VAKIA Suresi ve Faziletleri

HZ.Osman (r.a) Abdullah İbni Mesut (r.a) hasta iken onu ziyarete geldi.Baktı ki çok ağır hastadır, ona dedi ki:
Kızlarına hazineden bir maaş bağlıyayım mı?
Abdullah İbni Mesut (r.a) da:
Bağlama çünkü ben R esulullah (s.a.v)’dan işittim ki her kim her gece Vakıa Süresini okursa ona fakirlik isabet etmez.Bende kızlarıma onu ezberlettim,her gece okuyorlar.dedi.
Eğer Vakıa süresi sebebiyle sana rızık gelirse helallinden olur. bu süreyi okumakta bir rızık kapısıdır diye buyurmuşlarıdır..

VAKIA Suresi, Meali ve Faziletleri

vakia-suresi-1 vakia-suresi-2 vakia-suresi-3 vakia-suresi-4

TÜRKÇE MEALİ

56-el-VÂKIA
Sûre Hakkında. Mekke’de inmiştir. 96 (doksanaltı) âyettir. Adını ilk âyetinde geçen ve kıyamet olayını ifade eden “vâkıa” kelimesinden almıştır.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah’ın adıyla.
1. Kıyamet koptuğu zaman,
2. Ki onun oluşunu yalanlayacak hiçbir kimse yoktur;
3. O, alçaltıcı, yükselticidir.
4. Yer şiddetle sarsıldığı,
5. Dağlar parçalandığı,
6. Dağılıp toz duman haline geldiği,
7. Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman,
8. Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere!
9. Soldakiler, ne bahtsızdırlar onlar!
10. (Hayırda) önde olanlar, (ecirde de) öndedirler.
11. İşte bunlar, (Allah’a) en yakın olanlardır,
12. Naîm cennetlerinde .
13. (Onların) çoğu önceki ümmetlerden,
14. Birazı da sonrakilerdendir.
15. Cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler,
16. Onların üzerlerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.
17. Çevrelerinde, (hizmet için) ölümsüz gençler dolaşır;
18. Maîn çeşmesinden doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
19. Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.
20. (Onlara) beğendikleri meyveler,
21. Canlarının çektiği kuş etleri,
22. İri gözlü hûriler,
23. Saklı inciler gibi.
24. Yaptıklarına karşılık olarak (verilir).
25. Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.
26. Söylenen, yalnızca “selâm, selâm” dır.
27. Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere!
28. Düzgün kiraz ağacı,
29. Meyveleri salkım salkım dizili muz ağaçları,
30. Uzamış gölgeler,
31. Çağlayarak akan sular,
32. Sayısız meyveler içindedirler;
33. Tükenmeyen ve yasaklanmayan.
34. Ve kabartılmış döşekler üstündedirler.
35. Gerçekten biz hûrileri apayrı biçimde yeni yarattık.
36. Onları, bâkireler kıldık.
37. Eşlerine düşkün ve yaşıt.
38. Bütün bunlar sağdakiler içindir..
39. Bunların birçoğu önceki ümmetlerdendir.
40. Birçoğu da sonrakilerdendir.
41. Soldakiler; ne yazık o soldakilere!
42. İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde,
43. Kapkara dumandan bir gölge altındadırlar;
44. Serin ve hoş olmayan.
45. Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı.
46. Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.
47. Ve diyorlardı ki: Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?
48. Önceki atalarımız da mı?
49. De ki: Hem öncekiler hem de sonrakiler,
50. Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!
51. Sonra siz ey sapıklar, yalancılar!
52. Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.
53. Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.
54. Üstüne de kaynar sudan içeceksiniz.
55. Susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.
56. İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur!
57. Sizi biz yarattık. Tasdik etmeniz gerekmez mi?
58. Söyleyin öyleyse, (rahimlere) döktüğünüz meni nedir?
59. Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz?
60. Aranızda ölümü takdir eden biziz. Ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz.
61. Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir âlemde tekrar var edelim diye (ölümü takdir ettik).
62. Andolsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi?
63. Şimdi bana, ektiğinizi haber verin.
64. Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz?
65. Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.
66. “Doğrusu borç altına girdik.
67. Daha doğrusu, biz yoksul kaldık” (derdiniz).
68. Ya içtiğiniz suya ne dersiniz?
69. Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?
70. Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?
71. Söyleyin şimdi bana, tutuşturmakta olduğunuz ateşi,
72. Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?
73. Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.
74. Öyleyse ulu Rabbinin adını tesbih et.
75. Hayır! Yıldızların yerlerine yemin ederim ki,
76. Bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir.
77. Şüphesiz bu, değerli bir Kur’an’dır,
78. Korunmuş bir kitaptır.
79. Ona ancak temizlenenler dokunabilir.
80. O, âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
81. Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?
82. Allah’ın verdiği rızka karşı şükrü, onu yalanlamakla mı yerine getiriyorsunuz?
83. Hele can boğaza dayandığı zaman,
84. O vakit siz bakar durursunuz.
85. (O anda) biz ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.
86. Madem ki ceza görmeyecekmişsiniz,
87. Onu (canı) geri çevirsenize, şayet iddianızda doğru iseniz!
88. Fakat (ölen kişi Allah’a) yakın olanlardan
ise,
89. Ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.
90. Eğer o sağdakilerden ise,
91. “Ey sağdaki! Sana selam olsun!”
92. Ama yalanlayıcı sapıklardan ise,
93. İşte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır!
94. Ve (onun sonu) cehenneme atılmaktır.
95. Şüphesiz ki bu, kesin gerçektir.
96. Öyleyse ulu Rabbinin adını tenzih ile an.

(KAYNAK diyanet isleri baskanligi)

Vakia suresi ve fazileti:

Hadîs-i serîflerde buyuruldu ki:

“Her kim, Vâkia sûresini her gece bir defa okumayi âdet haline getirirse, ömründe fakirlik görmez.”

“Vâkia sûresi zenginlik sûresidir. Onu okuyunuz ve kadinlariniza ve çocuklariniza ögretiniz.”

Abdullah b. Mesûd’u, ölüm hastaliginda ziyâret eden Hz. Osman (r.a):
“Sana bir bagista bulunulmasini emredeyim mi?” dedi.

Abdullah, buna ihtiyaci olmadigini söyledi.

Hz. Osman;
“Senden sonra kizlarina kalir” dedi.

O zaman Abdullah onu su cevabi verdi:

“Sen kizlarimdan korkma. Ben onlara Vâkia sûresini okumalarini emrettim.”

Ben, Peygamber (s.a.s)’in söyle dedigini isitmistim:

“Her kim her gece Vâkia sûresini okursa, ona fakirlik dokunmaz”

(Ibn Kesir, Tefsiru’l-Kur’ani’l-Azim, Beyrut 1969, IV, 282)

Vakia suresi ve fazileti:

AŞAĞIDAKİ YAZI ALINTIDIR…

vakia suresini zamaninda ben cok okudum
bu sure zenginliklerin suresidir maddi yonden ihtiyacim olmadigindan manevi yonden cok zenginlik yasadim
tanidik tanimadik kim varsa selam vermeye basladi

bu surenin fazileti ve esrari hakkinda sevgili peygamberimiz buyuruyorlar ki

her gece sure i vakia yi okuyan kimse fakirlik yuzu gormez .surei vakia zenginliklerin suresidir.onu okuyunuz ve evlatlariniza da ogretiniz

surei vakia zenginliklerin suresidir ( yani bu sure i celileyi okuyan maddi ve manevi terakki eder ve fakirlikten kurtulur

bu sureyi okumaya devam eden kimse fakirlikten emin olur dunya kendiliginden ayagina gelir .gecmis ve sonradan gelecek ümmetlerin halini dunya ve ahiret ehlinin cennet ve cehennem ehlinin durumlarini ogrenmek isteyen sure i vakia yi okusun

ariflerden bazilari demislerdir ki ölmüs bir kimsenin uzerine vakia suresi bastan sona okunursa ölünün üzerine tatbik edilen aci ve izdirap hafifler .vakia suresi herhangibi bir hastanin üzerine okunursa derhal hasta kendinde bir ferahlik duyar .ölümle burun buruna gelen ve can vermekte olan agir bir hasta uzerine okunursa imanla gocmesine vesile olur. azrail a.s. da o kimseye cok yumusak davranir

abdestli olarak her gun sabah aksam ayri ayri iki defa bu sureyi okuyan kimse hayati boyunca aclik susuzluk acisi bilmeden dunyadan ogcer .hayati boyunca hicbir tehlike yuzude gormez

Zenginlik Suresi Diye Bilinen Vakia Suresi’nin Fazileti;
Kaynak : yorumla.net
Vakia Suresi’nin Fazileti;

“Bostanü’l-arîfin” adli eserinin 108. sayfasinda 72. bab’a, “Fakirin zengin üzerine fazileti ve üstünlügü” unvanini vermistir. Lakin zenginligin fezailini de yine güzelce izah etmistir ve söyle söze baslamaktadir:

İnsanlar bu hususta ihtilaf edip bazi kimseler fakir efdaldir demis ve bazilari da zengin efdaldir demisler. Fakat buradaki fakir ve zenginden murad, salih ve sakir olmalari sartiyladir, yoksa her fakir ve her zengin demek degildir. Biz de fakir salihin efdaliyyeti taraftariyiz demislerdir. Zenginin efdaliyyetine kail olanlar Allah Teala’nin su emrine dayanirlar:

“Seni, bir fakir oldugunu bilip de zengin yapmadi mi”. (Ed-duha:8) mealindeki ayet-i kerimedir ki, Cenab-i Peygamber Efendimiz ana rahminde iken pederleri vefat etmislerdi. Babalarindan bir miras almadiklari gibi ancak bir deve ve bir de cariye kalmisti. Sonra Cenab-i Peygamber Efendimiz pek çok infak ve ihsanlarda bulunurlardi ve hatta bazan kendileri aç kalarak varliklarini fakirlere infak edip aç yatarlardi ki, bunlari peygamberlerden baskasinin yapmasina imkan olmaz.

O muhterem alim efendiler de derler ki: “Eger zenginlik efdal olmasaydi, Cenab-i Allah peygamberini bu zenginlik ayeti kerimesi ile övmezlerdi.” Yine Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyorlar ki:

“İttika ile birlikte zenginlik ne güzeldir.”

Dikkat ederseniz ittika sart kilinmistir. Zaten Allah korkusu olmayan bir seyde hayir olmayacagi cümleye ma’lumdur.

Hadîs-i serîflerde buyuruldu ki:

“Her kim, Vâkia sûresini her gece bir defa okumayi âdet haline getirirse, ömründe fakirlik görmez.”

“Vâkia sûresi zenginlik sûresidir. Onu okuyunuz ve kadinlariniza ve çocuklariniza ögretiniz.”

Abdullah b. Mesûd’u, ölüm hastaliginda ziyâret eden Hz. Osman (r.a): “Sana bir bagista bulunulmasini emredeyim mi?” dedi. Abdullah, buna ihtiyaci olmadigini söyledi. Hz. Osman; “Senden sonra kizlarina kalir” dedi. O zaman Abdullah onu su cevabi verdi: “Sen kizlarimdan korkma. Ben onlara Vâkia sûresini okumalarini emrettim.” Ben, Peygamber (s.a.s)’in söyle dedigini isitmistim:

“Her kim her gece Vâkia sûresini okursa, ona fakirlik dokunmaz”

(Ibn Kesir, Tefsiru’l-Kur’ani’l-Azim, Beyrut 1969, IV, 282

About these ads