ilim hükmündedir. Zayıf olan zan, vehim, vesvese ve kuruntular ise şer&#8217;î ölçüler değildirler.<br />
Dinin kabul ettiği mazeretlerden dolayı hisbeyi terk etmek müdârâ&#8217;dır. Müdâra, yerine göre câiz veya vaciptir. Hiçbir mazeret bulunmadığı hâlde veya dine göre geçerli olmayan mazeretlerden dolayı bunu terk etmek ise müdâhenedir. Müdâhene haramdır.</p>
<p>ALLAH Teâlâ, vahyin ilk muhatabı olan peygamberimize şöyle buyurmuştur: &#8220;Müşrikler senin müdâhene etmeni (yani, onların küfür ve şirkini eleştirmemeni) temenni ederler. Sen bunu yaparsan onlar da sana karşı müdâhene ederler (seninle uğraşmaktan vazgeçerler). Fakat sen onların temennilerine uyma.&#8221; (Kalem, 9-10)</p>
<p>8- Tecessüs etmemek. Hisbe, ancak gözle görülen ve ortada olan kötülüklere karşı yapılır. Bu sebeple, açıkça görülmeyen ve ortada olmayan kötülükleri bulmak için tecessüs etmek, gizli tutulan hâlleri kurcalamak ve mahremiyetleri çiğnemek câiz değildir. ALLAH Teâlâ, &#8220;Casusluk etmeyin!&#8221; (Hucurât, 12) buyurmuştur. Peygamberimiz da aynı cümle ile casusluğu nehyetmiştir.</p>
<p>(Ancak devlet, gerekli gördüğü hâllerde suçlu şebekelerini ortaya çıkarmak için, bazı mahremiyetlere riâyet etmek şartıyla gizli araştırma yaptırabilir.)</p>
<p>9- Hisbeyi fiilen işlenmekte olan kötülüklere karşı yapmak. Önceden yapılmış veya bundan sonra yapılması muhtemel olan kötülüklere karşı hisbe yapılmaz.</p>
<p>(Bunlardan dolayı yalnızca devlet takibat yaptırıp suçluları cezalandırabilir. ıslâm’ın bazı günahlar için ön gördüğü had’ler da ancak devlet tarafından tatbik edilebilir. Devlet tatbik etmediği takdirde, bu günahların hesabı en büyük mahkeme olan ALLAH Teâlâ’nın mahkemesine kalır. O&#8217;nun mahkemesi ise, hem dünyada, hem de ahirette çalışır. Bu mahkemenin dünyadaki hükümleri musibetler ve acılardır, ahiretteki hükümleri ise ateşler ve azaplardır.)</p>
<p>10- Hak olan mezheplere mensup kimselere karşı farklı mezhep görüşlerinden dolayı hisbe yapmaya kalkışmamak. Bu sebeple, meselâ Hanefî mezhebinden olan bir kimsenin şafiî mezhebinden olan bir kimseyi veya bunun ötekini farklı mezhep görüş ve uygulamalarından dolayı eleştirmesi câiz değildir. Fakat Ehl-i Sünnet dışı mezhep ve ekol mensuplarının doğru olmayan inanç ve uygulamaları eleştirilir.</p>
<p>11- Bir yerde bid&#8217;at ve dalâletler genel kabul görmüş ve çoğunluğun tasvibini kazanmışsa, o yerde bu şeylere karşı hisbe yalnızca ve sadece iknâ edici aklî ve mantıkî delillerle yapılabilir. Çünkü böyle bir ortamda sertlik göstermek ve fiilî hareketlerde bulunmak umumî bir tepki uyandırır ve haklı olan muhtesib&#8217;i haksız durumuna düşürür; hatta bu yüzden dinin kendisi de türlü ithamlara maruz kalır. ıslâmî anlayışın hâkim olduğu bir ortamda ise, kötülüğü önlemek için uygun yerde sertlik de gösterilse, toplum bunu normal görür ve muhtesibe hak verir.</p>
<p>Hakların tahsil edilmesine vesile olan şâhidlik de bir çeşit hisbedir ve o da vaciptir. ALLAH Teâlâ, şöyle buyurmuştur: &#8220;şâhidliği ketmetmeyin. Kim onu ketmederse, günahkâr olur. ALLAH, ne yaptığınızı bilendir.&#8221; (Bakara, 283)</p>
<p>Ancak, diğer hisbe çeşitlerinde olduğu gibi, şâhidlikte de gücün yetmesi ve yeterli bilginin bulunması şarttır. Çünkü, ıslâm dininde ifâsına gücün yetmediği mükellefiyet (teklif-i mâla yutak) yoktur, bilgisizce hareket etmek de yasaktır. Yalancı şâhidlik ise, hiçbir mazereti bulunmayan büyük bir günahtır. Peygamberimiz, bunun helâk edici yedi kebâir&#8217;den biri olduğunu bildirmiştir.</p>
<p>12- Hisbe, nasihat ve va&#8217;zı mümkün mertebe yumuşaklık ve güzellikle yapmak. Bir zat gayret ve hiddete gelip Halife el-Me’mun&#8217;a sertçe nasihat etmeye başlamıştı. Halife, ona şöyle dedi: &#8220;Ey adam! Yumuşak konuş. Bilirsin ki, ALLAH Teâlâ senden daha hayırlı birisini (Hz. Musa&#8217;yı) benden daha kötü birisine (Firavun&#8217;a) uyarıcı olarak gönderdiği zaman, kendisine şu emri vermiştir: &#8216;Ona yumuşak söz söyle. Umulur ki, aklını kullanır da kendine gelir.’ (Tâhâ, 44)&#8221;</p>
<p>Bazı kimseler, nasihat ve uyarılarda kızmayı din gayreti sayarlar. Bu doğru olsa bile, acemice ve faydasız bir gayrettir. Çünkü kızmak kötülüğü daha da derinleştirecekse, bu gayretin dine ne faydası vardır. Onun için, asıl din gayreti kızmakta değil, samimiyette, ihlasta, sonuç almanın icap ve gereklerine uymakta ve sonuç alıncaya kadar çalışmayı sürdürmekte ve sabırlı davranmaktadır. Çünkü sabır koruğu helva hâline getirir.</p>
<p><strong><span style="text-decoration:underline;">Hak söz ilaç gibi şifa verici, fakat acıdır. Bu sebeple, yapılması gereken şey, sertlik ve kızgınlıkla onu daha da acılaştırmak değil, yumuşak üslup ve güzel huyla tatlandırmaktır.</span></strong></p>
<p align="center">
<p align="center">
<p align="center">13- Kişilere yönelik uyarı ve nasihati, mümkün mertebe gizlilik içinde ve başbaşa yapmak. Çünkü çoğu insanlar, açıkça yapılan uyarı, eleştiri ve nasihati izzet-i nefis meselesi hâline getirir ve onu kendilerine yapılmış bir hakaret gibi telakki ederler. Bu yüzden de, onu dinlemek ve kabul etmek yerine, kendilerini savunmaya kalkar ve bile bile haksızlıklarını haklı göstermeye çalışırlar. Bu suretle yeni bir günah daha (günahı savunma günahını da) kazanmış olurlar. Bu ikinci günahı işlemelerine sebep de, uyarıyı uygunsuz bir vaziyette yapan kimse olmuş olur.</p>
<p>Fudayl ıbni ıyâd&#8217;a, gıybet ve dedikodu mahiyetinde, &#8220;Falan âlim, sultanın hediyesini kabul etmiştir.&#8221; demişler. Fudayl, &#8220;O, hak ettiğinden daha az almıştır.&#8221; diye cevap vermiş. Fakat, dedikoducuları savdıktan sonra o âlimle buluşmuş ve gizlilik içinde onu uyarıp bir zâlimin hediyesini kabul etmekle takvaya aykırı hareket ettiğini ve kötü örnek oluşturduğunu söylemiştir.</p>
<p>14- ınsanlardan bir çıkar beklememek ve onların takdir ve övmelerine talip olmamak. Çünkü hisbe, bu beklentilerin tam aksi olan sonuçlar verir. O, çıkarları bozar, takdirleri de tenkidlere ve kötülemelere çevirir.<br />
Tevrat&#8217;ta şöyle denildiği rivayet edilmiştir: &#8220;Kişi hisbe yaptığı zaman, çevresindekiler onu sevmezler.&#8221;</p>
<p>Seleften bir zat, oğullarına şu vasiyeti yapmıştır:<br />
&#8220;ıyiliği emredip kötülüğü nehyettiğiniz zaman, gelecek tepkilere hazırlıklı olun ve ALLAH Teâlâ’nın size vereceği sevabı düşünün. Bu size moral ve dayanma gücü kazandırır. Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;de nakledildiği üzere, Lokman Hekim oğluna şu nasihatte bulunmuştur: &#8220;Yavrum! Namaz kıl, emr-i maruf ve nehy-i münker yap, bundan dolayı başına gelene de sabret. Çünkü bu olması gereken şeydir.&#8221; (Lokman, 17)</p>
<p>Hz. Ali (ra), Hz. Ömer (ra) için şunu söylemiştir: &#8220;ALLAH Ömer&#8217;e yardımcı olsun. O, acı da olsa yalnızca hakkı söyler. Hakkı söylemek, onu dostu olmayan bir adam hâline getirmiştir.&#8221;</p>
<p>Vaktiyle bir zat, evinde bir kedi beslermiş; civardaki bir kasap da ona bunun için parasız kemik verirmiş. Bu zat bir gün kasabın bir hatasına muttali olmuş ve onu uyarmak istemiş. Fakat bundan önce eve gelmiş ve kediyi evden çıkarıp kovmuş. Ondan sonra dönüp gerekli uyarıyı yapmış. Kasap, kızmış ve, &#8220;Artık sana kemik vermeyeceğim!&#8221; demiş. O zat da tebessüm ederek, &#8220;Zaten buna hacet kalmadı. Çünkü ben kediyi kovdum.&#8221; demiştir.</p>
<p><strong><span style="text-decoration:underline;">Çıkar ilişkisi veya ümidi hisbenin önünde büyük bir engeldir. Bu engel, ancak insanlardan ümid kesip ALLAH Teâlâ’nın rahmetine inanmak ve O&#8217;nun rızasına talip olmakla yıkılabilir.</span></strong></p>
<p align="center"><strong><a href="www.ilimhazinem.com" target="_blank">Alintidir&#8230;</a><br />
</strong></p>
<br />Filed under: <a href='http://ilhanerol.wordpress.com/category/din-i-islam/'>Din-i İSLAM</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ilhanerol.wordpress.com/3226/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ilhanerol.wordpress.com/3226/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ilhanerol.wordpress.com/3226/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ilhanerol.wordpress.com/3226/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ilhanerol.wordpress.com/3226/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ilhanerol.wordpress.com/3226/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ilhanerol.wordpress.com/3226/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ilhanerol.wordpress.com/3226/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ilhanerol.wordpress.com/3226/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ilhanerol.wordpress.com/3226/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ilhanerol.wordpress.com/3226/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ilhanerol.wordpress.com/3226/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ilhanerol.wordpress.com/3226/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ilhanerol.wordpress.com/3226/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3226&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/21/iyiligi-emretmek-kotulukten-sakindirmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/904949e3549beffbb41b449f30382167?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ilhanerol</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>EMR-İ MA’RUF NEHY-İ MÜNKER</title>
		<link>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/20/emr-i-maruf-nehy-i-munker/</link>
		<comments>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/20/emr-i-maruf-nehy-i-munker/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2011 20:53:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilhanerol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Din-i İSLAM]]></category>
		<category><![CDATA[EMR-İ MA’RUF]]></category>
		<category><![CDATA[EMR-İ MA’RUF NEHY-İ MÜNKER]]></category>
		<category><![CDATA[NEHY-İ MÜNKER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilhanerol.wordpress.com/?p=3216</guid>
		<description><![CDATA[EMR-İ MA’RUF NEHY-İ MÜNKER &#8211; (Genel Bakış) Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münker yani iyiliği yayma ve kötülüğü önlemeye çalışma, içinde yaşanılan asrın şartlarına göre yapılış keyfiyeti farklılık arz etse de, inanan insanların ifa ve icra etmesi gereken bir vecibe ve ilkedir. Emr-i bi’lma’ruf ve nehy-i anil münkere günümüzde her devirden daha çok ihtiyaç olduğu ortadadır. <a href="http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/20/emr-i-maruf-nehy-i-munker/" class="excerpt-more-link">[&#8230;]</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3216&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color:#ff0000;"><strong>EMR-İ MA’RUF NEHY-İ MÜNKER &#8211; (Genel Bakış)</strong></span><strong></strong></h3>
<p><strong><a href="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/87e0wa3qf9.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3217" title="87e0wa3qf9" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/87e0wa3qf9.jpg?w=500" alt=""   /></a></strong></p>
<p>Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münker yani iyiliği yayma ve kötülüğü önlemeye çalışma, içinde yaşanılan asrın şartlarına göre yapılış keyfiyeti farklılık arz etse de, inanan insanların ifa ve icra etmesi gereken bir vecibe ve ilkedir. Emr-i bi’lma’ruf ve nehy-i anil münkere günümüzde her devirden daha çok ihtiyaç olduğu ortadadır. Bu hususta ne kadar çalışma yapılsa yerindedir.</p>
<p>Her ne kadar bu konuda yazılan mezkur eserler ve çalışmalar karşısında bizim bu konuya temasımız ilam-ı malum kabilinden sayılsa da çam sakızı çoban armağanı nev’inden ve önemine binaen bu konuda bir makale yazmayı uygun bulduk. Ancak oldukça geniş olan bu konuyu bütün detaylarıyla ele alacak değiliz. Biz burada sadece emir ve nehyin sözlük ve terim anlamlarına, emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münkerin dindeki yerine, önemine, ihmalinde başımıza gelebilecek kötü sonuçlara temas etmeye çalışacağız.<span id="more-3216"></span></p>
<p><strong>Emr-i bi’l-Ma’ruf ve Nehy-i ani’l-Münkerin Dindeki Yeri</strong></p>
<p>Dinde önemli bir yer ihraz eden emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münkerin farz olduğu hususunda âlimler arasında ihtilâf yoktur. Çünkü Kitap, Sünnet ve icmadan oluşan deliller, bu görevin farz olduğunu teyit eder. Meselâ Kur’ân-ı Kerim’in bir âyetinde şöyle buyrulur:</p>
<p>“<strong>Ey iman edenler! İçinizden hayra çağıran, iyiliği yayıp kötülükleri önlemeye çalışan bir topluluk bulunsun.”</strong> (Âl-i İmrân, 3/104)<br />
Bir başka âyette de şöyle buyrulmaktadır:</p>
<p>“<strong>(Lokman oğluna nasihat ederken dedi ki): Evlâdım, namazı hakkıyla ifa et, iyiliği yay, kötülüğü de önlemeye çalış ve başına gelen sıkıntılara sabret. Çünkü bunlar azim ve kararlılık gerektiren işlerdendir.</strong>” (Lokman, 31/17)</p>
<p>Hazreti Peygamber’in “<strong>Sizden kim (sünnetimize uymayan) bir kötülük görürse (seyirci kalmayıp) onu eliyle düzeltsin. (El ile düzeltme yetkisi devletin yetkisi içindedir. Yoksa herkes eliyle düzeltmeye kalkarsa kaos olur.) Buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu kadarı da imanın en zayıf mertebesidir.</strong>” hadisiyle, iyiliği yayıp kötülüğü önlemeye çalışmanın önemine dâir zikretmiş olduğumuz “<strong>Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüze saygı göstermeyen, iyiliği yaymayan ve kötülüğü önlemeye çalışmayan bizden değildir</strong>” hadisi ve daha başka hadisler de mezkûr âyetlerin hükümlerini teyit etmektedir.<br />
İcmâa gelince, İslâm’ın ilk asrında ve müteâkip asırlarda gelen bütün âlimler, emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münkeri dinin temel prensiplerinden saymışlar, tavsiye etmişler ve bu görevi ifa etmeyeni kınamışlardır.</p>
<p>Farz olduğu Kitap, Sünnet ve icmâ ile sübut bulan bu ilkenin farz-ı ayn veya farz-ı kifâye olduğu hususunda âlimler ihtilâf etmişlerdir. Bu ihtilâf, âlimlerin âyetlerde geçen bazı lafızları farklı yorumlamalarından kaynaklanmaktadır. Bir gruba göre emr-i bi’l-ma’ruf ve nehyi ani’l-münker farz-ı kifâyedir. Cenaze namazında olduğu gibi bir kısım insanların bu görevi ifa etmesiyle diğerlerinin üzerinden sorumluluk düşer.</p>
<p>Âlimlerden bazısına göre ise bu görevi insanlardan bir kısmının yerine getirmesiyle diğer insanlardan sorumluluk düşmez.</p>
<p>Bu her iki grubun da ileri sürdükleri bazı deliller vardır. Cumhurun görüşü, bu görevin farz-ı kifâye olduğu yönündedir. Böyle de olsa İslâm ümmetinden bir grubun bu görevi mutlaka yerine getirmesi gerekir. Ancak bu sayede müslümanlar arasında öğütleşme, birbirlerini aydınlatma ve irşat etme gibi önemli hususlar gerçekleşir ve yine bu sayede İslâm toplumunda bir bütünlük meydana gelir. Toplum; günah, bozgunculuk ve kötülüklerden temizlenir. Bu görevin yerine getirilmemesi durumunda ise, ne ibâdetler korunabilir, ne hükümler uygulanabilir ve ne de muâmelâtta dinin hâkimiyeti söz konusu olabilir.</p>
<p>Her ne kadar cumhur, Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’lmünkerin farz-ı kifâye olduğu yönünde görüş belirtmiş ise de, Bediuzzaman Said Nursi Hazretlerine göre günümüzde bu önemli vazife farz-ı ayndır. Onun “<strong>Şehit velidir. Cihad farz-ı kifaye iken farz-ı ayn olmuştur. Belki muzaaf bir farz-ı ayn hükmüne geçmiştir</strong>” (Nursi, Hutbe-i Şamiye, 1960, s. 130) şeklindeki ifadesi, bu görevin farz-ı ayn olduğunu apaçık ortaya koymaktadır.</p>
<p>Cihadın en önemli kısmı emri bil-ma’ruf nehy-i ani’l-münkerdir. Bediüzzaman bu görevin önceden farz-ı kifaye olduğunu ifade ediyor ama içinde yaşadığımız şartlarda bunun farz-ı ayın olması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>“<strong>Bu vazife her ne kadar ‘müeyyidat’tan sayılmışsa da, günümüzde kazandığı farzlar ötesi farz keyfiyetiyle, her mü’mine terettüp etmektedir</strong>” (M. Fethullah Gülen, İnancın Gölgesinde, 2: 197) diyen M. Fethullah Gülen Hocaefendi de hem bu vazifenin farz-ı ayn olması noktasında Bediüzzaman ile aynı görüşü paylaşmakta hem de Bediüzzaman’ın “<strong>muzaaf bir farz-ı ayn</strong>” şeklindeki ifadesiyle Hocaefendi’nin “<strong>farzlar ötesi farz</strong>” sözü aynı hakikatın farklı şekillerde seslendirilmesinden ibarettir.</p>
<p>Her iki İslâm âliminin günümüz şartlarını dikkate alarak emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münkerin farz-ı ayn olduğuna dair görüşleri oldukça isabetli ve manidardır. Zira bu asırda birçok meselenin yanı sıra bu kudsi görev çok ihmale uğramış ve nemelâzımcılık oldukça yaygın hale gelmiştir. Eskilerin ifadesiyle ateş bacayı sarmakla kalmamış, ateş paçayı sarmıştır. Öyle ki, aynı anne ve babadan olma iki kardeşten birinin gayet dindar olmasına karşın, diğerinin alabildiğine dinden uzak veya ateist olduğu, bilinen gerçekler arasındadır. Bu nedenledir ki, özellikle günümüzde farz-ı ayn derecesine çıkan bu görevi inanan her insanın yerine getirmesi gerekmektedir. Bu hususta az-çok, büyük-küçük demeden herkes ne biliyorsa onu başkalarına aktarmakla yükümlüdür.</p>
<p>Bu görevin sadece fertlere ait olmadığını, devletin de bu görevi icra ve ifa ile yükümlü olduğunu, bunu yaparken de bu görevin usul ve adabına riayet edilmesi ve dayatmalara yer verilmemesi gerektiğini belirten M. Fethullah Gülen Hocaefendi, sözlerini şu ifadelerle sürdürür:</p>
<p>“<strong>Fakat, bir dönemde devlet boyunduruğu yere koyarsa, i&#8217;lâ-yı kelimetullah vazifesini eda etmezse, o zaman her fert o vazifeden sorumlu olur; o vazife, bir farz-ı ayn hâline gelir. Hatta, devlet birkaç müessesesiyle o vazifenin kıyısından köşesinden tutsa bile onun hakkı tam verilemiyorsa, o zaman da bir seferberlik ânı gibi o vazife herkese terettüp eder. Mesela, günümüzde olduğu gibi, din terörle beraber zikredilir olmuşsa, din adına canlı bombalar patlatılıyor ve böylece İslâm&#8217;ın dırahşan çehresi karartılıyorsa.. din bombaların, cinayetlerin gölgesinde anlatılıyor ve dolayısıyla terörle müşterek mütâlâa ediliyorsa.. -Onun tertemiz yüzünü kana bulayanlar yerin dibine batsın.- böyle bir dönemde, doğruyu doğru üslupla ve meşru yollarla anlatmak farz-ı ayn gibi olur</strong>” (Gülen, Ümit Burcu, 151).</p>
<p><strong>Emr-i bi’l-Ma’ruf ve Nehy-i ani’l-Münkerin Önemi </strong><br />
Dinin payandası, umdesi, direği, en hayati dinamiklerinden biri olarak nitelendirebileceğimiz iyiliği yayma ve kötülüğü önlemeye çalışma mânâsını ifade eden emr-i bi’lma’ruf ve nehy-i ani’l-münker, fonksiyonu itibarıyla dinde önemli bir yer ihraz etmektedir. O, İslâm medeniyetinin kurulmasında önemli temel ilkelerden biri olma özelliğini taşıdığı gibi, onsuz İslâm şeriatının varlığını sürdüremeyeceği bir ilkedir aynı zamanda. Yine onsuz namaz, oruç, zekat, hac ve benzeri ibadetlerin icra ve ifası söz konusu olamaz. Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münkerin böylesine hayati bir öneme sahip olduğunda İslâm ümmeti içinde ittifak vardır. Ehl-i sünnet ve’l-cemaat bu vazifeyi yerine getirilmesi gereken bir farz olarak kabul etmiş hatta Mutezile bunu usul-i hamseden/beş temel esastan saymıştır.</p>
<p>Allah’ın seçkin kulları olan peygamberlerin bu görev ile gönderilmiş olmaları, özellikle de Kur’ân-ı Kerim’de Allah’ın, insanlığın şeref tablosu Hazreti Muhammed’i tavsif ederken “<strong>Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve İncil’de vasıfları yazılı o elçiye, o ümmî Peygambere tâbi olurlar. O Peygamber ki kendilerine meşru şeyleri emreder, kötülükleri yasaklar.</strong>” (A’raf, 7/157) demek suretiyle O’nun en önemli vasıflarından birinin ümmîliği yani ilâhî emirlerin yorumunda zihnî müktesebat ve yabancı malumatın konuyu bulandırmaması, ayrı bir renk ve kalıba ifrağ etmemesi, diğeri de iyiliğe davet etmesi ve kötülüğü önlemeye çalışması olduğunu beyan buyurması, yine bu ilkenin önemini ortaya koymaktadır.</p>
<p>Gerek Kur’ân-ı Kerim’de gerekse Peygamber Efendimiz’in hadis-i şeriflerinde emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münkerden ve bunun öneminden söz eden birçok nass vardır.</p>
<p>Mesela Kur’ân’da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>“<strong>Ey Ümmet-i Muhammed! Siz insanların iyiliği için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği yayar, kötülüğü önlemeye çalışırsınız; çünkü Allah’a inanırsınız.</strong>” (Âl-i İmran, 3/110)</p>
<p>Görüldüğü üzere bu ayet-i kerimede Hazreti Muhammed’in ümmetinin en hayırlı ümmet olduğu belirtilmektedir. Ancak bu hayriyyet/hayırlı olma vasfı belli şartlara bağlanmıştır. Bu şartlardan birincisi iyiliği yaymaları, ikincisi kötülüğü önlemeye çalışmaları, üçüncüsü ise Allah’a inanmış olmalarıdır. Bunun mefhum-i muhalifine baktığımızda ortaya şu sonuç çıkar: Bu şartları haiz olmayan ümmet-i Muhammed, hayırlı ümmet olma vasfıyla nitelendirilemez. Nitekim Hazreti Ömer’in bir keresinde haccederken bazı insanların hoş olmayan hareketleri karşısında “<strong>Siz insanların iyiliği için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz</strong>” ayetini okuduktan sonra söylemiş olduğu şu sözleri bu gerçeği teyit etmektedir: “<strong>Kimin bu ümmetten olmak hoşuna gidiyorsa Allah’ın bu ümmet için buyurduğu şartları yerine getirsin</strong>”<br />
Eğer ümmet-i Muhammed bu vasfın devamlı ve kalıcı olmasını, kesintiye uğramamasını istiyorsa mezkur şartları yerine getirmesi gerekir. Bu vasfın devamlılığı demek, ümmet kendi inandığı değerlerine sahip çıkmış ve muhafaza etmiş demektir. Ümmeti ümmet yapan ve ona değer kazandıran ve milletler arası muvazenede değerler üstü değer kazandıran özellik budur.</p>
<p>Ayette emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münkerin iman esasından önce zikredilmesinin mutlaka bir nüktesi ve hikmeti vardır. Ümmetin hayırlı olması emr-i bi’l-ma’rufu yerine getirmeye bağlıdır. O da imanla çok yakından alakalıdır.</p>
<p>Kur’ân-ı Kerim’de bu görevin önemini belirten daha pek çok âyet vardır. Ancak biz bunlardan son olarak şu âyet-i kerimeyi zikrettikten sonra Hazreti Peygamber’in bu konunun önemiyle ilgili hadislerinden söz edeceğiz. Yüce Allah, Kur’ân’da şöyle buyurur:</p>
<p>“<strong>Ey iman edenler! Sizi gayet acı bir azaptan kurtaracak, üstelik çok kârlı bir ticaret sağlayacak bir iş bildireyim mi? İşte: Allah’a ve Resûlüne inanır, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla mücahede edersiniz. Eğer bilseniz bu sizin için çok hayırlıdır.</strong>” (Saf, 61/10-11)</p>
<p>Bu âyette her ne kadar iyiliği yayma ve kötülüğü önlemeye çalışma zikredilmiyorsa da, bu görevin yerine getirilmesinin cihadların en büyüğü olduğu hadislerde çokça geçmektedir. Dolayısıyla bu âyetin konunun önemini anlatma bakımından önemli bir delil olduğu aşikardır.</p>
<p>Hazreti Peygamberin emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’lmünkerin önemiyle ilgili çok hadisleri vardır. Meselâ o, bir hadisinde şöyle buyurur:</p>
<p>“<strong>Nefsimi kudret elinde tutan Zât’a kasem olsun, ya iyiliği yayar ve kötülüğü önlemeye çalışırsınız veya Allah’ın katından umumî bir belâ göndermesi yakındır. O zaman yalvar yakar olursunuz da duanız kabul edilmez.</strong>” (Tirmizi, el-Câmiu’s-Sahih, 4: 468)</p>
<p>Bir başka hadis:<br />
“<strong>Küçüğüne merhamet etmeyen, büyüğüne saygı göstermeyen, iyiliği yaymayan ve kötülüğü önlemeye çalışmayan bizden değildir.</strong>” (Tirmizi, 4: 322)</p>
<p><strong>Bu Vazifenin İhmali ve Kötü Sonuçları</strong><br />
Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münkerin terkedilmesiyle ümmetlerin başına çeşitli musibet ve belâlar gelebilir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p><strong>a. Umûmî Azap</strong><br />
Bir toplumda günahlar yaygın hale gelir, ülke sathında bozgunculuk, vurgunculuk ve talan kol gezer de o toplum içinde yaşayan iyi ve dürüst insanlar direnç göstermez, her türlü kötülüğün karşısında durmazsa, yüce Allah, kendi katından, kötülerle birlikte iyileri de içine alacak olan bir azap veya musibet gönderir. Nitekim Yüce Allah, Kur’ân’da şöyle buyurur:</p>
<p>“<strong>Bir de öyle bir fitneden sakının ki o içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz, hepinize şâmil olur. Biliniz ki Allah’ın cezalandırması şiddetlidir.</strong>” (Enfâl, 8/25)</p>
<p>Zeyneb bint-i Cahş (radıyallahu anh) Allah Resulü’ne: “Ya Resûlallah, içimizde iyi kimseler olduğu halde biz helâk olur muyuz?” diye sorması üzerine Allah Resulü: “<strong>Evet, kötülükler ve açıktan açığa günahlar işlendiği zaman (hepiniz birlikte helak olursunuz)</strong> “ buyurdu.” (Buhari, 3: 1221; 3: 1317).</p>
<p>Hazreti Peygamber bir hadislerinde de şöyle buyurur:</p>
<p>“<strong>İçlerinde kötülükler işlenen bir toplum, bu kötülükleri bertaraf edecek güçte olduğu halde seyirci kalır, müdahale etmezse, Allah’ın hepsini saran umumi bir bela göndermesi yakındır.</strong>” (Ebu Davud es-Sünen, 4: 510).</p>
<p>Ayet ve hadislerden anlaşıldığına göre sözü edilen “toplumsal fitne” veya “toplumsal bela”, sadece kötülüğü yapan bireyleri değil, bunlara seyirci kalan iyi kimseleri de içine alır. Burada izahı gerektiren önemli bir husus vardır ki o da şudur: Şayet iyi kimseler, kötülük yapan bireyleri kontrol altına alır, kötülüklerinin yayılmasına engel olurlarsa, gelecek bela veya fitne sadece kötülerle sınırlı kalır. Ancak kötülüğü yapanlar toplumun değer yargılarını hiçe sayarak günahları açıktan işlerler, toplum da bunları baskı altında tutacak güçten uzak ve zaaf içerisinde olursa, işte o zaman fitne iyilerin de içinde bulunduğu bütün bir toplumu içine alır.</p>
<p><strong>b. İyilerin Dualarının Kabul Edilmemesi</strong><br />
İnsanlar emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münkeri yerine getirmezler, zalimi zulmünden alıkoymazlarsa, Allah onları, dualarını kabul etmeme gibi bir ceza ile cezalandırır. Bu hususta Hazreti Peygamber şöyle buyurur:</p>
<p>“<strong>Nefsimi kudret elinde tutan Zât’a kasem olsun, ya iyiliği yayar ve kötülüğü önlemeye çalışırsınız veya Allah’ın katından umumî bir belâ göndermesi yakındır. O zaman yalvar yakar olursunuz da duanız kabul edilmez.</strong>” (Tirmizî, 4: 468).</p>
<p>Ashabdan Ebu’d-Derda’nın da şöyle söylediği rivayet edilir:</p>
<p>“<strong>Ya iyiliği yayar, kötülüğü önlemeye çalışırsınız veya Allah size öyle bir zalim idareci musallat eder ki, ne büyüğünüze saygı, ne de küçüğünüze sevgi gösterir. Ayrıca sizin en iyileriniz onun aleyhinde dua ederler de duaları kabul edilmez. Ve siz Allah’tan yardım dilersiniz size yardım edilmez; O’ndan yarlığanma talebinde bulunursunuz sizi yarlığamaz.</strong>” (Gazali, İhya, 2: 311).</p>
<p><strong>c. Lanete müstahak olma</strong><br />
Bu görevin ifa edilmemesi sonucunda maruz kalınan azaplardan biri de lânete müskahak olma, yani Allah’ın rahmetinden uzak kalma şeklindedir. Geçmişte İsrâiloğullarının böyle bir azaba maruz kaldığı bir gerçektir. Onların bu durumunu Peygamber Efendimiz şöyle belirtir:</p>
<p>“<strong>İsrailoğullarında ilk meydana gelen zaaf şuydu; onlardan biri kötülük yapan birine rastladığında: Ey adam Allah&#8217;tan kork ve yaptığın işi bırak çünkü bunu yapman sana helal değildir, derdi. Fakat ertesi gün tekrar onunla karşılaştığında bu durum onu beraber yemek, içmek ve oturmaktan alıkoymazdı, onlar böyle yaptıkları için Allah, onların kalplerini birbirine benzetti.&#8221; </strong>Sonra Peygamberimiz Kur’ân’dan şu ayetleri okudu. <strong>“İsrailoğullarından küfre sapanlar hem Davud’un, hem de Meryem oğlu İsa’nın lisanı ile lanetlendiler. Bunun sebebi onların isyan etmeleri ve taşkınlık edip haddi aşmaları idi. Onlar kötülük yaptıkları zaman, birbirlerini kötülükten vazgeçirmeye çalışmazlardı. Ne çirkin davranıştı bu tutumları! Onlardan çoğunun kafirleri veli edindiklerini görürsün. Bu iş ki bizzat kendileri yapmış ve üzerlerine Allah’ın hışmını çekmiştir, ne kötü bir davranıştır! Onlar cehennem azabında devamlı kalacaklardır. Eğer Allah’a, Peygambere ve ona indirilen vahye imanları olsaydı, kafirleri veli edinmezlerdi. Fakat onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.” </strong>(Maide, 5/78-81).<strong> </strong>Arkasından sözlerini şöyle bağladı.<strong> “Allah&#8217;a yemin olsun ki, siz iyiliği emredecek kötülüğe engel olacaksınız. Zalimin elini tutup zulüm etmesine engel olacaksınız ve siz onu doğru yola geri çevirene kadar mücadele edeceksiniz.</strong>” (Ebu Davud, 4: 508).</p>
<p>Yukarıdaki hadis ve hadis içerisinde geçen ayet-i kerimeden anlaşıldığına göre İsrailoğullarının lanete müstahak olmalarının sebepleri şunlardır:</p>
<p>1. İsyan etmeleri ve taşkınlık yapıp haddi aşmaları,<br />
2. Birbirlerini kötülükten alıkoymamaları,<br />
3. Bugün başkasının yaptığı kötülükleri kınadıkları halde ertesi günü aynı kötülüğü birlikte yapmaları,<br />
4. İnkarcıları kendilerine dost edinmeleridir.</p>
<p>Her ne kadar örnek olarak İsrailoğulları zikre konu edilmiş olsa bile, bu dört olumsuz vasfa sahip olan toplumlar günümüzde de aynı cezayı hak edecekler demektir. Zira bu, “sünnetullah” denen her dönemde cari Allah’ın kanunudur. Bütün bu kötü tavır ve eylemlerden uzak kalmanın, lanete maruz kalmamanın yolu emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münkerden geçmektedir ki, hadisin sonu buna dikkat çekmektedir.</p>
<p><strong>d. Aralarında Fitnelerin Zuhuru </strong></p>
<p>Sözlükte denemek, imtihana tâbi tutmak, sınamak, maddi ve manevi sıkıntı, bela, musibet, üzüntü gibi anlamların yanı sıra tefrika, kargaşa, ihtilaf, küfür, azgınlık, sapıklık, günah ve buna benzer daha birçok anlamları içeren fitne, Hazreti Adem’den Efendimiz Hazreti Muhammed (sallallahu aleyi ve sellem)’e kadar her çeşidiyle insanlığın maruz kaldığı, ondan sonra da kıyametin kopacağı ana kadar maruz kalacağı bir hakikattir. Bu nedenledir ki Efendimiz (sallallahu aleyi ve sellem) pek çok hadisleriyle ümmetini fitne konusunda uyarmıştır.</p>
<p>Burada şunu belirtmeliyiz ki, hadiste geldiği üzere Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyi ve sellem) Yüce Allah’tan bazı isteklerde bulundu. Yüce Allah bunlardan üçünü kabul etti ve bir tanesini kabul etmedi. Kabul edilmeyen bu istek, ümmeti arasında fitnelerin yani sosyal çalkantıların ve birbirine düşme gibi birtakım fitnelerin vuku bulmasına dair idi (Bkz. Müslim, es-Sahih, IV, 2216). Efendimiz’in bu son isteğinin kabul edilmemesinin sebebi, bu işin tamamen insan iradesine dayalı bir husus olmasından kaynaklanmaktadır. İnsanlar bu fitneyi ortadan kaldırmak için ellerinden geldiği kadar çaba ve gayret gösterecekler, karşılaştıkları zorluklara göğüs gerecekler, asla yılmayacaklar ve iradelerinin hakkını vereceklerdir. Daha açığı emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münkeri ifadan bir lahza uzak kalmayacaklardır. Buna gücü yetmeyenler, her şeyden önce fitnelere karışmayacaklar, dillerini tutacaklar, fitneye vesile olacak her türlü girişimden uzak duracaklar, ellerini Rahman’a açarak dua dua yalvaracaklardır. Peygamber Efendimiz’den bu anlamları içeren birçok hadis rivayet edilmiştir. Günümüzde teknik ve teknolojiyi ve iletişim vasıtalarını da kullanarak hem elle, hem dille, hem de yazıyla emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münkerde bulunma imkanı mevcuttur. Bir köşeye çekilip de bu ulvi vazifeden uzak kalma gibi bir ortam söz konusu değildir.</p>
<p><strong>e. Mânevî Yok Oluş Azabı</strong><br />
Kur’ân-ı Kerim ve dinler tarihine bakıldığında emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münkeri ifa etmeyen ümmetlerin maddî veya fizikî yok oluşla karşı karşıya kaldıkları görülür. Ancak Hazreti Peygamber’in duası sonucu Allah bu ümmeti tamamen yeryüzünden silinme gibi bir azaba maruz bırakmamış ve bırakmayacaktır. Ne var ki, bunun yerini mânevî yok oluş almış ve alacaktır.</p>
<p>Bunun anlamı şudur: Ümmet-i Muhammed, maddî yok oluşa sebep oluşturacak günahları işleseler de hayatta kalacaklar, tamamen yok olma gibi bir azapla karşılaşmayacaklardır. Bununla birlikte sayıları, malları, servetleri ve her türlü dünyevî imkânları bol olduğu halde, hem Allah katında hem de diğer milletler arasında herhangi bir ağırlığa sahip olmayacaklardır. Düşmanları onlardan korkmadıkları gibi, dostlarından da saygı görmeyeceklerdir. Dünya çapında alınan kararlarda kimse onları dikkate almayacak, yeniden şekillenen dünya muvâzenesinde değil onların gözleri içine bakmak, umursanmayacaklar bile. Dolayısıyla sözü hep başkaları söyleyecek, turrayı başkaları basacak ve hükmü de başkaları verecektir. Müslümanların dünya muvazenesinde hak ettikleri yerden çok aşağılarda bulunmalarının en önemli sebeplerinden biri bu olsa gerektir.</p>
<p>Acaba Kur’ân gibi bir Kitab’a, İslâm gibi bir dine ve Hazreti Muhammed gibi bir peygambere sahip olan böyle bir ümmet için bundan daha büyük bir azap olabilir mi?</p>
<p>Allah’ım! Bizi emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münker hakikatine uyar ve bu şuurla aşk ve şevkle bu görevi yapmayı nasip et.<br />
<strong><span style="color:#666666;">Bu yazı Yeni Ümit Dergisi internet sitesinden alınmıştır. </span></strong><br />
<a href="http://www.yeniumit.com.tr/">http://www.yeniumit.com.tr</a></p>
<p><strong><span style="color:#996102;font-family:Times New Roman;">Sayı : 75 Ocak-Şubat-Mart 2007</span></strong></p>
<h3><span style="text-decoration:underline;"><span style="color:#ff0000;text-decoration:underline;">SORU ve CEVAP  &#8220;EMR-İ MA’RUF NEHY-İ MÜNKER&#8221;</span></span></h3>
<h3><span style="color:#ff6600;">Emr-i bil-maruf nehy-i ani&#8217;l-münker nedir, kimlere ve nasıl yapılmalıdır?</span></h3>
<p>Doç.Dr. Şadi EREN</p>
<p>İslam toplumu dahilinde yapılacak cihatla, dışa karşı yapılacak cihad, elbette farklı olacaktır. Dışa karşı, gerekirse sıcak savaş yapılır, zulme engel olunur. Dahilde ise, müspet bir şekilde din tebliğ edilir, kötülüklere karşı mücadele edilir(1). Buna, emr-i bil-maruf nehy-i ani&#8217;l-münker denilir. Yani, iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak. Şu ayet, ümmet içinde bunu yapacak bir topluluğun bulunmasını gerekli kılar:<br />
<strong>&#8221; İçinizden, insanları hayra çağıracak iyiliği emredip kötülükten alıkoyacak bir topluluk bulunsun&#8230;&#8221;</strong> (Al-i İmran Sûresi,104) Böyle bir topluluk, toplumun manevi asayiş muhafızları olacaktır. Nasıl ki, maddi asayiş için emniyet teşkilatı görev yapar; hastalıkların tedavisinde sağlık bakanlığı mensupları çalışır; onun gibi, ülkenin manevi asayişi ve manevi yaralarının tedavisi için de böyle bir topluluk gayret gösterecektir.</p>
<p>Resulullah, şu ifadeleriyle emr-i bil-ma&#8217;ruf, nehy-i ani&#8217;l-münker&#8217;in önemini vurgular: &#8220;<strong>Nefsim elinde olan Allah&#8217;a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder kötülüğe engel olursunuz, ya da, Allah, yakında umumi bir bela verir. O zaman dua edersiniz, fakat duanız kabul olmaz.&#8221; </strong>(2)</p>
<p>İyiliği emir, kötülükten sakındırmayı kendine şiar edinen bir toplum; sağlam, dengeli, kuvvetli bir birlik meydana getirir, &#8220;fazilet toplumu&#8221; olur. Böyle bir toplumda, zararlı akımlar boy gösteremez, yangınlar seyredilmez, yavru yılanların, birer kobra haline gelmesine göz yumulmaz. Kamu vicdanı, duyarlı olur&#8230;</p>
<p>Allah yoluna davet, muhatapların durumuna göre farklı metotlar gerektirir. Şu ayette, buna dikkat çekilmiştir:<br />
<strong>&#8220;Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et ve onlarla en güzel bir şekilde mücadele et&#8221; </strong>(Nahl Sûresi,125)</p>
<p>İlim sahibi zatlar kesin delillerle, avamdan olan insanlar, güzel öğütlerle Allah&#8217;ın dinine davet edilirler. Dine muhalif inatçı kimselerle ise, en güzel bir şekilde mücadele yapılır. (3)</p>
<p>Ehl-i kitapla yapılacak mücadelede de, &#8221; en güzel bir şekilde mücadele&#8221; metodu emredilmiştir:<br />
&#8220;<strong> Ehl-i kitapla , zalim olanlar dışında, en güzel bir şekilde mücadele ediniz &#8220;Biz, hem bize indirilene, hem de size indirilene iman ettik. Bizim de, sizin de İlahınız birdir. Biz, ancak ona teslim olan kimseleriz&#8221; deyiniz&#8230;&#8221;</strong>( Ankebut Sûresi,46)</p>
<p>Görüldüğü gibi, ayette ehl-i Kitap iki kısma ayrılmıştır:<br />
1- Zalim olanlar.<br />
2-Söz dinleyenler.</p>
<p><strong>&#8221; En güzel bir şekilde mücadele&#8221;, </strong>onların sözden anlayanlarıyla yapılması gereken bir mücadeledir. Mesela, muhataba yüklenmeden, onu kınamadan, ayıplamadan anlatmak.. Ta ki muhatap insafa gelsin, tebliğcinin gayesinin kendisini hakka ulaştırmak olduğunu hissetsin. Zira, muhatabın kibir ve inadı, ancak yumuşak muameleyle aşılabilir. (4)</p>
<p><strong>&#8220;Ben İlahım&#8221; diyen Firavun&#8217;a, hakkı anlatmak için giden Hz.Musa ve Harun&#8217;a Cenab-ı Hakk’ın &#8220;Ona kavl-i leyyinle (yumuşak bir dille) anlatın. Olur ki, öğüt alır veya korkar&#8221;</strong> (Taha Sûresi,43-44) buyurması meselemiz noktasından düşündürücüdür.</p>
<p>Nitekim, günümüzde Avrupa&#8217;da çeşitli sebeplerle bulunan müslümanların, Hıristiyanlarla müspet bir diyalog içine girmeleri, pek çok Hıristiyan’ın, İslam&#8217;a girmesine vesile olmuştur. Bu gün Avrupa&#8217;daki Hıristiyan asıllı müslümanların sayısı yüz binlercedir. Eskiden kılıçla ancak Viyana önlerine kadar varılmışken, bugün tebliğ hareketleri sayesinde İslamiyet Avrupa&#8217;nın hemen her yerine ulaşılmıştır.<br />
Bediüzzaman, Kur&#8217;an&#8217;ın &#8220;ehl-i kitap&#8221; ifadesinin günümüzde &#8221; ehl-i mektebi&#8221; yani ilim tahsil eden kesimi de içine aldığını söyler. (5) Son yıllarda memleketimizde görülen karşılıklı diyalog ortamı, daha önce din düşmanı olan nice ehl-i mektebin, İslam&#8217;a teslim olmalarını sağlamıştır. Zira, &#8220;medenilere galebe çalmak ikna iledir. Söz anlamayan vahşiler gibi, icbar ile değildir.&#8221; (6)</p>
<p><strong>&#8220;Dinde zorlama yoktur&#8221; </strong>(Bakara Sûresi, 256) ayeti, mühim bir gerçeği bildirir. Kimse zorla Müslüman yapılamaz. Fakat, dinde tebliğ vardır, dinin hakikatlerinin anlatılması vardır. Kendisine hak din tebliğ edilen kimse, kabul etmekte veya etmemekte serbesttir.</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong><br />
1-Bkz. Nursi, Emirdağ Lahikası, s., 481-482<br />
2-Tirmizi, Fiten, 9<br />
3-Razi, XX,138-139; Beydavi, I, 561<br />
4-Kutub, IV, 2202<br />
5-Nursi, Sözler, s., 378 &#8211; 379<br />
6-Nursi, Hutbe-i Şamiye, s., 88</p>
<h3 align="left"><span style="text-decoration:underline;"><span style="color:#ff0000;text-decoration:underline;">Emr-i maruf nehy-i münker nedir</span></span></h3>
<p><strong>Sual:</strong> Emr-i maruf ve nehy-i münkeri kimler, nasıl yapabilirler? Kimlere yapabilir? Ne zaman farz olur, ne zaman caiz olmaz?<br />
<strong>CEVAP</strong><br />
Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker, farz-ı kifayedir. Maruf, dinimizin emrettiği hususlardır. Münker ise, dinimizin yasakladığı, yani Allahü teâlânın razı olmadığı işlerdir.</p>
<p>Emr-i maruf çok mühimdir. Emr-i maruf yapılmazsa, ilim yok olur. Cehalet ve sapıklık yayılır. Fitne her tarafı kaplar. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
<strong>(Allahü teâlânın yeryüzünde şehitlerden üstün mücahidleri vardır. Bunlar, emr-i maruf ve nehy-i münker yapanlardır.)</strong> [İ. Gazali]</p>
<p>Böyle mühim olan emr-i marufun bazı şartları vardır. Mesela emr-i maruf yapan, aynı kötülükleri kendisi işlememelidir. İşlerse sözü tesirli olmaz. Kur&#8217;an-ı kerimde mealen, <strong>(İnsanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz?)</strong> buyuruluyor. [Bekara 44]</p>
<p>O halde emr-i maruf yapan, ilmi ile amil olmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
<strong>(İsra gecesinde, ateşten makaslarla dudakları kesilen insanlar gördüm. Kim olduklarını sordum. Onlar da &#8220;İyilikle emreder kendimiz yapmazdık. Kötülükten nehyeder; fakat kendimiz sakınmazdık&#8221; diye cevap verdiler.)</strong> [İbni Hibban]<br />
<strong><br />
(Emr-i maruf ve nehy-i münkeri, rıfk ve hilm sahibi fakihler yapar.)</strong> [İ.Gazali]</p>
<p>Emr-i maruf çok mühim olduğu için, insan, kendisi her iyiliği yapamazsa ve her kötülükten kaçamazsa da, gücü yetiyorsa, emr-i marufta bulunması gerekir. Hazret-i Enes, (Ya Resulallah, tamamen yapamadığımız bir şeyi emretmeyelim mi? Kendimiz tamamen sakınamadığımız bir şeyi nehy etmeyelim mi?) diye sual edince, Peygamber efendimiz buyurdu ki:<br />
<strong>(Her ne kadar iyiliğin hepsini yapamasanız ve her ne kadar kötülükten sakınamasanız da, emr-i maruf ve nehy-i münker yapınız!)</strong> [İ. Gazali]</p>
<p>Abdülgani Nablusi hazretleri buyuruyor ki:<br />
(Söz ve yazı ile emr-i maruf âlimlerin vazifesidir. Kalb ile, dua ederek günah işleyene mani olmaya çalışmak da her müminin vazifesidir. El ile müdahale ise devletin vazifesidir.) <strong>[Hadika]<br />
</strong><br />
Faydası olmayacağı ve zarar geleceği bilindiği halde, her günah işleyene emr-i maruf yapmaya kalkmak doğru değildir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
<strong>(Allahü teâlâ, kıyamet günü, bir kuluna, günah işleyeni gördüğü zaman niçin engel olmadığını soracak, o kimse de, &#8220;Onun zararından, düşmanlığından korktum, senin af ve mağfiretine güvendim&#8221; diyecek </strong>[ve mazur görülecek]<strong>tir.)</strong> [İbni Mace]</p>
<p><strong>Emr-i maruf farzdır<br />
Sual: </strong>İmam-ı Rabbani, (Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker Peygamber efendimizin sünnetinden, belki İslamiyet&#8217;in vaciblerinden ve farzlarındandır) diyor. Emr-i maruf sünnet mi, vacib mi, farz mı?<br />
<strong>CEVAP<br />
</strong>Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker farzdır. Farz-ı ayn değil, farz-ı kifayedir. Yani, herkese farz değil, gücü yetene farzdır. Her gücü yetene de farz değildir. Bir yerde, bu işi yapanlar varsa, diğerlerine farz olmaz. Çünkü Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:</p>
<p><strong>(İçinizde, hayra çağıran, marufu emreden ve münkeri nehyeden bir topluluk bulunsun. İşte bunlar, kurtuluşa erenlerdir.)</strong> [Âl-i İmran 104]</p>
<p><strong>Maruf,</strong> dinimizin emrettiği hususlardır. <strong>Münker</strong> ise, dinimizin yasakladığı, yani Allahü teâlânın razı olmadığı işlerdir.</p>
<p><strong>Belki</strong> kelimesi her zaman ihtimal manasında değildir. Bazen elbette öyle demektir, kesinlik ifade eder.</p>
<p><strong>Vacib</strong> de, yalnız kullanıldığı zaman genelde farzdır, şarttır anlamındadır. Mesela bu işi yapmak vacibdir demek şarttır, farzdır demektir. Farz ve vacib denilince, o zaman farz ile sünnet arasındaki hüküm anlaşılır. Mesela namazın farzları ve vacibleri var denince burada vacib, herkesin bildiği vacibdir.</p>
<p>Yukarıda vaciblerinden ve farzlarından deniyor. Bu, şartlarından ve farzlarından demek oluyor. Birbirini kuvvetlendirmek için söylenmiştir.</p>
<p><strong>Sünnet</strong> de, tek başına kullanılınca İslamiyet anlamına gelir. Mesela (Sünnetimi terk edene şefaat etmem) demek, Müslüman olmayana şefaat etmem demektir. Yoksa büyük günah işleyenlere de şefaat vardır. Yukarıda emr-i maruf farzı için, Peygamber efendimizin sünnetinden demek, Peygamber efendimizin yaptığı farzlardan biridir demektir.</p>
<p>Kelimenin tek manası ile hareket edilirse yanlış neticeye varılır.</p>
<p><a href="http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=580">Alintidir&#8230;</a></p>
<br />Filed under: <a href='http://ilhanerol.wordpress.com/category/din-i-islam/'>Din-i İSLAM</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ilhanerol.wordpress.com/3216/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ilhanerol.wordpress.com/3216/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ilhanerol.wordpress.com/3216/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ilhanerol.wordpress.com/3216/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ilhanerol.wordpress.com/3216/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ilhanerol.wordpress.com/3216/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ilhanerol.wordpress.com/3216/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ilhanerol.wordpress.com/3216/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ilhanerol.wordpress.com/3216/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ilhanerol.wordpress.com/3216/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ilhanerol.wordpress.com/3216/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ilhanerol.wordpress.com/3216/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ilhanerol.wordpress.com/3216/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ilhanerol.wordpress.com/3216/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3216&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/20/emr-i-maruf-nehy-i-munker/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/904949e3549beffbb41b449f30382167?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ilhanerol</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/87e0wa3qf9.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">87e0wa3qf9</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Türkiyede 33 Evlilik Çeşidi Var</title>
		<link>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/19/turkiyede-33-evlilik-cesidi-var/</link>
		<comments>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/19/turkiyede-33-evlilik-cesidi-var/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 14:02:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilhanerol</dc:creator>
				<category><![CDATA[SEÇMELER]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik çeşitleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilhanerol.wordpress.com/?p=3207</guid>
		<description><![CDATA[Türkiyede 33 Evlilik Çeşidi Var İnsanların yaşamları boyunca uyguladıkları temel kavramlardan birisi olan evliliğin, Türkiye&#8217;de 33 türünün olduğu belirlendi. Atatürk Üniversitesi (AÜ) Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Lütfi Sezen&#8217;in AÜ Türkiyat Araştırmaları Dergisi&#8217;nde yayımlanan çalışması evlilik kavramına ayrılmış. Evliliğin, insan hayatının &#8221;geçiş dönemleri&#8221; olarak bilinen, doğumla başlayıp ölüme kadar devam eden <a href="http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/19/turkiyede-33-evlilik-cesidi-var/" class="excerpt-more-link">[&#8230;]</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3207&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:teal;"><span style="font-size:medium;"><span style="font-size:large;color:#ff0000;">Türkiyede 33 Evlilik Çeşidi Var</span></span></span></p>
<p><span style="color:#008000;">İnsanların yaşamları boyunca uyguladıkları temel kavramlardan birisi olan evliliğin, Türkiye&#8217;de 33 türünün olduğu belirlendi.</span><em></em></p>
<p><a href="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/evlilik_teklifi.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3210" title="Evlilik_Teklifi" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/evlilik_teklifi.jpg?w=500&#038;h=389" alt="" width="500" height="389" /></a></p>
<p><span style="color:#008000;">Atatürk Üniversitesi (AÜ) Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Lütfi Sezen&#8217;in AÜ Türkiyat Araştırmaları Dergisi&#8217;nde yayımlanan çalışması evlilik kavramına ayrılmış.<span id="more-3207"></span></span></p>
<p><span style="color:#008000;"> Evliliğin, insan hayatının &#8221;geçiş dönemleri&#8221; olarak bilinen, doğumla başlayıp ölüme kadar devam eden sürecin en önemlilerinden biri olarak tanımlanan çalışmada, çocukluk ve gençlik dönemi bitince; evlilik hazırlıklarının başladığı hatırlatılıyor.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> İnsan neslinin devamının, evlilik olgusunun gerçekleşmesi ve aile çatısının kurulmasına bağlı olduğunu dile getiren Dr. Sezen, aile çatısını oluşturan evlenme biçimlerinin de toplumun değer yargılarına, sosyal ve ekonomik yapısına, kırsal kesimlerdeki yaşam biçimlerine göre farklılıklar gösterebildiğini aktarıyor.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> AÜ Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Sezen, çalışması ile ilgili olarak AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye&#8217;de 33 evlilik biçimi belirlediklerini, toplumsal değişme sürecinde endüstrileşme ve kentleşmenin önemli rol oynadığını dile getirdi.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> Sezen, şunları söyledi: &#8221;Türkiye&#8217;de kültürel değişimlerin yoğun görüldüğü büyük kentlerde tanışıp evlenme giderek yaygınlaşırken, gelenekselliğin ağır bastığı yörelerde çok farklı evlenme biçimlerine rastlanmaktadır. Her toplum, kendi yapısına uygun evlenme biçimlerini tercih ederken, kişisel anlayışına ters düşecek evlenme biçimlerini de engellemeye çalışmaktadır. Buna rağmen çok farklı evlenme biçimleri vardır.&#8221;</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> Dr. Sezen, günümüzde en çok evlenme biçiminin, belli bir flört döneminden sonra anlaşarak evlenme olmasına karşın, bu tarz evliliklerde dahi zaman zaman büyük anlaşmazlıkların çıktığına, eşlerin evliliklerini sona erdirdiklerine rastlandığına dikkati çekti.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> Evlenme çağına gelen gençlerin ve yakınlarının farklı evlilik arayışlarına girmesine ve yuva kurma konusunda kararsızlıkların oluşmasında, günümüzde eşler arasında anlaşmazlıkların etkili olduğunu ifade eden Sezen, şöyle konuştu:</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> &#8221;Değişik evlenme biçimlerinin ortaya çıkmasında, yöresel faktörler, kültürel farklılıklar, eğitim durumu, sosyal ve ekonomik nedenler önemli ölçüde rol oynamaktadır.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> Türkiye&#8217;de bazı evliliklerde rol oynayan kan davalarının asıl sebebi ise cehalettir. Bu olayların sona ermesi için toplumun eğitim düzeyinin yükselmesi gerekiyor. Bu konuda siyasilerin de oy hesabı yapmadan konuya ciddi biçimde eğilmeleri gerekiyor.&#8221;</span></p>
<p><a href="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/islami-evlilik.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3211" title="islami evlilik" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/islami-evlilik.jpg?w=500&#038;h=335" alt="" width="500" height="335" /></a></p>
<p><span style="font-size:large;color:#ff0000;"> -EVLENME BİÇİMLERİ-</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>1- GÖRÜCÜ USULÜ İLE EVLENME:</strong> Gelenekselliğin ağır bastığı yörelerde görülen bir evlenme biçimidir. Bu evlenme biçiminde kız seçme girişimi, doğrudan doğruya evlenecek gencin annesi,babası veya diğer yakınları tarafından başlatılmaktadır. Gencin kızı beğenmesi yeterli değildir. Diğer aile bireylerinin de onayını alması gerekmektedir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> İlk önemli değerlendirme kızın güzelliği, asaleti, huyu, mahareti ve iffeti konusunda olur. Akrabalık kurmada ailenin ekonomik durumu da gözden uzak tutulmaz. Kız alıp vermenin birbirine denk aileler arasında olması yeğlenir. Anadolu&#8217;da &#8221;Davul dengi dengine&#8221; sözü bunun için söylenmiştir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>2- KIZ KAÇIRMA:</strong> Ailelerin evliliğe kesin karşı çıkması durumunda kız kaçırma olayı gündeme gelir. Bu durum, sosyo-ekonomik ve diğer sebeplerle en çok kız tarafının engellemesi ile ortaya çıkar. Bu engeller arasında kız tarafının başlık parası istemesi önemli bir yer tutmaktadır. Delikanlı kızla anlaşarak kızı kaçırır.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> Kız kaçırmanın diğer bir şekli de kızın rızası olmadan, zorla kaçırılmasıdır. Bu durumda delikanlı, arkadaşlarından veya yakınlarından yardım almakta, bu da aileler arası sürtüşme ve kavgalara sebep olmaktadır.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>3- BAŞLIK PARASI KARŞILIĞINDA EVLENME:</strong> Başlık, Anadolu&#8217;nun birçok yerinde ,evlenecek gencin kız tarafına ödediği paraya denir. Bu ödeme nakit para yanında; altın, ev, bahçe, tarla veya canlı hayvan (at, koyun, sığır vb.) olarak da gerçekleştirilmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde başlığa; &#8221;bedel&#8221;, &#8221;ağırlık&#8221;, &#8221;ana hakkı&#8221; gibi isimler de verilmektedir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> Başlık, kadını bir mal olarak gören bir anlayışın ürünü olması yönüyle, son derece ilkel bir zihniyetin devamıdır. Oğlan tarafının ekonomik yıkımına sebep olmakta, gerekli paranın temin edilmemesi durumunda, kız kaçırma ve kan davası çoğaltmaktadır.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>4- OTURAK ALMA EVLİLİK:</strong> &#8221;Erkeğin kızı zorla kaçırması yanında, kızın bohçasını alarak oğlan evine gidip oturması durumu vardır ki buna bazı yörelerde, &#8221;oturak alma&#8221; denilmektedir. Kütahya, Sivas, Kastamonu illerinde bu evlilik biçimlerine rastlanmaktadır.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>5- BAŞ ÖRTÜSÜ KAÇIRMA YOLUYLA EVLİLİK:</strong> Hakkari, Van, Ağrı ve Erzurum&#8217;un bazı ilçelerinde rastlanan bu evliliğin gerçekleştirilmesinde; kıza ait bir eşyanın kaçırılması, kızı kaçırmakla eş tutulmaktadır. Yerel adı &#8221;dezmal kaçırması&#8221; olan bu adete göre; çeşmede, evde veya yoldayken, bir kızın baş örtüsü delikanlı tarafından zorla kaçırılırsa, baş örtüsü kaçırılan kızın iffeti (kızlığı) bozulmuş sayılır. Oğlanın ailesi, kız tarafıyla anlaşmak zorundadır. Aksi taktirde silahlı çatışmalar ve kan dökülmeleri kaçınılmaz olur.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>6- BEŞİK KERTME:</strong> Ülkemizde rastlanan evlenme biçimlerinden birisi de &#8221;beşik kertme&#8221;dir. Dede Korkut Kitabı&#8217;nda adı geçen bu evlenme biçiminin çok eski bir geçmişi olduğu anlaşılmaktadır. Birbirini çok seven eş-dost, komşu veya yakınlar, çocukları henüz beşikte iken, beşiklerine birer kertme (işaret) vurarak kız ve oğlanın haberi olmadan nişanı gerçekleştirirler.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> Temelinde sosyo-ekonomik ve psikolojik etmenlerin yattığı bu tür evlenme, Hindistan ve Avustralya&#8217;da da görülmektedir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>7- TAYGELDİ:</strong> Dul bir kadının, eski kocasından olan çocuklarını da alarak dul bir erkekle, ya da dul bir erkeğin eski karısından olan çocuklarını alarak dul bir kadınla yaşamasından doğan evliliğe denir. Kadın veya kocanın yanında getirdikleri çocuklar, &#8221;taygeldi&#8221; olarak adlandırılırlar.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>8- KUMA:</strong> Cumhuriyetten önce, karısı kısır olan veya erkek çocuk doğuramayan erkek, yeniden evlenirdi. Günümüzde büyük kentlerde giderek kaybolan bu adet, Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizin kırsal kesimlerinde hala devam etmektedir. Bu gibi evlenmelerde ilk kadın, sonradan gelenin yanında ikinci plana düşer.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>9- BERDEL (BEDEL):</strong> Doğu ve Güneydoğu Anadolu;da uygulanan bir evlenme biçimidir. Başlık sorunu ve yükümlülüğünü ortadan kaldıran bu tür evlilik; hem kızı hem de oğlu bulunan iki ailenin, karşılıklı olarak hem kızlarını hem de oğullarını birlikte evlendirmeleri suretiyle gerçekleştirilmektedir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>10- KEPİR (YABAN DEĞİŞİMİ):</strong> Zor kullanılarak gerçekleştirilen bir evlilik biçimidir. Evlenmek isteyen fakat başlık parası ve düğün masraflarını karşılayacak durumu olmayan ya da ailelerin çıkardıkları zorluklardan çekinen bekar iki arkadaş, kız kardeşlerini kendi aralarında değiştirmeye karar verirler. Ailelerine sezdirmeden, kız kardeşlerini yanlarına alarak (özellikle bir akşam vakti) ıssız bir yere götürürler. Karşılıklı birbirlerine teslim ettikleri kızlara zorla sahip olurlar. Böylece bir değiş tokuş evliliği gerçekleşmiş olur. Yanlarına karılarını alarak obalarına (köylerine) dönerler. Bu durumda, evden bir kız gitmiş, yerine bir gelin gelmiştir. Fakat kız kardeşinin namusunu kendi eliyle teslim eden, onun iğfal edilmesine göz yuman oğulları ile her aile bir süre küskün kalır. Bu tarz evlenme biçimine Hakkâri ve çevresinde rastlanılmaktadır.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>11- ÖLEN KARDEŞİN KARISIYLA EVLENME:</strong> Doğu ve Güneydoğu Anadolu&#8217;da rastlanan bir evliliktir. Törelerden kaynaklanan bu evlilik biçimi, &#8221;Namusu başkalarına kaptırmamak&#8221; gibi bir anlayışla gerçekleştirilmektedir. Ölen kardeşin karısı, bekar olan erkek kardeşle evlendirilir veya evli olan erkek kardeşin ikinci eşi olması yoluna gidilir. Erkek kardeşin olmaması durumunda ise, yeğenler veya yakın akrabalardan birisi tercih edilir. Mirasın bölünmesi, öksüz kalan çocukların geleceğinden duyulan endişeler de bu tarz evliliklere neden olmaktadır.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>12- BALDIZLA EVLİLİK:</strong> Eşinin ölümünden sonra dul kalan kocanın, baldızı (eşinin kız kardeşi) ile evlenmesidir. Öksüz kalan çocuklara &#8221;üvey anne&#8221; olarak seçilen teyzenin daha hoşgörülü davranabileceği düşüncesi, bu evlenme biçiminin tercih edilmesinde etkili olmaktadır. Türkiye&#8217;de karşılaşılan evliliklerden biri olan bu tür, Batı Avustralya&#8217;da yaşayan bazı toplumlarda yaygın olarak görülmektedir. Bu evliliğin başka bir biçimine &#8221;sorarat evlilik&#8221; denilmektedir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>13- İÇ GÜVEYİ:</strong> Erkek çocuğu olmayan, ekonomik durumu iyi bazı aileler, kızı dışarı verme yerine, damadı &#8221;iç güveyi&#8221; olarak eve almaktadırlar. Özellikle tek kız çocuğu olan bazı aileler bu yola başvurmaktadır. Erkeğin ekonomik durumunun bozuk veya işsiz kalması gibi nedenlerle de iç güveyi evliliğinin gerçekleştiği görülmektedir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>14- YETİM EVLİLİĞİ: </strong>Anne ve babası ölmüş, kardeşleri olmayan bir delikanlı veya kızın, ileride kimsesiz kalmaması için yakın akrabalarından biriyle evlendirilmesidir. Bu evliliğin temelinde yardımseverlik ve sosyal dayanışma arzusu yatmaktadır.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>15- YAKIN AKRABA EVLİLİĞİ:</strong> Türkiye&#8217;de evli çiftlerin yaklaşık üçte birinin birbirleriyle yakın akraba oldukları ifade edilmekte ve akraba olan eşlerin yüzde 80&#8242;inin kardeş çocukları oldukları belirtilmektedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu;nun kırsal kesimlerinde oldukça yaygın olan bu evlenme biçiminin sosyo-ekonomik ve psikolojik nedenlere dayalı olarak gerçekleştiği bilinmektedir. Mirasın bölünmemesi, yakın akraba ve kardeş çocuklarının yaşlılık döneminde kayın valide ve kayın pedere daha iyi bakabilecekleri ümidi vb. sebeplerle bu evlenme biçimi tercih edilmektedir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>16- OLDU BİTTİ EVLİLİK:</strong> Bir oldu bitti sonucu, kızın erkeği kendisiyle evliliğe zorlamasıyla gerçekleşir. Kızın, erkeğin zayıf tarafını yakalayıp onunla ilişkiye girmesi sonucunda gerçekleştirilmektedir. Erkeğin, kızın zayıf tarafını yakalayıp iğfal etmesi sonucunda da bu yola başvurulmaktadır.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>17- PARA KARŞILIĞI EVLENME:</strong> Doğu ve Güneydoğu Anadolu&#8217;nun kırsal kesimindeki yoksul ve eğitimsiz çevrelerinde gerçekleştirilmektedir. İlköğretim çağındaki çocukların okula gönderilmeyerek veya okuldan alınarak para karşılığında evlendirilmesidir. &#8221;Çocuk&#8221; denecek yaştaki kızların yaşlı ve özürlülere satılması şeklinde gerçekleştirilmektedir. Öte yandan, Batı&#8217;daki büyük kentlere yerleşmiş, belli bir iş düzeni kurmuş, Doğu kökenli bazı zenginlerin, zihinsel ve bedensel özürlü çocuklarını, kırsal kesimlerden para karşılığı satın aldıkları kızlarla evlendirdikleri de görülmektedir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>18- KAN PARASI KARŞILIĞI EVLENME:</strong> Doğu ve Güneydoğunun kırsal kesimlerinde, öldürülen kişinin kan bedeli olarak para, altın, ev, tarla yanında kız verildiği de görülmektedir. Temelinde eğitimsizlik olan, ilkel bir evlenme biçimidir. Kan davalarının devam etmemesi amacıyla yapılmış olması tek olumlu yanıdır.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>19- ÖÇ ALMA KARŞILIĞI EVLENME:</strong> Aralarında kan davası bulunan kimi ailelerin, karşı tarafın onurunu incitip saygınlığını zedelemek amacı ile bu yola başvurdukları görülmektedir. Bu evlilik, ailelerin karşılıklı olarak birbirlerinden kız kaçırması biçiminde gerçekleşmekte, silahlı çatışmalara ve kan davalarına neden olabilmektedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu&#8217;nun kırsal kesimlerinde bu gibi eylemlere başvurulduğu görülmektedir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>20- ÇOK EŞLİ EVLİLİK:</strong> Cumhuriyetten sonra çok eşli evlilik yasaklanmıştır. Eğitim düzeyinin yükseldiği çevrelerde bu evlenme biçimi ortadan kalmış olmasına rağmen, eğitim düzeyi düşük kırsal kesimlerde hala devam etmektedir. Çoğunlukla, erkek çocuk sahibi olup bulunduğu çevreye hükmetmek amacı ön plandadır.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>21- ANLAŞMALI EVLİLİK:</strong> Dul kalan kadın veya erkeklerin yaşlılık döneminde gerçekleştirdikleri bir evlenme biçimidir. Yaşlı erkeğin bakımı için muhtaç dul veya evlenmemiş bir kadınla anlaşılarak dini nikah yapılır. Nikahlanan kadına para, altın ev cinsinden ekonomik destek sağlanılır.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>22- HİLELİ EVLİLİK:</strong> Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan emekli olan erkeklerin dul olanlarının, maaşlarının öldükten sonra bir yakını tarafından alınması için başvurulan evlilik biçimidir. Kağıt üzerinde kalan bir evliliktir. Yurt dışında çalışan bazı vatandaşlarımız da bu tarz evlilik biçimini, bulundukları ülkeden çalışma izni alabilmek için yabancı kadınlarla evlenmek biçiminde gerçekleştirmektedirler.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>23- RASTLANTI EVLİLİĞİ:</strong> Rastlantı sonucu, başı sonu düşünülmeden yapılan evliliktir. Bir yolculuk sırasında karşılaşma, arkadaş, eş dost, akraba evinde karşılaşma, telefon konuşması sırasında ortaya çıkan etkilenme üzerine bu tür evliliğe karar verilebilmektedir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>24- İLAN YOLUYLA EŞ SEÇME (EVLENME):</strong> Son zamanlarda, gazete, dergi, televizyonların teletext sayfalarına ve internete ilan vererek eş seçme yoluna gidildiği sıkça görülmektedir. Ortak noktalarda birleşenler, ilanı gerçekleştiren aracı kurumun desteği ile bir araya gelip konuşup anlaştıktan sonra, evlilik kararı verir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>25- TERCİHLİ EVLİLİK:</strong> Bu tür evlilik, genellikle ana baba, büyük anne, büyük baba gibi aile büyüklerinin onayı ile gerçekleştirilmektedir. Genellikle komşu ve yakın akraba grupları arasında gerçekleşir. Görücü usulü ile evlilikten farklı yönü, kız ve oğlanın aynı çevreden olmaları ve önceden birbirlerini tanımalarıdır.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>26- YABANCI İLE EVLİLİK:</strong> Yurt dışında görev yapan veya &#8221;işçi&#8221; olarak çalışanların gerçekleştirdikleri bir evlenme biçimidir. Bu evlilik, yabancıdan kız alma veya yabancıya kız verme şeklinde görülmektedir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>27- FARKLI MEZHEP EVLİLİĞİ:</strong> Evliliklerin gerçekleştirilmesi sırasında karşılaşılan engellerin başında din ve mezhep farklılıkları gelmektedir. Buna rağmen, birbirini seven bazı gençler, bu engelleri aşıp mutlu evlilikler kurabilmektedirler.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>28- METRES EDİNME:</strong> Büyük kentlerde yaşayan eğitimsiz zenginler arasında; refah ve zenginlik göstergesi olarak &#8221;metres edinme&#8221; modası görülmektedir. Her türlü bakım ve masrafı üstlenilen, başka bir evde ikame ettirilen ikinci bir kadınla sürdürülen gayr-i meşru ilişkidir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>29- MUTA EVLİLİĞİ:</strong> Geçici bir süre için yapılan evliliktir. Daha çok İran&#8217;da uygulanan bu evlenme biçimi, Türkiye&#8217;de de bazı çevrelerde görülmektedir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>30- DIŞ GÜVEYİ EVLİLİĞİ:</strong> Son zamanlarda, bir Japon televizyonunun çöpçatan aracılığı ile Türkiye&#8217;ye eş seçmeye gelen Kuni Nakazon&#8217;a gösterilen aşırı ilgi,Türk erkeklerinin &#8221;dış güveyilik&#8221; konusuna ilgi duyduklarını, hatta istekli olduğunu ortaya çıkarmıştır.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>31- DUL EVLİLİĞİ:</strong> Karısından boşanmış veya karısı ölmüş bir erkeğin, yine kocasından boşanmış veya kocası ölmüş bir dul kadınla evlenmesidir. Bazen de evlilik yaşı geçmiş olan kızın veya yaşlı bekar erkeğin, karşı cinsle evlendiği görülür.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> <strong>32- TANIŞIP ANLAŞARAK EVLENME:</strong> Büyük kentlerde ve eğitim düzeyinin yükseldiği çevrelerde en yaygın olan evlenme biçimidir. Kız ve erkek belli bir süre arkadaşlık yaparak birbirlerini iyice tanıdıktan sonra gerçekleştirdikleri evlenme biçimidir. Kişiliğini bulmuş, ekonomik özgürlüğü olan eğitim düzeyi yüksek gençler, bu yolla evliliği tercih etmektedirler.</span><br />
<span style="color:#008000;"> <strong><br />
33- TELEVİZYON EVLİLİĞİ :</strong> Bazı televizyon kanallarınca yürütülen reyting amaçlı bir evlenme biçimidir. Evlenmek arzusunda olan gençler, orta yaşlılar, hatta; gençlerin evlenmesinde söz sahibi olan kaynana adayları, ilgili kanala davet edilerek kapalı bir mekanda, aylarla ifade edilebilecek uzun bir süre bir arada tutulmaktadırlar.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> Bu süre içerisinde birbiriyle anlaşabilenlerden, izleyicilerle yapılan anket sonucunda en çok oy alan kız ve erkeğin evlilik masrafı karşılanmakta, çeşitli bağışlar yapılmakta ve ekonomik destek verilmektedir.</span></p>
<p><span style="color:#008000;"> Ayrıca, son zamanlarda evliliğe aday insanlar bazı televizyon kanallarında görücüye çıkıp program esnasında tanışarak da evlenebiliyorlar. </span></p>
<p><span style="color:#008000;"> Alıntıdır&#8230;</span></p>
<br />Filed under: <a href='http://ilhanerol.wordpress.com/category/secmeler/'>SEÇMELER</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ilhanerol.wordpress.com/3207/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ilhanerol.wordpress.com/3207/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ilhanerol.wordpress.com/3207/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ilhanerol.wordpress.com/3207/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ilhanerol.wordpress.com/3207/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ilhanerol.wordpress.com/3207/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ilhanerol.wordpress.com/3207/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ilhanerol.wordpress.com/3207/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ilhanerol.wordpress.com/3207/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ilhanerol.wordpress.com/3207/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ilhanerol.wordpress.com/3207/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ilhanerol.wordpress.com/3207/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ilhanerol.wordpress.com/3207/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ilhanerol.wordpress.com/3207/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3207&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/19/turkiyede-33-evlilik-cesidi-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/904949e3549beffbb41b449f30382167?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ilhanerol</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/evlilik_teklifi.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Evlilik_Teklifi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/islami-evlilik.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">islami evlilik</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>OTUZ ÜÇ DİŞ (VEYSEL KARANİ K.S.)</title>
		<link>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/19/otuz-uc-dis-veysel-karani-k-s/</link>
		<comments>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/19/otuz-uc-dis-veysel-karani-k-s/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 13:47:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilhanerol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Din-i İSLAM]]></category>
		<category><![CDATA[namaz tesbihatı]]></category>
		<category><![CDATA[tesbihat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilhanerol.wordpress.com/?p=3201</guid>
		<description><![CDATA[Namazlardan sonra yapılan Tesbihat Nereden Gelmektedir&#8230;? Veysel Karani hazretleri Yemenden kalkarak uzun yollar kat etmiş ve Medine i Münevvere’ye Efendimizi görmeye gelmişti. Birine “Allahın Resulünün evi nerede?” diye sordu. Ona Efendimizin evini gösterdiler. Üveys hazretleri Efendimizin evine gidip hane i Saadetin kapısını çaldı. İçerden Ayşe annemiz perde arkasından “Kim O?” diye seslendi. Üveys hazretleri “Allahın <a href="http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/19/otuz-uc-dis-veysel-karani-k-s/" class="excerpt-more-link">[&#8230;]</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3201&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><span style="color:#008000;">Namazlardan sonra yapılan Tesbihat Nereden Gelmektedir&#8230;?<br />
</span></h4>
<p><a href="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/zaman-saati.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3202" title="zaman saati" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/zaman-saati.jpg?w=500&#038;h=332" alt="" width="500" height="332" /></a></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;">Veysel Karani hazretleri Yemenden kalkarak uzun yollar kat etmiş ve Medine i Münevvere’ye Efendimizi görmeye gelmişti. Birine “Allahın Resulünün evi nerede?” diye sordu. Ona Efendimizin evini gösterdiler. Üveys hazretleri Efendimizin evine gidip hane i Saadetin kapısını çaldı. İçerden Ayşe annemiz perde arkasından “Kim O?” diye seslendi. Üveys hazretleri “Allahın Resulü evdemi?” diye sordu. “Hayır” dedi annemiz. (Bir rivayete göre efendimiz gazadaydı) Efendimizin evde olmadığını ve gazaya çıktığını söyledi. İsterse mescide, Suffaya gidip onu bekleyebileceğini söyledi. Ama Üveys hazretlerinin hasta olan annesine verdiği sözü vardı. Annesi hastaydı ve onun bakımına muhtaçtı. Bekleyemezdi. “Bekleyemem, Annem hasta. Bana ihtiyacı var. Gitmeliyim.”  Dedi. Yanında getirdiği bir kese vardı. Bunu kapının yanına bırakarak “Bu hediyemi ahiret kardeşim Allahın Resulüne veriniz lütfen” dedi. Meçhul yabancı Efendimiz için “Ahiret kardeşim” deyince Ayşe annemizin dikkatini çekti ve merak edip Kapının aralığından bu meçhul yabancıya baktı. Veysel Karani hazretleri bir iki adım attıktan sonra durdu ve haneyi saadete dönerek kendi kendine “Ben Allahın Resulünü göremedim. Ama Ayşe annemiz de onu göremedi” dedi ve gitti. Ayşe annemize bu kelime çok acayip geldi. Kimdi bu adam… <span id="more-3201"></span>Üveys hazretleri Yemene doğru yola çıkıp gitti. Efendimiz s.a.v gazadan dönünce adetleri gereği ilkin mescide gider iki rekat namaz kılardı. Gidemeyen sahabe gelip Efendimizi ziyaret eder mazereti olan mazeretini bildirir sonra Efendimiz eve giderdi. Efendimiz mescide uğradıktan sonra eve geldi. Eve gelince Ayşe Annemize “Değişik bir koku var burada. Ben yokken gelen oldu mu?” Ayşe annemiz Üveysi hatırlayıp “Evet” dedi ve onunla geçen diyalogu anlattı. Sonra o keseyi Efendimize verdi. Efendimiz O yabancıyı tarif etmesini söyledi. Annemiz: “O kişi dikkatimi çekti. Siz onu sorarsınız diye kapı tahtalarının aralığından ona baktım” dedi ve onu tarif etti. Sonra Efendimize “O yabancı sizin için Ahiret kardeşim dedi.” Resulülah “Doğrudur. O benim ahiret kardeşimdir” dedi. Efendimiz Ayşe annemize “Ona hangi gözünle baktın?” diye sonrdu Annemiz “Sağ gözümle” dedi. Efendimiz Ayşe annemizin sağ gözünü ziyaret etti. Sonra Ayşe annemiz “Birde giderken ‘Ben Allahın Resulünü göremedim. Ama Ayşe annemiz de onu göremedi’ dedi. Ben sizin eşinizim, nasıl sizi görememişim? Bu kelimenin anlamı nedir?” Efendimiz “Ben burada olsaydım onun beni göreceği şekilde (hakikatte) Sen beni görmemişsin ya Ayşe” dedi. Ayşe annemiz “Anam babam sana feda olsun ya Resulüllah seni  hakikatte görmek istiyorum” diye rica etti. Efendimiz “Ya Ayşe beni görmeye gücün yetmez” dedi. Ayşe annemiz çok ısrar edince Efendimiz s.a.v mübarek yanağından bir madeni para büyüklüıünde yerden manevi perdeyi kaldırdı. Ayşe annemiz derhal bayılıp cezbe hale kapıldı ve kendine gelemedi. Bir süre böyle kaldıktan sonra Efendimiz onun üstüne okuyup Allaha dua edince kendine geldi. Sonra efendimiz “Eğer ben hayatta olup onun üstüne okumasaydım Ayşe yaşadığı sürece cezbe halinde kalır ve kıyamete kadar da kendine gelmezdi” diye buyurdu. Sonra mescide gidip sahabelere: “Ahiret kardeşim gelmiş. Beni göremeden gitmiş. Ayşe kapı tahtalarının çatlağından onu görmüş. Ben Ayşe’nin gözlerini ziyaret ettim sizde benim dudağımı ziyaret edin” dedi ve sahabe Efendimizin mübarek dudağını ziyaret etti. Sonra efendimiz keseyi açtı. İçinde 33 adet diş vardı. (Üveys hazretleri Uhudda efendimizin mübarek iki dişinin şehit edildiğini duyunca –Onun dişleri şehit olmuşken ben nasıl ağzımda dişle gezerim- diyerek iki dişini çekmiştir. Şeytan aleyhi lanet ‘Belki bu iki diş değil diye vesvese verince başka iki dişini çekmiş, şeytan belki bunlar da değil diyince bütün dişlerini çekmiş ve “Ey Lain! O iki diş muhakkak bu çektiklerim içindeki iki dişti” diyerek tüm dişlerini bir keseye koymuştu.) . Efendimiz 33 dişi mübarek sağ eline alıp teker teker sol eline bıraktı ve her dişi diğer avuca bırakırken “Suphanellah” dedi. Sonra tüm dişleri sağ eline tekrar koyup teker teker sol eline “Elhamdulillah” diyerek bıraktı. Sonra aynı hareketi “Allahu Ekber” diyerek tekrarladı. Namazdan sonraki tespih oradan gelmedir.  </span><strong><span style="font-family:Times New Roman;"><br />
</span></strong></p>
<br />Filed under: <a href='http://ilhanerol.wordpress.com/category/din-i-islam/'>Din-i İSLAM</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ilhanerol.wordpress.com/3201/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ilhanerol.wordpress.com/3201/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ilhanerol.wordpress.com/3201/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ilhanerol.wordpress.com/3201/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ilhanerol.wordpress.com/3201/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ilhanerol.wordpress.com/3201/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ilhanerol.wordpress.com/3201/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ilhanerol.wordpress.com/3201/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ilhanerol.wordpress.com/3201/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ilhanerol.wordpress.com/3201/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ilhanerol.wordpress.com/3201/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ilhanerol.wordpress.com/3201/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ilhanerol.wordpress.com/3201/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ilhanerol.wordpress.com/3201/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3201&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/19/otuz-uc-dis-veysel-karani-k-s/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/904949e3549beffbb41b449f30382167?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ilhanerol</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/zaman-saati.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">zaman saati</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Neden tesbihi 33 (otuz üç) defa çekiyoruz?</title>
		<link>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/19/neden-tesbihi-33-otuz-uc-defa-cekiyoruz/</link>
		<comments>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/19/neden-tesbihi-33-otuz-uc-defa-cekiyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 13:29:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilhanerol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Din-i İSLAM]]></category>
		<category><![CDATA[tesbihat]]></category>
		<category><![CDATA[tesbihat neden 33]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilhanerol.wordpress.com/?p=3195</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Otuz üç mübarek adedi, ihtiyarım olmayarak çok harekât-ı ilmiyemde ve neşriyede hükmediyor.&#8221; Risaleler otuz üçte son buluyor. Namaz sonrası tesbihatlar otuz üçer defa yapılıyor, neden otuz üç? Mü’minler namazlarının sonunda tesbihat yaparken “Sübhanallah”, “Elhamdülillah” ve “Allahü Ekber” gibi mübarek kelimelerle Yüce Allah’ı tesbih, senâ ve tâzim eder, arada getirmiş olduğu salavatlarla da Resul-i Ekrem Efendimize <a href="http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/19/neden-tesbihi-33-otuz-uc-defa-cekiyoruz/" class="excerpt-more-link">[&#8230;]</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3195&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><span style="color:#ff0000;">&#8220;Otuz üç mübarek adedi, ihtiyarım olmayarak çok harekât-ı ilmiyemde ve neşriyede hükmediyor.&#8221; </span></h4>
<h4><span style="color:#ff0000;">Risaleler otuz üçte son buluyor. Namaz sonrası tesbihatlar otuz üçer defa yapılıyor, neden otuz üç?</span></h4>
<p><a href="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/tesbihihat-nasc4b1l-yapc4b1lc4b1r.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3196" title="tesbihihat nasıl yapılır" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/tesbihihat-nasc4b1l-yapc4b1lc4b1r.jpg?w=500" alt=""   /></a></p>
<p>Mü’minler namazlarının sonunda tesbihat yaparken “Sübhanallah”, “Elhamdülillah” ve “Allahü Ekber” gibi mübarek kelimelerle Yüce Allah’ı tesbih, senâ ve tâzim eder, arada getirmiş olduğu salavatlarla da Resul-i Ekrem Efendimize muhabbet ve selâmlarını gönderirler. Böylece hem Cenab-ı Hakkın yardımını istemiş, hem de Peygamberimizin şefaatini dilemiş olurlar. Daha sonra yapmış olduğu duâ ile bir kul olarak âcizlini, zayıflığını ve ihtiyaçlarını dile getirir, bütün bunları Kâinat Sahibinden ister.</p>
<p>Ayrıca namazlardan sonra yapılan tesbihat, birçok mühim ve ulvî zikir kelimelerinin tekrarına vesile olması bakımından çok sevaplıdır. Tesbihat bir nevi namazın hâtimesi ve en güzel surette bitirilmesidir. Bu tesbihleri bizzat Peygamberimiz devamlı surette yaptığı gibi, bizlere de faziletini bildirerek tavsiye etmiştir. Birgün, başta Ebû Zer (r.a.) olmak üzere Muhacirlerin fakir olanları Peygamberimize gelerek şöyle dediler:</p>
<p>“Yâ Resulallah, varlık sahipleri yüksek dereceleri ve dâimi nimetleri alıp gittiler. Çünkü onlar da bizim gibi namaz kılıyor, bizim gibi oruç tutuyor. Onlar sadaka veriyor, biz veremiyoruz. Onlar köle âzat ediyor, biz edemiyoruz.”</p>
<p>Sahabîlerini dinleyen Peygamberimiz, onların gönlünü şu müjdesiyle aldı:</p>
<p>“Ben size bir şey öğreteyim mi? Onunla, sizi geçenlere yetişir, sizden sonrakileri de geçersiniz. Hem hiçbir kimse sizden daha faziletli olamaz. Meğer ki, sizin yaptığınız gibi yapmış olsunlar. Meğer ki, sizin yaptığınız gibi yapmış olsunlar. Her namazdan sonra otuz üç kere ‘Sübhanallah’, otuz üç kere ‘Elhamdülillah’, otuz üç kere ‘Allahü Ekber’ derseniz, tamamı 99 eder. Yüzün tamamında da, ‘Lâilaheillallahü vahdehu lâ şerika leh, lehül mülkü ve lehüm hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadîr’ derseniz, günahlarınız denizin köpüğü kadar da olsa, affolunur.”1</p>
<p>Bu kelimelerin bu kadar sevap kazandırdığı ve pekçok günahı affettirdiği meselesine gelince; hadis âlimleri bu hususta şöyle bir izahta bulunmaktadır:</p>
<p>Fakir Muhacirlerin maksadı, mutlaka zenginlerden fazla sevap ve derece kazanmak değil, bu derecelere ve ebedî nimetlere kendilerinin de nâil olmalarıdır. Diğer taraftan, fakir Muhacirlerde o kadar hâlis bir niyet vardı ki, eğer onlar da zengin olsaydı, muhakkak diğer Müslümanlar gibi sadaka vereceklerdi. “Mü’minin niyeti amelinden hayırlıdır” hadisi ise, bu gerçeğe işaret etmektedir. İşte Cenab-ı Hak, mü’minlerin bu samimi niyetlerinin karşılığında onlara yüce dereceleri nasip etmekte, günahlarını bağışlamaktadır.</p>
<p>Peygamberimiz (a.s.m.) bir diğer hadislerinde de namazdan sonraki tesbihatın faziletini beyan buyurmuş, devamında ise, “Herhangi biriniz namazda iken şeytan gelir ve namazdan dönünceye kadar ‘falan işi hatırla, falan işi hatırla’ der. Bu yüzden tesbih çekmeyi belki yapamaz” ifadeleriyle bu hususta bizi dikkate sevk etmiştir.2</p>
<p>Peygamber Efendimiz pekçok hadis-i şerifte de namazlardan sonra okunacak tesbihleri ve duâları bildirmiş, bizlerin de bu duâları yapmamızı tavsiye etmiştir. Hattâ öyle ki, namazdan sonra okunabilecek duâlar derlense bir kitap hacmına ulaşabilecek şekildedir.</p>
<p>Sözler isimli eserinde “Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahü Ekber” kelimelerinin hem namazın içinde, hem de namazdan sonra yapılan tesbihatta büyük bir yerinin olduğunu ifade eden Bediüzzaman HAzretleri şunları söyler:</p>
<p>“Namazın mânâsı, Cenab-ı Hakkı tesbih ve tâzim ve şükürdür. Yâni celâline karşı kavlen ve fiilen ‘Sübhanallah’ deyip takdis etmek, hem kemâline karşı lâfzan ve amelen ‘Allahü Ekber’ deyip tâzim etmek, hem cemâline karşı kalben ve lisânen ve bedenen ‘Elhamdülillah’ deyip şükretmektir. Demek, tesbih ve tekbir ve hamd namazın çekirdekleri hükmündedirler. Ondandır ki, namazın harekât ve ezkârında bu üç şey her tarafında bulunuyorlar. Hem ondandır ki, namazdan sonra namazın mânâsını te’kit ve takviye için şu kelimât-ı mübareke [mübarek kelimeler&gt; otuz üç defa tekrar edilir. Namazın mânâsı şu mücmel hülâsalarla te’kit edilir.”3</p>
<p>Maddi kilitlerin kendilerine münasip anahtarları olduğu gibi manevi kilit hükmünde bazı sırların da kendilerine münasip ölçülerde anahtarları vardır.</p>
<p>Kilide göre anahtarı kullanmadınız mı muvaffak olamazsınız. Mesela sizin e- mailinizin bir şifresi vardır. O şifreyi yanlış girdiğiniz takdirde – mail kutunuza giremezsiniz. İşte bazı ilahi sırların açılabilmesi için belirli sayıda tesbihin veya salavatın çekilmesi gerekir. Bu sayı kasten çekilmez ise o ilahi sırra erişilmesi mümkün değildir. Fakat sehven yani unutarak yanlış çekilmiş ise Cenab-ı Hakkın rahmeti sizden onu kabul etmektedir. O ayrı meseledir.</p>
<p>Namaz tesbihatına ayrı bir ehemmiyet veren Üstad Bediüzzaman, namazlardan sonra okunması gereken bu tesbih, salâvat ve duâları tazim etmiştir. Bugün basılmış halde bulunan Namaz Tesbihatı Bediüzzaman’ın her vakit yapmış olduğu tesbihattır. Bu tesbihatta, sabah ve akşam namazlarından sonra okunması hadisçe tavsiye edilen istiaze duâları, her namazdan sonra okunmasında büyük sevabı olan “İsm-i Âzam” duâları bulunmaktadır.</p>
<p>Mânevî hayatımızın kalesi olan ve her gün okunmasında büyük fayda ev sevap bulunan bu ezkâr ve duâlar Tesbihat’da bir arada bulunmaktadır. Her namazdan sonra bu tesbihatı okumayı alışkanlık haline getiren mü’minin mânevî âlemi nurlanacak, aydınlanacak, nefis ve şeytanın tehlikelerinden kurtulacaktır.</p>
<p>Bir mektubunda Bediüzzaman Hazretleri bu tesbihatın ehemmiyetini, “Namazdan sonraki tesbihatlar tarikat-ı Muhammediyedir [Peygamber yoludur&gt; (a.s.m.) ve velâyeti Ahmediyyenin (a.s.m.) evradıdır. O noktadan ehemmiyeti büyüktür”4 ifadeleriyle dile getirdikten sonra, bu tesbihatın peygamberliğe ait büyük velâyetin (veliliğin) hususî evradı olduğunu, bu cihetten bu tesbihlerin bütün tarikatlerin zikir ve evradından faziletli bulunduğunu belirtir.</p>
<p>Hatta öyle ki, bu tesbihatın zevkine varan, hazzını alan bir mü’min, Peygamberimizin reisliğinde milyonlarca Müslümanın büyük bir zikir halkasında toplandığını, hep birlikte bu mübarek kelimelerin söylendiğini düşünerek, bir yerde mânen işiterek ruh dünyasını yüce âlemlere çıkarmış olacaktır.</p>
<p>Müezzin tesbihatta hangi tesbihin söyleneceğii bildirmek için söylüyor.Bu bildiri amaçlı söylenen tesbih 33 defa çekilen tesbihlerin sayısına dahil değildir. Zaten herkesin ayrı ayrı 33 defa tesbihleri çekmesi gerekir.</p>
<p>1. Müslim, Mesacid: 146; Ebû Dâvud, Vitir: 2.<br />
2. Tirmizî, Davaat: 25.<br />
3. Sözler, s. 37.<br />
4. Kastamonu Lâhikası, s. 68-69.</p>
<p><a href="http://www.sorularlarisale.com/index.php?s=article&amp;aid=15061">alintidir..</a></p>
<span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/19/neden-tesbihi-33-otuz-uc-defa-cekiyoruz/"><img src="http://img.youtube.com/vi/yMeyo8_AZ48/2.jpg" alt="" /></a></span>
<br />Filed under: <a href='http://ilhanerol.wordpress.com/category/din-i-islam/'>Din-i İSLAM</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ilhanerol.wordpress.com/3195/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ilhanerol.wordpress.com/3195/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ilhanerol.wordpress.com/3195/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ilhanerol.wordpress.com/3195/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ilhanerol.wordpress.com/3195/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ilhanerol.wordpress.com/3195/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ilhanerol.wordpress.com/3195/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ilhanerol.wordpress.com/3195/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ilhanerol.wordpress.com/3195/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ilhanerol.wordpress.com/3195/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ilhanerol.wordpress.com/3195/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ilhanerol.wordpress.com/3195/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ilhanerol.wordpress.com/3195/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ilhanerol.wordpress.com/3195/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3195&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/19/neden-tesbihi-33-otuz-uc-defa-cekiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/904949e3549beffbb41b449f30382167?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ilhanerol</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/tesbihihat-nasc4b1l-yapc4b1lc4b1r.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">tesbihihat nasıl yapılır</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Her Koyun Kendi Bacağından Asılır</title>
		<link>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/14/her-koyun-kendi-bacagindan-asilir/</link>
		<comments>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/14/her-koyun-kendi-bacagindan-asilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2011 21:35:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilhanerol</dc:creator>
				<category><![CDATA[SEÇMELER]]></category>
		<category><![CDATA[her koyun kendi bacağından asılır]]></category>
		<category><![CDATA[kıssa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilhanerol.wordpress.com/?p=3151</guid>
		<description><![CDATA[Her Koyun Kendi Bacağından mı Asılır..? Her koyun kendi bacağından asılır atasözünün açıklaması Her koyun kendi bacağından asılır ne demek SÖZLÜK ANLAMI; Herkes kendi davranışlarından sorumludur. Herkes kendi hatasının cezasını kendi çeker. Hiç kimse başkasının yaptığı bir hatadan ötürü hesap vermez. &#8220;Her koyun kendi bacağından asılır.&#8221; sözünden, hem müspet hem menfi manalar anlamak mümkündür. Müspet <a href="http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/14/her-koyun-kendi-bacagindan-asilir/" class="excerpt-more-link">[&#8230;]</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3151&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her Koyun Kendi Bacağından mı Asılır..?</p>
<p><a href="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/her-koyun.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3152" title="her koyun" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/her-koyun.jpg?w=500&#038;h=349" alt="" width="500" height="349" /></a></p>
<h4><span style="color:navy;"><span style="font-size:small;"><em><strong><span style="font-size:medium;">Her koyun kendi bacağından asılır atasözünün açıklaması<br />
Her koyun kendi bacağından asılır ne demek</span></strong></em></span></span></h4>
<h4><span style="color:navy;"><span style="font-size:small;"><em><strong></strong>SÖZLÜK ANLAMI;</em></span></span></h4>
<h4><span style="color:navy;"><span style="font-size:small;"><em>Herkes kendi davranışlarından sorumludur. Herkes kendi hatasının cezasını kendi çeker. Hiç kimse başkasının yaptığı bir hatadan ötürü hesap vermez.</em></span></span></h4>
<p><strong>&#8220;Her koyun kendi bacağından asılır.&#8221;</strong> sözünden, hem müspet hem menfi manalar anlamak mümkündür.</p>
<p><strong>Müspet mana; </strong>ahiret ve mahşer meydanında herkes kendi hayatının hesabını verecek, kimse kimsenin imdadına, Allah izin vermedikçe yetişemeyecek. Bu yüzden dünya hayatında ne kadar ibadet ve takva ile meşgul olursak mahşerde de o nispette rahat ederiz. Mahşer meydanının dehşetinden herkes kendi derdine yanacak, kimse kimseyi tanımayacak, yani her koyun kendi bacağından asılacak. Hatta Peygamber Efendimiz (asv)&#8217;in dışında  diğer peygamberler bile <strong>&#8220;Nefsi, Nefsi&#8221;</strong> diyerek, herkes kendi ile meşgul olacaklar.</p>
<p><strong>Bu deyimin menfi manası ise,</strong> bencillikten gelen neme lazımcılık duygusu ile hareket etmektir.  Yani kişi o kadar kendine ve nefsine düşkün ki, diğerkâmlık namına hiçbir gayret ve hamiyeti taşımıyor. Daima kendi nefsini ve menfaatini düşünüyor, mümin kardeşlerinin dertleri ile dertlenmiyor. Sadece gemisini kurtaran kaptan havasında hareket ediyor. Halbuki yüzlerce ayet ve hadisler mümin kardeşinin derdi ile dertlenmeyi, ona her hususta yardımcı olmayı amirdir.</p>
<p>Bir mümin hata edip yanılsa, başka bir müminin onu münasip ve yumuşak bir dil ve üslup ile ikaz edip uyarması dinimizin bir vecibesi ve emridir. Mümin bir hata ve yanlışa kayıtsız kalamaz.</p>
<h3><span style="color:#ff0000;">TARİH&#8217;TEN BİR KISSA</span></h3>
<p>Behlül Dâna’nın sürekli nasihatlerinden rahatsız olan Bağdat halkı,Harun Reşid’e gidip:<br />
-”Halifemiz,bizim yaptıklarımızın ona ne zararı var?Bize karışmasın, her koyun kendi bacağından asılır” diye şikayette bulundular.<br />
Bunun üzerine,Harun Reşid,Behlül Dâna’yı çağırıp,halkın şikayetlerini bildirdi.Behlül Dâna hiç cevap vermeden sarayı terk ettikten sonra,bir kaç koyun alıp,parçalayarak Bağdat’ın çeşitli yerlerine astı.<br />
Etler bozulup kokmaya başlayınca,halk kokudan duramaz hale geldi.Bağdatlı’lar tekrar Harun Reşid’e gidip şikayette bulundular.Harun Reşid,Behlül Dâna’yı çağırıp neden böyle yaptığını sorunca,Behlül Dâna:<br />
-”Bir kötülüğün,herkese zaralı olduğunu her halde anladılar.Ben,onların dediği gibi,her koyunu kendi bacağından astım.” diye cevap verdi.</p>
<br />Filed under: <a href='http://ilhanerol.wordpress.com/category/secmeler/'>SEÇMELER</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ilhanerol.wordpress.com/3151/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ilhanerol.wordpress.com/3151/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ilhanerol.wordpress.com/3151/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ilhanerol.wordpress.com/3151/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ilhanerol.wordpress.com/3151/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ilhanerol.wordpress.com/3151/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ilhanerol.wordpress.com/3151/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ilhanerol.wordpress.com/3151/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ilhanerol.wordpress.com/3151/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ilhanerol.wordpress.com/3151/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ilhanerol.wordpress.com/3151/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ilhanerol.wordpress.com/3151/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ilhanerol.wordpress.com/3151/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ilhanerol.wordpress.com/3151/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3151&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/14/her-koyun-kendi-bacagindan-asilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/904949e3549beffbb41b449f30382167?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ilhanerol</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/her-koyun.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">her koyun</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dünyanın En Hayırlı Varlığı “Sâliha Kadın”</title>
		<link>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/12/dunyanin-en-hayirli-varligi-saliha-kadin/</link>
		<comments>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/12/dunyanin-en-hayirli-varligi-saliha-kadin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Dec 2011 09:11:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilhanerol</dc:creator>
				<category><![CDATA[SEÇMELER]]></category>
		<category><![CDATA[fitneler]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman kadın]]></category>
		<category><![CDATA[saliha kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilhanerol.wordpress.com/?p=3114</guid>
		<description><![CDATA[Milletler, sâlih erkekler ve sâliha hanımlarla âbâd olur. Bundan dolayı dinin, vatanın ve milletin selâmeti, ancak hayırlı nesiller yetiştirmeye bağlıdır… Toplumlarda erkeksiz terakkî olamayacağı gibi kadınsız bir terakkîden de söz edilemez. Çünkü kadın, kemâliyle toplumu yüceltir. Kadının alçalması ise, toplumu bir mezbelelik hâline getirir; hayat yollarını cam kırıkları ile doldurur. Kadın ve erkek, birbirini tamamlayan <a href="http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/12/dunyanin-en-hayirli-varligi-saliha-kadin/" class="excerpt-more-link">[&#8230;]</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3114&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="müslüman kadın" src="http://www.yesiltopuklar.com/wp-content/uploads/2010/03/m%C3%BCsl%C3%BCman-kad%C4%B1n.jpg" alt="müslüman kadın" width="263" height="352" /></p>
<p><strong>Milletler, sâlih erkekler ve sâliha hanımlarla âbâd olur. Bundan dolayı dinin, vatanın ve milletin selâmeti, ancak hayırlı nesiller yetiştirmeye bağlıdır… </strong></p>
<p>Toplumlarda erkeksiz terakkî olamayacağı gibi kadınsız bir terakkîden de söz edilemez. Çünkü kadın, kemâliyle toplumu yüceltir. Kadının alçalması ise, toplumu bir mezbelelik hâline getirir; hayat yollarını cam kırıkları ile doldurur.</p>
<p>Kadın ve erkek, birbirini tamamlayan iki engin âlem gibidir. Ancak bu tamamlamada kadına, Cenâb-ı Hak tarafından daha tesirli bir husûsiyet verilmiştir. Şu ifâde, bu gerçeği dile getirmektedir:</p>
<p><em>“BİR ERKEĞİ TERBİYE EDİN; BİR İNSANI YETİŞTİRMİŞ OLURSUNUZ. BİR KADINI TERBİYE EDİN; BİR ÂİLEYİ, HATTÂ TOPLUMUN BÜYÜK BİR BÖLÜMÜNÜ YETİŞTİRMİŞ OLURSUNUZ.”</em></p>
<p><strong>Nitekim sâliha kadın;</strong></p>
<ul>
<li>Toplumda şahsiyet ve karakter sahibi bir nesil yetiştiren mektebin muallimidir.</li>
<li>Âilenin huzurunu temin eden ve gönülleri aydınlatan billur bir avizedir.</li>
<li>Yine âilesine cennet saâdeti bahşeden hoş kokulu bir çiçektir.</li>
</ul>
<p>Mü’minin takvâdan sonra sahip olabileceği en hayırlı nîmet, sâliha bir hanımdır. Yine o, Allah Rasûlü’ne Cenâb-ı Hak tarafından sevdirilmiş olan, dünyaya ait üç şeyden biridir.</p>
<p>Umûmiyetle Peygamberlerin, evliyâullâhın ve cengâverlerin arkasında dâimâ sâliha bir hanım vardır. Bu hanım, efendisinin her zaman en büyük yardımcısı ve evlatlarının fazîlet timsâli bir muallimidir. Bu husûsiyetiyle o; ilâhî kudretin genişletilmiş bir rahmet kucağı, âilede saâdet kaynağı, zevk ve safâ ışığı ve âile fertlerinin şefkat odağıdır ki; ömürlük bir teşekküre lâyıktır.</p>
<p><strong>Kaynak: <a href="http://www.osmannuritopbas.com/sebnem-dergisi/dunyanin-en-hayirli-varligi-saliha-kadin.html" target="_blank">www.osmannuritopbas.com</a></strong></p>
<p><strong><span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/12/dunyanin-en-hayirli-varligi-saliha-kadin/"><img src="http://img.youtube.com/vi/Qkyt5dzAnb8/2.jpg" alt="" /></a></span></strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<br />Filed under: <a href='http://ilhanerol.wordpress.com/category/secmeler/'>SEÇMELER</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ilhanerol.wordpress.com/3114/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ilhanerol.wordpress.com/3114/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ilhanerol.wordpress.com/3114/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ilhanerol.wordpress.com/3114/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ilhanerol.wordpress.com/3114/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ilhanerol.wordpress.com/3114/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ilhanerol.wordpress.com/3114/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ilhanerol.wordpress.com/3114/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ilhanerol.wordpress.com/3114/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ilhanerol.wordpress.com/3114/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ilhanerol.wordpress.com/3114/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ilhanerol.wordpress.com/3114/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ilhanerol.wordpress.com/3114/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ilhanerol.wordpress.com/3114/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3114&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/12/dunyanin-en-hayirli-varligi-saliha-kadin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/904949e3549beffbb41b449f30382167?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ilhanerol</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.yesiltopuklar.com/wp-content/uploads/2010/03/m%C3%BCsl%C3%BCman-kad%C4%B1n.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">müslüman kadın</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>En güzel GüLLeR.. GüLLeRiN Efendisi&#8217;ne</title>
		<link>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/</link>
		<comments>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Dec 2011 09:39:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilhanerol</dc:creator>
				<category><![CDATA[RESİMLER]]></category>
		<category><![CDATA[ŞiiRLeRiM]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel güller]]></category>
		<category><![CDATA[Gül]]></category>
		<category><![CDATA[gülce gül]]></category>
		<category><![CDATA[gülgülgül]]></category>
		<category><![CDATA[güller]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı gül]]></category>
		<category><![CDATA[sarı gül]]></category>
		<category><![CDATA[siyah gü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilhanerol.wordpress.com/?p=3007</guid>
		<description><![CDATA[ZEMHERİNİN ARDI BAHAR..! Çağlar ötesinden seslenen en yüce varlık, Karanlıkta, Seninle huzur buldu insanlık, Yokluğunda, paramparça olduk dağıldık, Kokun sinmiştir diye gülleri sevdik, kokladık. Eyvah aldandık..  yalancı baharlara kandık, Kur&#8217;an.. Rabbimizin gönderdiği en yüce ışık, Allah&#8217;ın ipine sarılana iki cihanda bahtiyarlık, Mesafeler kalkar,  sevgiliye gönüldense bağlılık Kurumasın diye güller.. gözyaşlarımızla suladık, Doğruda olur haklılık, Rabbim <a href="http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/" class="excerpt-more-link">[&#8230;]</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3007&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align:center;"><span style="color:#ff0000;">ZEMHERİNİN ARDI BAHAR..!</span></h3>
<p>Çağlar ötesinden seslenen en yüce varlık,<br />
Karanlıkta, Seninle huzur buldu insanlık,<br />
Yokluğunda, paramparça olduk dağıldık,<br />
Kokun sinmiştir diye gülleri sevdik, kokladık.</p>
<p>Eyvah aldandık..  yalancı baharlara kandık,<br />
Kur&#8217;an.. Rabbimizin gönderdiği en yüce ışık,<br />
Allah&#8217;ın ipine sarılana iki cihanda bahtiyarlık,<br />
Mesafeler kalkar,  sevgiliye gönüldense bağlılık</p>
<p>Kurumasın diye güller.. gözyaşlarımızla suladık,<br />
Doğruda olur haklılık, Rabbim kullar yaratmış sadık,<br />
Adımlarda kısalık.. lakin yolun sonuna çabuk yaklaşdık<br />
Zemherinin ardı bahar.. Kara toprağa beyazlar sakladık.<br />
İlhan EROL</p>
<p><span style="color:#008000;">
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/001-gelir-misin-ruyama-bir-kez-goreyim-cemalini/' title='001-Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini'><img data-attachment-id='3011' data-orig-size='583,469' data-liked='0'width="150" height="120" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/001-gelir-misin-rc3bcyama-bir-kez-gc3b6reyim-cemalini.gif?w=150&#038;h=120" class="attachment-thumbnail" alt="Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini" title="001-Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/002-engelliyor-gunahlarim-gul-yuzunu-gormeyi/' title='002-Engelliyor günahlarım gül yüzünü görmeyi'><img data-attachment-id='3012' data-orig-size='461,346' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/002-engelliyor-gc3bcnahlarc4b1m-gc3bcl-yc3bczc3bcnc3bc-gc3b6rmeyi.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="Engelliyor günahlarım gül yüzünü görmeyi" title="002-Engelliyor günahlarım gül yüzünü görmeyi" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/003-arzum-ahirette-cennete-seninle-girmeyi/' title='003-Arzum ahirette cennete seninle girmeyi'><img data-attachment-id='3013' data-orig-size='500,375' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/003-arzum-ahirette-cennete-seninle-girmeyi.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="Arzum ahirette cennete seninle girmeyi" title="003-Arzum ahirette cennete seninle girmeyi" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/004-ne-olur-biraz-gul-bana-resul-u-kibriya/' title='004-Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya'><img data-attachment-id='3014' data-orig-size='373,280' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/004-ne-olur-biraz-gc3bcl-bana-resul-c3bc-kibriya.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya" title="004-Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/005-ne-olur-ummetinden-eyle-muhammed-mustafa/' title='005-Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa'><img data-attachment-id='3015' data-orig-size='590,443' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/005-ne-olur-c3bcmmetinden-eyle-muhammed-mustafa.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa" title="005-Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/006-sana-hasret-olmak-en-buyuk-cilem/' title='006-Sana hasret olmak en büyük çilem'><img data-attachment-id='3016' data-orig-size='1006,699' data-liked='0'width="150" height="104" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/006-sana-hasret-olmak-en-bc3bcyc3bck-c3a7ilem.jpg?w=150&#038;h=104" class="attachment-thumbnail" alt="Sana hasret olmak en büyük çilem" title="006-Sana hasret olmak en büyük çilem" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/007-1_gul/' title='007-1_gül'><img data-attachment-id='3017' data-orig-size='400,228' data-liked='0'width="150" height="85" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/007-1_gc3bcl.jpg?w=150&#038;h=85" class="attachment-thumbnail" alt="007-1_gül" title="007-1_gül" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/007-2_gul/' title='007-2_gül'><img data-attachment-id='3018' data-orig-size='533,399' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/007-2_gc3bcl.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="007-2_gül" title="007-2_gül" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/008-1_gul/' title='008-1_gül'><img data-attachment-id='3019' data-orig-size='634,500' data-liked='0'width="150" height="118" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/008-1_gc3bcl.jpg?w=150&#038;h=118" class="attachment-thumbnail" alt="008-1_gül" title="008-1_gül" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/009-1_gul/' title='009-1_gül'><img data-attachment-id='3020' data-orig-size='558,419' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/009-1_gc3bcl.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="009-1_gül" title="009-1_gül" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/010-1_gul/' title='010-1_gül'><img data-attachment-id='3021' data-orig-size='550,413' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/010-1_gc3bcl.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="010-1_gül" title="010-1_gül" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/070pp9/' title='070pp9'><img data-attachment-id='3022' data-orig-size='460,400' data-liked='0'width="150" height="130" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/070pp9.jpg?w=150&#038;h=130" class="attachment-thumbnail" alt="070pp9" title="070pp9" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/attachment/113/' title='113'><img data-attachment-id='3023' data-orig-size='550,413' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/113.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="113" title="113" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/118tv/' title='118tv'><img data-attachment-id='3024' data-orig-size='600,400' data-liked='0'width="150" height="100" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/118tv.jpg?w=150&#038;h=100" class="attachment-thumbnail" alt="118tv" title="118tv" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/1951roseac5/' title='1951roseac5'><img data-attachment-id='3025' data-orig-size='602,827' data-liked='0'width="109" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/1951roseac5.jpg?w=109&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="1951roseac5" title="1951roseac5" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/21625087_1/' title='21625087_1'><img data-attachment-id='3031' data-orig-size='600,435' data-liked='0'width="150" height="108" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/21625087_1.jpg?w=150&#038;h=108" class="attachment-thumbnail" alt="21625087_1" title="21625087_1" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/45475532qr0zi8tf/' title='45475532qr0zi8tf'><img data-attachment-id='3032' data-orig-size='1000,750' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/45475532qr0zi8tf.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="45475532qr0zi8tf" title="45475532qr0zi8tf" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/5893212-md/' title='5893212-md'><img data-attachment-id='3028' data-orig-size='679,460' data-liked='0'width="150" height="101" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/5893212-md.jpg?w=150&#038;h=101" class="attachment-thumbnail" alt="5893212-md" title="5893212-md" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/720647498_1bfadcad95_o/' title='720647498_1bfadcad95_o'><img data-attachment-id='3033' data-orig-size='3264,2448' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/720647498_1bfadcad95_o.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="720647498_1bfadcad95_o" title="720647498_1bfadcad95_o" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/9142409-md/' title='9142409-md'><img data-attachment-id='3029' data-orig-size='679,489' data-liked='0'width="150" height="108" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/9142409-md.jpg?w=150&#038;h=108" class="attachment-thumbnail" alt="9142409-md" title="9142409-md" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/9631991-md/' title='9631991-md'><img data-attachment-id='3030' data-orig-size='680,1012' data-liked='0'width="100" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/9631991-md.jpg?w=100&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="9631991-md" title="9631991-md" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/96990ph3dguo4/' title='96990ph3dguo4'><img data-attachment-id='3026' data-orig-size='800,600' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/96990ph3dguo4.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="96990ph3dguo4" title="96990ph3dguo4" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/969946wa1qhiu4/' title='969946wa1qhiu4'><img data-attachment-id='3027' data-orig-size='800,600' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/969946wa1qhiu4.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="969946wa1qhiu4" title="969946wa1qhiu4" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/almost_romance_by_screwball2/' title='Almost_Romance_by_screwball2'><img data-attachment-id='3034' data-orig-size='533,800' data-liked='0'width="99" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/almost_romance_by_screwball2.jpg?w=99&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="Almost_Romance_by_screwball2" title="Almost_Romance_by_screwball2" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/anayavrugul/' title='anayavrugül'><img data-attachment-id='3035' data-orig-size='990,742' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/anayavrugc3bcl.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="anayavrugül" title="anayavrugül" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/barkarole/' title='barkarole'><img data-attachment-id='3036' data-orig-size='384,288' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/barkarole.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="barkarole" title="barkarole" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/beyazbeyazgul/' title='beyazbeyazgül'><img data-attachment-id='3037' data-orig-size='492,369' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/beyazbeyazgc3bcl.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="beyazbeyazgül" title="beyazbeyazgül" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/beyazzzgullerol3/' title='beyazzzgullerol3'><img data-attachment-id='3038' data-orig-size='675,511' data-liked='0'width="150" height="113" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/beyazzzgullerol3.jpg?w=150&#038;h=113" class="attachment-thumbnail" alt="beyazzzgullerol3" title="beyazzzgullerol3" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/black_roses_by_devilssnare/' title='Black_Roses_by_DevilsSnare'><img data-attachment-id='3039' data-orig-size='800,471' data-liked='0'width="150" height="88" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/black_roses_by_devilssnare.jpg?w=150&#038;h=88" class="attachment-thumbnail" alt="Black_Roses_by_DevilsSnare" title="Black_Roses_by_DevilsSnare" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/dredrose2007/' title='dRedRose2007'><img data-attachment-id='3040' data-orig-size='560,620' data-liked='0'width="135" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/dredrose2007.gif?w=135&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="dRedRose2007" title="dRedRose2007" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/efendim1fr4wu2sy3/' title='efendim1fr4wu2sy3'><img data-attachment-id='3041' data-orig-size='835,899' data-liked='0'width="139" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/efendim1fr4wu2sy3.jpg?w=139&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="efendim1fr4wu2sy3" title="efendim1fr4wu2sy3" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/fonnn/' title='fonnn'><img data-attachment-id='3042' data-orig-size='800,513' data-liked='0'width="150" height="96" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/fonnn.jpg?w=150&#038;h=96" class="attachment-thumbnail" alt="fonnn" title="fonnn" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/fragile/' title='Fragile'><img data-attachment-id='3073' data-orig-size='650,650' data-liked='0'width="150" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/resim10ii8.jpg?w=150&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="Fragile" title="Fragile" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/gulgulgul/' title='gülgülgül'><img data-attachment-id='3059' data-orig-size='600,449' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gc3bclgc3bclgc3bcl.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="gülgülgül" title="gülgülgül" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/gullerguller/' title='güllergüller'><img data-attachment-id='3060' data-orig-size='970,647' data-liked='0'width="150" height="100" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gc3bcllergc3bcller.jpg?w=150&#038;h=100" class="attachment-thumbnail" alt="güllergüller" title="güllergüller" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/guzelguzel/' title='güzelgüzel'><img data-attachment-id='3061' data-orig-size='262,256' data-liked='0'width="150" height="146" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gc3bczelgc3bczel.gif?w=150&#038;h=146" class="attachment-thumbnail" alt="güzelgüzel" title="güzelgüzel" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/gl7ya1/' title='gl7ya1'><img data-attachment-id='3044' data-orig-size='300,300' data-liked='0'width="150" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gl7ya1.jpg?w=150&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="gl7ya1" title="gl7ya1" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/goncagul1/' title='goncagul1'><img data-attachment-id='3047' data-orig-size='405,554' data-liked='0'width="109" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/goncagul1.jpg?w=109&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="goncagul1" title="goncagul1" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/goncagul1a14ev/' title='goncagul1a14ev'><img data-attachment-id='3048' data-orig-size='399,599' data-liked='0'width="99" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/goncagul1a14ev.jpg?w=99&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="goncagul1a14ev" title="goncagul1a14ev" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/gul/' title='gul'><img data-attachment-id='3049' data-orig-size='640,480' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gul.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="gul" title="gul" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/gul1np0/' title='gul1np0'><img data-attachment-id='3051' data-orig-size='694,527' data-liked='0'width="150" height="113" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gul1np0.jpg?w=150&#038;h=113" class="attachment-thumbnail" alt="gul1np0" title="gul1np0" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/gul1pc9/' title='gul1pc9'><img data-attachment-id='3052' data-orig-size='768,1024' data-liked='0'width="112" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gul1pc9.jpg?w=112&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="gul1pc9" title="gul1pc9" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/gul5yt/' title='gul5yt'><img data-attachment-id='3053' data-orig-size='500,534' data-liked='0'width="140" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gul5yt.gif?w=140&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="gul5yt" title="gul5yt" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/gulbysinyortz8/' title='gulbysinyortz8'><img data-attachment-id='3054' data-orig-size='800,605' data-liked='0'width="150" height="113" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gulbysinyortz8.jpg?w=150&#038;h=113" class="attachment-thumbnail" alt="gulbysinyortz8" title="gulbysinyortz8" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/gull/' title='gull'><img data-attachment-id='3055' data-orig-size='640,480' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gull.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="gull" title="gull" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/gul_36/' title='gul_36'><img data-attachment-id='3050' data-orig-size='459,344' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gul_36.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="gul_36" title="gul_36" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/guzelgullvo3/' title='guzelgullvo3'><img data-attachment-id='3058' data-orig-size='800,759' data-liked='0'width="150" height="142" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/guzelgullvo3.jpg?w=150&#038;h=142" class="attachment-thumbnail" alt="guzelgullvo3" title="guzelgullvo3" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/guzel_kirmizi_gul_resimleri/' title='guzel_kirmizi_gul_resimleri'><img data-attachment-id='3057' data-orig-size='760,558' data-liked='0'width="150" height="110" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/guzel_kirmizi_gul_resimleri.gif?w=150&#038;h=110" class="attachment-thumbnail" alt="guzel_kirmizi_gul_resimleri" title="guzel_kirmizi_gul_resimleri" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/hz_muhammed_sav_by_fani_ruya/' title='Hz_Muhammed_SAV_by_FaNi_RuYa'><img data-attachment-id='3062' data-orig-size='400,300' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/hz_muhammed_sav_by_fani_ruya.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="Hz_Muhammed_SAV_by_FaNi_RuYa" title="Hz_Muhammed_SAV_by_FaNi_RuYa" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/img1129ly5/' title='img1129ly5'><img data-attachment-id='3063' data-orig-size='1728,1152' data-liked='0'width="150" height="100" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/img1129ly5.jpg?w=150&#038;h=100" class="attachment-thumbnail" alt="img1129ly5" title="img1129ly5" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/kirmizi_gul/' title='kirmizi_gul'><img data-attachment-id='3064' data-orig-size='592,512' data-liked='0'width="150" height="129" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/kirmizi_gul.jpg?w=150&#038;h=129" class="attachment-thumbnail" alt="kirmizi_gul" title="kirmizi_gul" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/kirmizi_gul_deniz/' title='kirmizi_gul_deniz'><img data-attachment-id='3065' data-orig-size='390,492' data-liked='0'width="118" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/kirmizi_gul_deniz.jpg?w=118&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="kirmizi_gul_deniz" title="kirmizi_gul_deniz" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/kirmizi_gul_resimleri_04/' title='kirmizi_gul_resimleri_04'><img data-attachment-id='3066' data-orig-size='459,612' data-liked='0'width="112" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/kirmizi_gul_resimleri_04.jpg?w=112&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="kirmizi_gul_resimleri_04" title="kirmizi_gul_resimleri_04" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/lglsz5wv5/' title='lglsz5wv5'><img data-attachment-id='3067' data-orig-size='1024,768' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/lglsz5wv5.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="lglsz5wv5" title="lglsz5wv5" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/mahurgozlugul5612206bu6/' title='mahurgozlugul5612206bu6'><img data-attachment-id='3068' data-orig-size='640,426' data-liked='0'width="150" height="99" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/mahurgozlugul5612206bu6.jpg?w=150&#038;h=99" class="attachment-thumbnail" alt="mahurgozlugul5612206bu6" title="mahurgozlugul5612206bu6" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/mavi-gul/' title='mavi gül'><img data-attachment-id='3069' data-orig-size='381,500' data-liked='0'width="114" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/mavi-gc3bcl.jpg?w=114&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="mavi gül" title="mavi gül" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/mehmetadip8ak1ml01lp0/' title='mehmetadip8ak1ml01lp0'><img data-attachment-id='3070' data-orig-size='655,765' data-liked='0'width="128" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/mehmetadip8ak1ml01lp0.jpg?w=128&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="mehmetadip8ak1ml01lp0" title="mehmetadip8ak1ml01lp0" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/olympus-digital-camera-4/' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img data-attachment-id='3045' data-orig-size='600,800' data-liked='0'width="112" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/glm4ny4.jpg?w=112&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/olympus-digital-camera-5/' title='OLYMPUS DIGITAL CAMERA'><img data-attachment-id='3046' data-orig-size='600,800' data-liked='0'width="112" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/glmfw9.jpg?w=112&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" title="OLYMPUS DIGITAL CAMERA" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/pink_rose_by_ampata/' title='Pink_rose_by_Ampata'><img data-attachment-id='3071' data-orig-size='1536,2048' data-liked='0'width="112" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/pink_rose_by_ampata.jpg?w=112&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="Pink_rose_by_Ampata" title="Pink_rose_by_Ampata" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/redrosesfromsherryqpr/' title='redrosesfromsherryqpr'><img data-attachment-id='3072' data-orig-size='1500,1000' data-liked='0'width="150" height="100" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/redrosesfromsherryqpr.jpg?w=150&#038;h=100" class="attachment-thumbnail" alt="redrosesfromsherryqpr" title="redrosesfromsherryqpr" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/rose3qv0/' title='rose3qv0'><img data-attachment-id='3075' data-orig-size='945,768' data-liked='0'width="150" height="121" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/rose3qv0.jpg?w=150&#038;h=121" class="attachment-thumbnail" alt="rose3qv0" title="rose3qv0" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/rose_for_mony_by_ssilence/' title='Rose_for_mony_by_ssilence'><img data-attachment-id='3074' data-orig-size='625,825' data-liked='0'width="113" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/rose_for_mony_by_ssilence.jpg?w=113&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="Rose_for_mony_by_ssilence" title="Rose_for_mony_by_ssilence" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/salatiselamgg6/' title='salatiselamgg6'><img data-attachment-id='3076' data-orig-size='677,682' data-liked='0'width="148" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/salatiselamgg6.jpg?w=148&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="salatiselamgg6" title="salatiselamgg6" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/saribeyazgul/' title='sarıbeyazgül'><img data-attachment-id='3077' data-orig-size='600,800' data-liked='0'width="112" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/sarc4b1beyazgc3bcl.jpg?w=112&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="sarıbeyazgül" title="sarıbeyazgül" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/sarisarigul/' title='sarısarıgül'><img data-attachment-id='3078' data-orig-size='796,610' data-liked='0'width="150" height="114" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/sarc4b1sarc4b1gc3bcl.jpg?w=150&#038;h=114" class="attachment-thumbnail" alt="sarısarıgül" title="sarısarıgül" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/siirperisiguller0160ac/' title='siirperisiguller0160ac'><img data-attachment-id='3079' data-orig-size='800,600' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/siirperisiguller0160ac.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="siirperisiguller0160ac" title="siirperisiguller0160ac" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/toshiba-exif-jpeg/' title='TOSHIBA Exif JPEG'><img data-attachment-id='3056' data-orig-size='400,300' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/guzel_kirmizi_gul.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="TOSHIBA Exif JPEG" title="TOSHIBA Exif JPEG" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/tworosesrf8/' title='tworosesrf8'><img data-attachment-id='3080' data-orig-size='774,620' data-liked='0'width="150" height="120" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/tworosesrf8.jpg?w=150&#038;h=120" class="attachment-thumbnail" alt="tworosesrf8" title="tworosesrf8" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/u223509ni8/' title='u223509ni8'><img data-attachment-id='3082' data-orig-size='800,600' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/u223509ni8.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="u223509ni8" title="u223509ni8" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/u26940bj1/' title='u26940bj1'><img data-attachment-id='3081' data-orig-size='800,600' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/u26940bj1.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="u26940bj1" title="u26940bj1" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/ugggagpxmz6vc7wi3/' title='ugggagpxmz6vc7wi3'><img data-attachment-id='3083' data-orig-size='421,390' data-liked='0'width="150" height="138" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/ugggagpxmz6vc7wi3.gif?w=150&#038;h=138" class="attachment-thumbnail" alt="ugggagpxmz6vc7wi3" title="ugggagpxmz6vc7wi3" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/vettonru48cf1/' title='vettonru48cf1'><img data-attachment-id='3084' data-orig-size='800,600' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/vettonru48cf1.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="vettonru48cf1" title="vettonru48cf1" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/vettonru55fg1/' title='vettonru55fg1'><img data-attachment-id='3085' data-orig-size='800,600' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/vettonru55fg1.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="vettonru55fg1" title="vettonru55fg1" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/w9u0i1/' title='w9u0i1'><img data-attachment-id='3086' data-orig-size='420,315' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/w9u0i1.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="w9u0i1" title="w9u0i1" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/wallpaper11021ft4/' title='wallpaper11021ft4'><img data-attachment-id='3087' data-orig-size='800,600' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/wallpaper11021ft4.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="wallpaper11021ft4" title="wallpaper11021ft4" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/weddingflower7vjzrxs7immy3/' title='weddingflower7vjzrxs7immy3'><img data-attachment-id='3088' data-orig-size='800,640' data-liked='0'width="150" height="120" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/weddingflower7vjzrxs7immy3.jpg?w=150&#038;h=120" class="attachment-thumbnail" alt="weddingflower7vjzrxs7immy3" title="weddingflower7vjzrxs7immy3" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/yabanglmepy9/' title='yabanglmepy9'><img data-attachment-id='3089' data-orig-size='571,429' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/yabanglmepy9.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="yabanglmepy9" title="yabanglmepy9" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/yellowrose-3/' title='yellowrose-3'><img data-attachment-id='3090' data-orig-size='447,511' data-liked='0'width="131" height="150" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/yellowrose-3.jpg?w=131&#038;h=150" class="attachment-thumbnail" alt="yellowrose-3" title="yellowrose-3" /></a>
<a href='http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/yesilkubbedeglmx1/' title='yesilkubbedeglmx1'><img data-attachment-id='3091' data-orig-size='800,600' data-liked='0'width="150" height="112" src="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/yesilkubbedeglmx1.jpg?w=150&#038;h=112" class="attachment-thumbnail" alt="yesilkubbedeglmx1" title="yesilkubbedeglmx1" /></a>
</p>
<p></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<br />Filed under: <a href='http://ilhanerol.wordpress.com/category/resimler/'>RESİMLER</a>, <a href='http://ilhanerol.wordpress.com/category/siirlerim/'>ŞiiRLeRiM</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ilhanerol.wordpress.com/3007/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ilhanerol.wordpress.com/3007/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ilhanerol.wordpress.com/3007/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ilhanerol.wordpress.com/3007/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ilhanerol.wordpress.com/3007/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ilhanerol.wordpress.com/3007/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ilhanerol.wordpress.com/3007/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ilhanerol.wordpress.com/3007/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ilhanerol.wordpress.com/3007/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ilhanerol.wordpress.com/3007/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ilhanerol.wordpress.com/3007/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ilhanerol.wordpress.com/3007/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ilhanerol.wordpress.com/3007/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ilhanerol.wordpress.com/3007/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3007&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/en-guzel-guller-gullerin-efendisine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/904949e3549beffbb41b449f30382167?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ilhanerol</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/001-gelir-misin-rc3bcyama-bir-kez-gc3b6reyim-cemalini.gif?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">001-Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/002-engelliyor-gc3bcnahlarc4b1m-gc3bcl-yc3bczc3bcnc3bc-gc3b6rmeyi.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">002-Engelliyor günahlarım gül yüzünü görmeyi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/003-arzum-ahirette-cennete-seninle-girmeyi.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">003-Arzum ahirette cennete seninle girmeyi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/004-ne-olur-biraz-gc3bcl-bana-resul-c3bc-kibriya.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">004-Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/005-ne-olur-c3bcmmetinden-eyle-muhammed-mustafa.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">005-Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/006-sana-hasret-olmak-en-bc3bcyc3bck-c3a7ilem.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">006-Sana hasret olmak en büyük çilem</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/007-1_gc3bcl.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">007-1_gül</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/007-2_gc3bcl.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">007-2_gül</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/008-1_gc3bcl.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">008-1_gül</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/009-1_gc3bcl.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">009-1_gül</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/010-1_gc3bcl.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">010-1_gül</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/070pp9.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">070pp9</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/113.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">113</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/118tv.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">118tv</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/1951roseac5.jpg?w=109" medium="image">
			<media:title type="html">1951roseac5</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/21625087_1.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">21625087_1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/45475532qr0zi8tf.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">45475532qr0zi8tf</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/5893212-md.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">5893212-md</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/720647498_1bfadcad95_o.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">720647498_1bfadcad95_o</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/9142409-md.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">9142409-md</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/9631991-md.jpg?w=100" medium="image">
			<media:title type="html">9631991-md</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/96990ph3dguo4.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">96990ph3dguo4</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/969946wa1qhiu4.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">969946wa1qhiu4</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/almost_romance_by_screwball2.jpg?w=99" medium="image">
			<media:title type="html">Almost_Romance_by_screwball2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/anayavrugc3bcl.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">anayavrugül</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/barkarole.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">barkarole</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/beyazbeyazgc3bcl.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">beyazbeyazgül</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/beyazzzgullerol3.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">beyazzzgullerol3</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/black_roses_by_devilssnare.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">Black_Roses_by_DevilsSnare</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/dredrose2007.gif?w=135" medium="image">
			<media:title type="html">dRedRose2007</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/efendim1fr4wu2sy3.jpg?w=139" medium="image">
			<media:title type="html">efendim1fr4wu2sy3</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/fonnn.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">fonnn</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/resim10ii8.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">Fragile</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gc3bclgc3bclgc3bcl.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">gülgülgül</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gc3bcllergc3bcller.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">güllergüller</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gc3bczelgc3bczel.gif?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">güzelgüzel</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gl7ya1.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">gl7ya1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/goncagul1.jpg?w=109" medium="image">
			<media:title type="html">goncagul1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/goncagul1a14ev.jpg?w=99" medium="image">
			<media:title type="html">goncagul1a14ev</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gul.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">gul</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gul1np0.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">gul1np0</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gul1pc9.jpg?w=112" medium="image">
			<media:title type="html">gul1pc9</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gul5yt.gif?w=140" medium="image">
			<media:title type="html">gul5yt</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gulbysinyortz8.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">gulbysinyortz8</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gull.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">gull</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/gul_36.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">gul_36</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/guzelgullvo3.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">guzelgullvo3</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/guzel_kirmizi_gul_resimleri.gif?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">guzel_kirmizi_gul_resimleri</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/hz_muhammed_sav_by_fani_ruya.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">Hz_Muhammed_SAV_by_FaNi_RuYa</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/img1129ly5.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">img1129ly5</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/kirmizi_gul.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">kirmizi_gul</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/kirmizi_gul_deniz.jpg?w=118" medium="image">
			<media:title type="html">kirmizi_gul_deniz</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/kirmizi_gul_resimleri_04.jpg?w=112" medium="image">
			<media:title type="html">kirmizi_gul_resimleri_04</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/lglsz5wv5.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">lglsz5wv5</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/mahurgozlugul5612206bu6.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">mahurgozlugul5612206bu6</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/mavi-gc3bcl.jpg?w=114" medium="image">
			<media:title type="html">mavi gül</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/mehmetadip8ak1ml01lp0.jpg?w=128" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetadip8ak1ml01lp0</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/glm4ny4.jpg?w=112" medium="image">
			<media:title type="html">OLYMPUS DIGITAL CAMERA</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/glmfw9.jpg?w=112" medium="image">
			<media:title type="html">OLYMPUS DIGITAL CAMERA</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/pink_rose_by_ampata.jpg?w=112" medium="image">
			<media:title type="html">Pink_rose_by_Ampata</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/redrosesfromsherryqpr.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">redrosesfromsherryqpr</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/rose3qv0.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">rose3qv0</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/rose_for_mony_by_ssilence.jpg?w=113" medium="image">
			<media:title type="html">Rose_for_mony_by_ssilence</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/salatiselamgg6.jpg?w=148" medium="image">
			<media:title type="html">salatiselamgg6</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/sarc4b1beyazgc3bcl.jpg?w=112" medium="image">
			<media:title type="html">sarıbeyazgül</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/sarc4b1sarc4b1gc3bcl.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">sarısarıgül</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/siirperisiguller0160ac.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">siirperisiguller0160ac</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/guzel_kirmizi_gul.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">TOSHIBA Exif JPEG</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/tworosesrf8.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">tworosesrf8</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/u223509ni8.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">u223509ni8</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/u26940bj1.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">u26940bj1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/ugggagpxmz6vc7wi3.gif?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">ugggagpxmz6vc7wi3</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/vettonru48cf1.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">vettonru48cf1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/vettonru55fg1.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">vettonru55fg1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/w9u0i1.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">w9u0i1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/wallpaper11021ft4.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">wallpaper11021ft4</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/weddingflower7vjzrxs7immy3.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">weddingflower7vjzrxs7immy3</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/yabanglmepy9.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">yabanglmepy9</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/yellowrose-3.jpg?w=131" medium="image">
			<media:title type="html">yellowrose-3</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ilhanerol.files.wordpress.com/2011/12/yesilkubbedeglmx1.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">yesilkubbedeglmx1</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>GüL EfeNDiM</title>
		<link>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/gul-efendim/</link>
		<comments>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/gul-efendim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Dec 2011 08:42:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ilhanerol</dc:creator>
				<category><![CDATA[SEÇMELER]]></category>
		<category><![CDATA[Gül]]></category>
		<category><![CDATA[gül efendim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilhanerol.wordpress.com/?p=3002</guid>
		<description><![CDATA[Gül Efendim Gül Efendim, Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet  ve ihtiram sana. Elimin müjdesi, dilimin muştusu, Gönlümün hakikat ruhu, ufkumun kahramanı, dünyamın zimamdarı, Hilkaten fatiham, Nübüvveten hatimem, ezelen ve ebeden Efendim. Varoluş varlığım, gül çağında gül ıtırım, Gül Efendim. Canların cananı, güllerin gülistanı, Sonsuzluk aşkımın nur-u ummanı, gönül dünyamın mihveri, Hayat eksenimin odağı, en <a href="http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/gul-efendim/" class="excerpt-more-link">[&#8230;]</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3002&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align:center;"><em><span style="color:#ff0000;">Gül Efendim</span></em></h2>
<p style="text-align:center;"><em><strong><img class="aligncenter" style="border:0 none;" src="http://img253.imageshack.us/img253/2719/elizanys0.jpg" alt="" width="700" height="570" border="0" /></strong></em></p>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet  ve ihtiram sana.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Elimin müjdesi, dilimin muştusu,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gönlümün hakikat ruhu, ufkumun kahramanı, dünyamın zimamdarı,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Hilkaten fatiham, Nübüvveten hatimem, ezelen ve ebeden Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Varoluş varlığım, gül çağında gül ıtırım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Canların cananı, güllerin gülistanı,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Sonsuzluk aşkımın nur-u ummanı, gönül dünyamın mihveri,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Hayat eksenimin odağı, en mühim nokta-i nazarım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Her halükarda başvuru kaynağım, rehberi furkanım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Yegane sığınağım, barınağım ve limanım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Tesellim, bahar iklimim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Hayatıma hayat sunan biricik modelim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>İnsanlığın iftihar tablosu Hazreti Peygamberim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Âlemlere rahmet olarak gönderilen,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>İnsanlığa armağan olarak vazifelendirilen,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>İlâhi ikramım, canım, cananım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>İnsanlığa, insanlığı ve imanı soluklayan muhbir-i sadıkım</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Teri Gül kokan, gönlü Gül kokan, ömrü Gül kokan,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Tebliğden önce temsil gücüm,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Korkutmayan, ürkütmeyen, nefret ettirmeyen, sevdirenim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Zorlaştırmayan, kolaylaştıran, iyilikle, güzellikle davrananım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>İnsanlık âlemine nümune-i imtisalim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Muhabbetiyle, hoşgörüsüyle, yaklaşımıyla,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Eşsiz özellik ve güzelliğiyle yaşayan Kur’ân’ım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Başlara baş, kalplere ilaç, ruhlara ışık ve ufuk,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Rengime renk, çizgime çizgi, ölçüme ölçü,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Renk, renk, huy, huy, çizgi, çizgi, yol, yol izdüşümler halinde,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>İçimde, metafizik yönümde yaşayanım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Ahengim, rengim, özümde biçimlenen irfanım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Hayat seyrimin fethi, damarlarında dolaşan imanım.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Kafa, kalp ve ruh bütünlüğümde şekillenen Sultanım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Beni nice ümitlerle hülyalandıran hayalim, gerçeğim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Düşüm, gülüşüm.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gecelerimin ışığı dolunayım, Gül baharım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Nazenin fidanlarımın üstünde çiçek çiçek açıverenim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Şafak serinliğimi, bakış derinliğimi dupduru sularıyla yıkayanım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Kutlu zaman dilimim, ölümsüz bahar atmosferim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Sevgi oymağımda sevincim, sevgilim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Hiç başımı yastığımdan kaldırmadan, gözümü kırpmadan,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Asırlarca sürüp gitmesini istediğim tatlı rüyam,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Misk-i anberim, solmayan boyam,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Dimağımda elvan elvan lezzetim, izzetim, şerefim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Ahmedim, Mahmudum, Muhammedim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Halık-ı Yezdanımdan, Sultan-ı Müeyyedim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Hayatımın siyeri, vasfımın şemaili,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Yakınlığına yakınlığımın ifadesi hilyem,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Şanına layık mi’racım, namına layık mesnevim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Terennümlerim üzerine bestelenmiş ilahim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Kağıt kağıt, kalem kalem, kitap kitap, söze layık, kelama layık,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Aşkım, vecdim, muhabbetim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gönlümün gülü, sinemin sünbülü,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Yüreğimin bülbülü, derdimin dermanı, ruhumun fermanı,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Nazlı ve nazenin gözbebeğim, nur-u dilaram,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Andelib-i Zişanım, sevda iklimim, güzel kokan mevsimim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Rahman ve Rahimin kudretiyle, İbrahimce, Ahmedi nefesli yarim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Güneşim, yıldızım, ışığım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Medine’deki nurum, ak kalbime Banu Cihanım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Güçsüzlüğümün gücü, çaresizliğimin çaresi, şanım,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet ve ihtiram sana</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Senin olmadığın yıllarda,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Çölün ortasında alevler almış başını gidiyordu.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Küfürler kavurarak, har vurup harman savuruyordu.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gündüzler anlamını yitirmişti.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Geceler büsbütün yalanları solukluyordu.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Dalga dalgaydı nefesler, kısılmıştı, titrek titrekti sesler</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gündüzler de, geceler de hiç yaşanma imkanına erişemediler,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Yetimdi sözcükler ve sevgiler, acılar besteliyordu yürekler</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Cahilce işleniyordu cinayetler, kızlarını diri diri toprağa gömüyorlardı babalar.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Cinnet karargahına dönmüştü kalpler, hırpalanmıştı bünyeler,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Hor hakir görülüyordu, insandan bile sayılmıyordu kadınlar,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Çarmıha geriliyordu masum ve narin kelebekler,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Hayat hakkını bulamıyordu bebekler, körpeler</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Güçsüzlerin gücünü emerek güçleniyordu güçlüler,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Dünyaya dünya olduğunu hissettirmediler,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Özleminle dolup taşıyordu özlem yüklüler,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Senin olmadığın yıllarda, zamanlarda,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Ah keşke ne olur hep aşkınla oturup aşkınla kalkabilsem,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Ruhların yükselişleri gibi ufuklarında dolaşabilsem,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Ne yapıp edip de taa iç dünyalarına derinlemesine akabilsem,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Mecnun gibi arkandan yorulmadan koşabilsem,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>İçime bir kor gibi düşerek, ocaklar gibi yanabilsem,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Sensiz geçen her türlü acılardan ah bir kurtulabilsem</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Yine karanlıklar bastı, ışıklar kesildi, ipler gerildi,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Bulutlar üstümüze karargah kurdu, çıkmaz sokaklar çoğaldı,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Yollar çatallandı, insanlar yoruldu, daraldı, bunaldı,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Varlık içinde yokluk çektiriliyor can taşıyanlara,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>İmdat çığlıkları dağlar boyunca dalgalandı,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Kara çizgiler belirdi kara bahtımızda,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Yitirdik kendimizi, senin aşkını yitirdik.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Tuzakların esaretinde inlemekte kulaklarımız.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Feri kesildi gözlerimizin, tesiri kalmadı sözlerimizin,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Divanelere döndüğümüz muhakkak, yaya kaldığımız muhakkak.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Kendimizi unuttuğumuz muhakkak, Seni bilmez olduğumuz muhakkak.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Sana her zamankinden daha muhtacız Efendim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Uyandır gaflet uykularından bizleri Efendim,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Yeniden içime, gönlüme, metafiziğime doğ Sen</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Ey Sevgili.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Öyle bir doğuşla doğ ki, öyle bir gelişle gel ki,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Öyle bir sarışla sar ki; dünyam başkalaşsın, gönlüm yenilensin,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Ufkumda ısı ve ışık yüklü güneşler doğsun.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gecelere renk veren aylar semalarımı kaplasın,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Yıldızlar saf saf etrafımda dizilsin, hakikatler sezilsin.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Bilinmesi gerekenler bilinsin, derilmesi gereken güller derilsin.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>GülEfendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gel ey aşk ikliminin Sultanı,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gel ey güzellik şahikalarımın dolunayı,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gel ey vefa ve safa göklerinin hilali, cemali,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gel ey güzellikler ordusunun hakanı, varlık aleminin özü, kemali.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gel, gel de dağıt şu zulmeti. İkram et, yitirdiğimiz cenneti.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Deriver içimize layık gülleri, sünbülleri,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>İtiverme ne olur elinin tersiyle bizleri.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Aklımıza sun akılları, basiretleri,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gel, kine kilitlenenlerin kilidini kırmak için,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Nefrete odaklananların nefretini ortadan kaldırmak için,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Düşmanlığa sadık kalanların, zavallı ruhların,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Boyunlarındaki zincirleri çözüp açmak için,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>GülEfendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gel, Senin sevginle sevgilerimizi, Senin merhametinle merhametimizi,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Senin şefkatinle şefkatimizi, Senin sinenle sinelerimizi,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Senin muhabbetinle muhabbetimizi,</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Senin hoşgörünle hoşgörümüzü</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Coştur Efendim, bizleri koştur Efendim</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>İçimize bir Gül, gönlüzüme bir Gül, özümüze bir Gül</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet ve ihtiram sana</em></span></h4>
<h4 style="text-align:center;"><span style="color:#808000;"><em>Gül Efendim.</em></span></h4>
<p style="text-align:center;"><em><img src="http://www.flowers2moscow.com/store/images/product/single_red_rose.jpg" alt="" border="0" /></em></p>
<p style="text-align:center;"><em>siir alıntıdır</em></p>
<br />Filed under: <a href='http://ilhanerol.wordpress.com/category/secmeler/'>SEÇMELER</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ilhanerol.wordpress.com/3002/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ilhanerol.wordpress.com/3002/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ilhanerol.wordpress.com/3002/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ilhanerol.wordpress.com/3002/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ilhanerol.wordpress.com/3002/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ilhanerol.wordpress.com/3002/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ilhanerol.wordpress.com/3002/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ilhanerol.wordpress.com/3002/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ilhanerol.wordpress.com/3002/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ilhanerol.wordpress.com/3002/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ilhanerol.wordpress.com/3002/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ilhanerol.wordpress.com/3002/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ilhanerol.wordpress.com/3002/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ilhanerol.wordpress.com/3002/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ilhanerol.wordpress.com&amp;blog=8390499&amp;post=3002&amp;subd=ilhanerol&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilhanerol.wordpress.com/2011/12/11/gul-efendim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/904949e3549beffbb41b449f30382167?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ilhanerol</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img253.imageshack.us/img253/2719/elizanys0.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.flowers2moscow.com/store/images/product/single_red_rose.jpg" medium="image" />
	</item>
	</channel>
</rss>
